7.05.2026

Doğanın Kalbinde; Bahar Festival'i Macerası


Doğanın Kalbinde;  Madame Savon YOLDA  Bahar Festival'i Macerası 

Merhaba sevgili doğa tutkunları ve Madame Savon dostları!

Bizim için her yıl gelenekselleşen, heyecanla beklediğimiz o an geldi çattı. Bu yıl da şehri arkamızda bırakıp rotamızı yeşilin binbir tonuna, Çadır Kamp Bahar Festivali’ne kırdık. Markamızın doğal ruhunu, festivalin taze enerjisiyle birleştirdiğimiz o unutulmaz hafta sonunun detaylarını sizinle paylaşmak istedik.

Yıldızlar Altında İlk Karşılama

Cuma günü alana vardığımızda bizi karşılayan hafif serin bahar havası, hafta sonunun ne denli büyülü geçeceğinin habercisiydi. Herkes büyük bir yardımlaşma ve neşeyle çadırlarını kurdu; evimizi doğanın kucağına taşıdık.

Hava karardığında ise o meşhur kamp ateşi çıtırtılarıyla gökyüzüne yükseldi. Mangalların iştah açan kokusu, samimi sohbetlerle harmanlandı. Sessiz sinema oyunlarıyla kahkahalarımız ormanın derinliklerine yayılırken, ateş çukurunun başında yapılan o derin sohbetlerde zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Eğlenceye ve huzura tam o noktada doyduk.

Adrenalin, Rekabet ve DJ Performansları

Cumartesi sabahına kuş sesleriyle uyandık ve gün boyu sürecek o tatlı telaşa başladık. Festival ruhu her bir köşede kendini hissettiriyordu:

  • "Ok Atma Turnuvası: Yaylar Gerildi, Hedefler Belirlendi!"

    Festivalin en heyecan verici anlarından biri de Ok Atma Turnuvası’ydı. Yayın gerilişindeki o sessiz konsantrasyon, yerini okun hedefe çarpma sesiyle birlikte yükselen büyük bir coşkuya bıraktı. Madame Savon ekibi ve festival dostları olarak tam isabeti bulan her atışta çocuksu bir sevinçle birbirimize sarıldık. Dostça bir rekabetin gölgesinde, rüzgarı hesaplayıp hedefe kilitlendiğimiz o anlarda, aslında sadece bir tahtayı değil; şehrin stresini ve tüm yorgunluğumuzu tam on ikiden vurduk!Ok Atma Turnuvası: Hedefi vuranların sevince boğulduğu, dostça bir rekabet havasında geçti..

  • "Voleybol Maçları: Kum, Güneş ve Kahkaha Dolu Setler"

    Sahaya adım attığımızda sadece kumun sıcaklığını değil, tüm festivalin enerjisini de sırtımızda taşıyorduk. Voleybol maçlarımız, kumun ve güneşin tadını doyasıya çıkardığımız, terin neşeye karıştığı bir enerji patlamasına dönüştü. Ama bu maçları asıl unutulmaz kılan, kamp liderlerimizin, Sefa ve Emre Bey'in  o nevi şahsına münhasır, eğlenceli hakemlikleriydi! 

    Standart kuralların dışına çıkan, bazen taraf tutan, bazen de en imkansız pozisyonlarda bile kahkahayı patlatan hakem kararlarıyla saha adeta bir tiyatro sahnesine dönüştü. "Hatalı servis" yerine "fazla karizmatik vuruş" cezalarının kesildiği, skorun değil, paylaşılan o samimi anların sayıldığı bu maçlarda kazanan her zaman dostluk ve eğlence oldu.

    "Günün sonunda üzerimizdeki kumları temizlerken, cildimiz güneşin sıcaklığıyla, ruhumuz ise bu tatlı yorgunluğun huzuruyla parlıyordu."

  • "Menemen Yarışması: Doğanın Kalbinde Bir Gastronomi Şöleni"

    Ve işte festivalin en lezzetli, en çekişmeli ve kuşkusuz en eğlenceli anı: Geleneksel Menemen Yarışması! Kamp ocaklarının başına geçtiğimizde, sadece bir yemek değil, birer sanat eseri ortaya koyma telaşındaydık. Doğada yemek yapmanın o ham ve samimi dokusu, yarışma heyecanıyla birleşince kamp alanı adeta açık hava bir mutfağa dönüştü.

    Kimi "menemen soğansız olmaz" diyerek tavanın dibini ince ince doğranmış soğanlarla mühürledi, kimi ise köz biberin o isli tadıyla fark yaratmaya çalıştı. Bazı masalarda ise lezzet kadar görsellik de ön plandaydı; taze dağ kekikleri ve özenle seçilmiş domates dilimleriyle yapılan süslemelerle vakit geçirenler, tavasını bir tablo gibi işleyenler tam bir görsel şölen sundu. Ocağın isli ateşiyle pişen, ekmeğin kenarıyla banılmayı bekleyen o sıcacık tavalar, jürinin (ve tabii ki hepimizin) kalbini çaldı. Günün sonunda kazanan kim olursa olsun, hepimizin damağında kalan o eşsiz tat, doğanın bize sunduğu en güzel ödüldü.

Geceye Dokunuş: Işıklar, Ritmler ve Özgürlüğün Dansı

Güneş yerini mor bir alacakaranlığa bıraktığında, festival alanının ruhu tamamen kabuk değiştirdi. Ağaçların dalları arasına gizlenmiş renkli ışıklar birer birer yanarken, orman sanki binbir gece masallarındaki o efsunlu bahçelere dönüştü. Işık huzmeleri yaprakların arasından süzülüp yerdeki toprakla buluşurken, sahneden yükselen ilk notalar gecenin müjdecisiydi.

Farklı tarzlara sahip DJ performansları ile atmosferin temposu her an biraz daha yükseldi. Müziğin ritmi, kalbimizin atışıyla birleştiğinde artık sadece dans eden bedenler değil, özgürlüğe kanat çırpan ruhlardık. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar, üzerimizdeki yıldızların şahitliğinde, tüm sınırları ve yorgunlukları unutarak coştuk. Ayaklarımızın altındaki toprağın serinliği, ruhumuzdaki müziğin sıcaklığıyla dengelenirken; özgürlüğü sadece bir kelime olarak değil, hücrelerimize kadar işleyen bir his olarak yaşadık.

Ormanın derin sessizliği, bizim neşemiz ve ritmimizle yankılanırken; o gece sadece dans etmedik, doğayla ve birbirimizle olan bağımızı yeniden keşfettik.

Pazar: Ormanın Kucağında Bir Ruh Arınması

Pazar sabahına gözlerimizi açtığımızda, festivalin en duru ve en huzurlu yüzüyle selamlaştık. Gece boyu süren o yüksek enerji, yerini doğanın kadim sessizliğine bırakmıştı. Dev çam ağaçlarının o keskin ve tazelik veren kokusu eşliğinde, henüz üzerinde çiğ damlalarının parladığı toprakla buluştuk.

  • Sabah Yogası: Matlarımızı serdiğimizde sadece bir egzersiz değil, doğayla bütünleşme ritüeli yapıyorduk. Gökyüzüne doğru uzanırken bedenimizi esnettik, derin bir nefesle ciğerlerimize ormanın şifasını çektik ve ruhumuzu doğanın o eşsiz frekansına ayarladık. Madame Savon’un özündeki o saf dinginliği, tam o anda kalbimizde hissettik.

  • Orman Yürüyüşleri: Yoganın ardından, ağaçların koruyucu gölgesinde bir keşif yolculuğuna çıktık. Çam iğnelerinin oluşturduğu yumuşak halı üzerinde attığımız her adımda, kamp ruhunu iliklerimize kadar hissettik. Kuş seslerinin melodilere karıştığı bu yürüyüşlerde, doğanın fısıltılarını dinledik.

Pazar gününün o dinginliği bile müziksiz ve danssız kalmadı; ama bu kez daha yumuşak, daha akışta bir ritimle eğlenceye devam ettik. Kaliteli bir birlikteliğin, şiirsel bir güzellikle harmanlandığı o anlarda; veda etmenin hüznünü değil, yeniden doğmuş olmanın sevincini yaşadık.


Ruhumuzda Kalan İzler: 

Biz bu festivalden sadece çadırlarımızı toplayarak dönmedik; heybemizde yeni dostluklar, damağımızda o isli menemenin tadı ve zihnimizde ormanın huzuruyla döndük. Madame Savon olarak, doğanın bize sunduğu bu cömertliği ve saflığı, attığımız her adımda ve ürettiğimiz her değerde yaşatmaya devam edeceğiz.

Doğa bize bir kez daha hatırlattı: Paylaşılan bir ateş, birlikte söylenen bir şarkı ve gökyüzü altında uyumanın huzuru her şeye değer. Madame Savon olarak, doğallığımızı bu güzel anılardan alıyoruz.

Bir sonraki bahar festivalin'de  ateş başında görüşmek üzere!


Kamp Festivali Ortak projeler:  

Madame  Savon YOLDA, Kampway & Hi Kamp Alanı

madamesavonyolda ,  hi kamp , kampway

Tülin Özkul

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


                

                                    


      

    









Kamp Liderlerinden Kareler..


12.04.2026

DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA


Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denilince akla gelen ilk şeyler gökyüzüne uzanan gökdelenler, lüks yaşam ve bitmek bilmeyen bir enerji olsa da, bu şehir aslında köklü bir geçmişin modern sanatla dans ettiği devasa bir sahne. Eğer hem tatil hem de iş seyahatinizi bir keşif yolculuğuna dönüştürmek isterseniz terih edeceğiniz harika bir dunyaya adım atmak üzeresiniz. 

 Zaman Tüneli: Dubai’nin Tarihçesi

Dubai’nin bugünkü ihtişamı sizi şaşırtmasın; burası 1833 yılında yaklaşık 800 kişilik bir balıkçı ve inci avcısı topluluğunun yerleşmesiyle kuruldu. Al Maktoum ailesinin yönetimiyle başlayan bu serüven, 1966’da petrolün bulunmasıyla yön değiştirdi. Ancak Dubai'yi "güçlü ve zengin" yapan asıl vizyon, petrol sonrası döneme odaklanıp şehri bir ticaret ve turizm merkezi haline getirmekti.

  • Para Birimi: BAE Dirhemi (AED). 1 USD yaklaşık olarak 3.67 AED’ye sabitlenmiştir.

  • Dil: Resmi dil Arapça olsa da, iş ve günlük yaşamda İngilizce hakimdir.


 Nerede Kalınır? Lüksün Adresleri

Dubai'de konaklama deneyimin ta kendisidir. 

  • Burj Al Arab: Dünyanın tek "7 yıldızlı" oteli olarak bilinen, yelken şeklindeki bu yapı, lüksün zirvesidir.

  • Atlantis The Palm: Palmiye Adası'nın ucunda, devasa akvaryumları ve su parkıyla tam bir masal diyarı.

  • Downtown Dubai (İş Merkezi): Fuar alanına yakın olmak isteyenler için Burj Khalifa manzaralı Address Sky View veya Armani Hotel en prestijli tercihlerdir.


 Gezilecek Yerler: Modern ve Klasik

Dubai ikiye ayrılır: Modern Dubai ve Eski Dubai.

Modern Dubai

  • Burj Khalifa: 828 metre ile dünyanın en yüksek binası. 148. kattaki seyir terasından şehri izlemek, bulutların üzerinde olduğunuzu hissettirir.

  • ***The Dubai Mall: Bir alışveriş merkezinden fazlası; içinde dev bir akvaryum ve olimpiyat boyu buz pisti barındırıyor.

  • The View at The Palm: Palmiye Adası'nı kuş bakışı görmek için en iyi nokta.

Sanatsal ve Kültürel Duraklar

  • Geleceğin Müzesi (Museum of the Future): Dünyanın en güzel binası olarak nitelendirilen bu yapı, sizi 2071 yılına götürüyor.

  • Alserkal Avenue: Eski bir endüstri bölgesinden sanat merkezine dönüştürülen bu alan, çağdaş sanat galerileri ve butik kafelerle dolu.

  • Al Fahidi Tarihi Mahallesi: Dubai’nin köklerine dönmek için ideal. Rüzgar kuleleri ve dar sokaklar arasında kaybolurken Dubai Müzesi’ni mutlaka ziyaret edin.


 Gurme Deneyimi ve Gece Hayatı

Dubai mutfağı, dünyanın her yerinden gelen lezzetlerin bir harmanıdır.

  • Yemek: Geleneksel bir deneyim için Al Fanar Seafood’u deneyebilir veya Dubai Marina’da dünya mutfağının en iyi örneklerini sunan restoranlarda (Örn: Zuma veya Nobu) yemek yiyebilirsiniz.

  • Gece Hayatı: Şehrin ışıklarını izlemek için Dubai Marina veya JBR bölgesindeki rooftop barlar (Özellikle Barasti veya Siddharta Lounge) enerjiyi iliklerinize kadar hissettirir.

 Alışverişin Kalbi

  • Lüksün Adresi: Dubai Mall ve Mall of the Emirates (içindeki kapalı kayak merkezi Ski Dubai ile meşhur).

  • Yerel Deneyim (Souks): Baharat Çarşısı (Spice Souk) ve Altın Çarşısı (Gold Souk). Buradaki kokular ve ışıltı sizi büyüleyecek. Pazarlık yapmayı unutmayın!


 Çevrede Gezilecek Yerler

Dubai’den sadece 1.5 saat uzaklıktaki Abu Dabi, kültürel bir tamamlayıcıdır.

  • Louvre Abu Dhabi: Sanat tutkunları için çölün ortasındaki bu müze, insanlık tarihine ışık tutuyor.

  • Şeyh Zayed Camii: Mimari bir şaheser, beyaz mermerlerin ve devasa avizelerin ihtişamı karşısında büyülenmemek elde değil.


Blog Notu: Dubai, sadece bir şehir değil, bir vizyonun ete kemiğe bürünmüş halidir. İster iş için gelin ister tatil için, bu şehir size her zaman "henüz her şeyi görmedin" dedirtmeyi başaracaktır.

 Dubai'de olmak,  sadece zenginli değil, aynı zamanda o zenginliğin arkasındaki kültürel ve sanatsal derinliği de hissettirecektir. 


Çölün Ortasında Bir Flora Mucizesi: Dubai Miracle Garden

Dubai’nin "enlerin ve ilklerin şehri" olduğunun en somut kanıtlarından biri de kuşkusuz Dubai Miracle Garden’dır. Dünyanın en büyük doğal çiçek bahçesi unvanına sahip olan bu yer, kuru bir çöl ikliminde 72.000 metrekarelik bir alanı 150 milyondan fazla çiçekle bir sanat eserine dönüştürüyor.

Neden Görülmeli?

Burası sadece bir park değil, çiçeklerden inşa edilmiş devasa bir heykel sergisi gibidir. İçeri girdiğiniz an sizi karşılayan yoğun çiçek kokusu ve renk cümbüşü, dışarıdaki modern şehir siluetinden tamamen kopmanızı sağlar.

  • Emirates A380 Deneyimi: Bahçenin en ikonik parçası, gerçek boyutlu bir Airbus A380 uçağının tamamen çiçeklerle kaplanmış halidir. Bu yapı, "dünyanın en büyük çiçek enstalasyonu" olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir.

  • Smurfs Village (Şirinler Köyü): Hem çocukların hem de içindeki çocuğu yaşatanların favorisi olan bu bölümde, devasa Şirin evleri ve karakterleri çiçeklerle hayat buluyor.

  • Aşk Yolu (Hearts Passage): Kalp şeklindeki dev çiçek kemerlerin altından yürümek, Dubai seyahatinin en popüler fotoğraf noktalarından biridir.

  • Çiçekli Saat ve Kaleler: Her sezon teması değişen bu yapılar, mühendisliğin doğayla nasıl harmanlanabileceğini gösteriyor.

Sanatsal ve Ekolojik Bir Başarı

Sanatsal açıdan Miracle Garden, "Topiary" (bitki budama sanatı) ve peyzaj mimarisinin zirvesidir. Teknik olarak ise tam bir mühendislik harikasıdır; çünkü bu milyonlarca çiçek, damlama sulama yöntemiyle geri dönüştürülmüş atık sular kullanılarak canlı tutuluyor. Bu da Dubai'nin sürdürülebilirlik vizyonuna dair güçlü bir mesaj veriyor.

Ziyaretçiler İçin Küçük Notlar:

  • Zamanlama: Dubai’nin aşırı sıcakları nedeniyle bahçe sadece Kasım ve Nisan ayları arasında (kış sezonunda) açıktır.

  • Butterfly Garden: Hemen yanındaki Dubai Butterfly Garden’ı da mutlaka listene eklemelisin. Dünyanın en büyük kapalı kelebek bahçesi olan bu mekanda, üzerinize konan binlerce rengarenk kelebekle sanatsal fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

Mimari: Gökyüzüne Dokunan Mühendislik

Dubai’nin o fütüristik siluetinin ardındaki mimari dehayı, deniz tatilinin lüksle buluştuğu noktaları ve o çok konuşulan "ışıltılı hayatından bahsedelim biraz da.

Dubai, dünya mimarisinin "test sahası" gibidir. Şehir, geleneksel Arap esintilerini fütüristik çizgilerle birleştirerek kendine has bir estetik yaratmıştır.

  • Dikey Şehir: Burj Khalifa sadece bir bina değil, mühendisliğin sınırlarını zorlayan bir anıttır. Hemen yanında yükselen Cayan Tower, 90 derecelik sarmal yapısıyla dünyanın en ikonik konut kulelerinden biridir.

  • Geleneksel Modernizm: Modern binalarda bile "Mashrabiya" adı verilen geleneksel Arap kafes işçiliğini görebilirsiniz. Bu yapılar, güneş ışığını kırarak doğal serinlik sağlarken şehre sanatsal bir doku katar.

  • Dubai Frame: Şehrin bir yüzüyle geçmişi (Eski Dubai), diğer yüzüyle geleceği (Yeni Dubai) bir çerçeve içine alan bu yapı, mimarinin hikaye anlatıcılığına en güzel örnektir.

 Ev Yaşamı: Lüksün Tanımı Değişiyor

Dubai’de evler sadece bir barınak değil, birer statü ve konfor alanıdır.

  • Villa Kültürü: Özellikle Emirates Hills ve Palm Jumeirah bölgelerindeki villalar, ultra lüksün sınırlarını zorlar. Geniş avlular, özel havuzlar ve genellikle denize sıfır konumlar hakimdir.

  • Markalı Konutlar (Branded Residences): 2026 itibarıyla Dubai’de Armani, Cavalli ve Mercedes-Benz gibi dünya devlerinin tasarladığı konut projeleri yükseliyor. Bu evler, sakinlerine bir otelin sunduğu tüm lüks hizmetleri kendi özel alanlarında sunuyor.

 Deniz Tatili: Kristal Sular ve Beach Clublar

Dubai, çöle komşu olsa da dünyanın en iyi plaj deneyimlerinden birini vaat eder.

  • Palm West Beach: Dubai’nin "yeni gözdesi". Burası, yan yana dizilmiş lüks beach clubları (Örneğin: Siddharta Lounge by Buddha-Bar) ve gün batımı manzarasıyla hem deniz keyfi hem de eğlence isteyenlerin adresi.

  • JBR & Kite Beach: Daha aktif bir tatil isteyenler için ideal. Uçurtma sörfü yapabilir veya sahil boyunca uzanan devasa açık hava restoranlarında vakit geçirebilirsiniz.

  • Gizli Cevher: Al Sufouh Plajı: Gözlerden uzak kalmak ve Burj Al Arab’ın en saf fotoğrafını çekmek istiyorsanız bu "gizli plaj" tam size göre.

 Alışveriş: Dünyanın Vitrini

Dubai’de alışveriş bir ihtiyaç değil, bir sosyal aktivitedir.

  • Lüksün Zirvesi: Fashion Avenue (Dubai Mall içinde), dünyanın en ünlü moda devlerinin devasa mağazalarına ev sahipliği yapar. Burada alışveriş yaparken bir sanat galerisinde geziyor gibi hissedersiniz.

  • Yerel Miras: Baharat ve Altın Çarşıları’nda (Souks) pazarlık yapmak, bu şehrin ruhuna dokunmanın en samimi yoludur. El dokuması paşmina şallar ve alkolsüz Arap parfümleri (Attar) mutlaka listenizde olmalı.

 Hayatın Ritmi: 7/24 Yaşayan Şehir

Dubai’de hayat güneş battıktan sonra başlar. Şehir, dünyanın en güvenli metropollerinden biri olmanın verdiği huzurla gece yarısından sonra bile cıvıl cıvıldır. Her köşe başında bir sosyal aktivite, her restoranda dünyanın farklı bir mutfağından esinti bulabilirsiniz. Burada yaşamak; sürekli devinen, gelişen ve her zaman "daha iyisini" hedefleyen bir enerjinin parçası olmaktır.


Bilinmeyen Dubai: Köyler, Kasabalar ve Yayla Havası

Dubai denilince "yayla" kelimesi şaşırtıcı gelebilir ama BAE'nin coğrafyası sadece kumdan ibaret değil.

  • Hatta Kasabası: Dubai merkezinden yaklaşık 90 dakika uzaklıktaki bu dağ kasabası, şehrin "yayla" noktasıdır. Hajar Dağları'nın eteklerinde yer alan Hatta; turkuaz gölü, kano imkanları ve taş evlerden oluşan Hatta Heritage Village (Hatta Kültür Köyü) ile bambaşka bir dünya sunar. Serin havası ve dağ manzarasıyla tam bir kaçış noktasıdır.

  • Al Marmoom Köyü: Çölün kalbinde yer alan bu bölge, göçbeve bedevi hayatını deneyimleyebileceğiniz, geleneksel deve yarışlarının yapıldığı bir yerleşim yeridir.

Ruhani Dokunuş: Dubai’de Kiliseler ve Hoşgörü

Dubai, "Hoşgörü Bakanlığı" olan bir ülke olarak farklı inançlara kucak açar.

  • Oud Metha Bölgesi: Burası Dubai'nin manevi merkezlerinden biridir. St. Mary’s Catholic Church gibi tarihi kiliseler burada bulunur. Modern mimarinin ortasında yükselen bu yapılar, şehrin çok kültürlü ve barışçıl yapısının en güzel kanıtıdır.

Vahşi Doğa: Çöl Safari ve Doğal Güzellikler

Dubai’nin gerçek ruhu çölde saklıdır.

  • Desert Safari: 4x4 araçlarla kum tepelerinde yapılan "dune bashing" (kum sörfü), ardından bedevi kampında yıldızların altında akşam yemeği... Bu, Dubai'nin olmazsa olmazıdır.

  • Ras Al Khor Yaban Hayatı Koruma Alanı: Gökdelenlerin hemen dibinde, binlerce pembe filamingoyu görebileceğiniz bir doğa harikasıdır. Şehrin ortasında böylesine korunmuş bir sulak alan bulmak sizi büyüleyecek.

Dubai Marina: Gökyüzünde Yaşamak

Marina bölgesi, dünyadaki "insan yapımı en büyük marina" unvanına sahiptir ve buradaki yaşam tam anlamıyla dikey bir lükstür.

  • Marina Evleri: Buradaki gökdelenlerde yaşayanlar için balkon, Basra Körfezi’ne veya milyon dolarlık yatların süzüldüğü kanala açılan bir penceredir. Princess Tower veya 23 Marina gibi devasa kuleler, spor salonlarından özel sinema salonlarına kadar her türlü imkanı sunar. Burada yaşamak, şehrin enerjisinin tam merkezinde olmak demektir.

Gece Hayatı: Işıltılı ve Limitsiz

Dubai geceleri, dünyadaki en iddialı partilere ev sahipliği yapar.

  • Beach Club’lar: Gündüz güneşlenip gece dünyaca ünlü DJ’lerle dans edebileceğiniz White Beach veya Bla Bla, eğlencenin merkezidir.

  • Lüks Kulüpler: Downtown ve DIFC bölgelerindeki mekanlar (Örn: L'Affaire veya Sky2.0), görkemli şovlar ve ışık oyunlarıyla ünlüdür. Dubai'de gece hayatı sadece müzik değil, görsel bir performanstır.

Gurme Durakları: En Ünlü Yemekler

Dubai bir gastronomi başkentidir. Hem yerel hem de dünya mutfağında "Michelin" standartlarını her yerde bulabilirsiniz.

  • Yerel Lezzet: Al Harees: Et ve buğdayın saatlerce pişirilmesiyle yapılan, düğünlerin ve bayramların vazgeçilmezidir.

  • Meşhur Lezzet: Camel Slider (Deve Burger): Dubai'ye gelmişken denemeniz gereken en gurme ve farklı lezzetlerden biridir.

  • Dünya Mutfağı: Coya (Peru Mutfağı) ve Zuma (Japon Mutfağı), Dubai'nin en elit ve rezervasyon bulması zor gurme noktalarıdır.

  • Tatlı Final: Luqaimat: Üzerine hurma şerbeti ve susam dökülmüş bu kızarmış hamur topları, Dubai sokak lezzetlerinin kraliçesidir.



Göllerin Büyüsü: Love Lake

Al Qudra denilince akla gelen ilk durak, iç içe geçmiş iki dev kalp şeklinde tasarlanan Love Lake (Aşk Gölü). Burası sadece romantik bir manzara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresindeki yürüyüş yolları ve çiçeklendirilmiş alanlarıyla tam bir görsel şölen sunuyor. Kumların ortasında, yemyeşil ağaçların ve suyun varlığı, Dubai’nin mühendislik vizyonunun doğayla nasıl barıştığının bir göstergesi.

Yıldızların Altında Kamp Keyfi

Dubai halkının ve expatların en sevdiği hafta sonu aktivitesi, Al Qudra’da

Dubai’nin Hafızası: Al Fahidi Tarihi Mahallesi

Burj Khalifa’nın fütüristik ihtişamından sadece birkaç kilometre ötede, 19. yüzyılın ortalarına uzanan bir hikaye gizli. Al Fahidi Historical Neighbourhood, Dubai’nin inci avcılığı ve ticaretle geçinen küçük bir kasaba olduğu günlerin en canlı tanığıdır.

Dubai; Al Qudra'nın sessiz göllerinden Al Fahidi'nin tarihi sokaklarına, Marina'nın gökdelenlerinden çölün sonsuz kumlarına kadar zıtlıkların uyum içinde yaşadığı bir masal diyarıdır. Bu şehir size sadece lüksü değil, aynı zamanda insanın azmini ve kültürel bir mirası nasıl baş tacı ettiğini de gösterir.

Gezdiğiniz her sokak, dokunduğunuz her duvar ve izlediğiniz her gün batımı, Dubai’nin sadece bir "şehir" değil, bir vizyon olduğunun kanıtıdır. Umarım bu yazımız Dubai seyahatinizde size sadece yol göstermez, aynı zamanda bu büyülü emirliğin ruhuna dokunmanızı sağlar. bakınız;

 Binbir Gece Masallarının Modern Yüzü

Dubai, geçmişin bedevi hikayelerini geleceğin teknolojik rüyalarıyla birleştiren nadir bir coğrafyadır. Hatta’nın sarp dağlarından Marina’nın ışıltılı kulelerine, çölün sessizliğinden gece kulüplerinin ritmine kadar her anı bir keşif barındırır. Bu şehir, "imkansız" kelimesini sözlüğünden silmiş bir medeniyetin, misafirperverlik ve lüksle harmanlanmış halidir.

Eğer ruhunuzu dinlendirmek, sınırlarınızı zorlamak ve lüksün zirvesine dokunmak istiyorsanız; Dubai size bir şehirden çok daha fazlasını, unutulmaz bir yaşam öyküsü vaat ediyor.

Dubai’nin sadece gökdelenlerden ibaret olmadığını kanıtlayan en özel yerlerden biri de Al Qudra bölgesidir. Şehir merkezinden arabayla sadece 45 dakika uzaklıkta olan bu yapay göller zinciri, doğaseverler ve kamp tutkunları için çölde saklı bir cennet vaat eder.

Dubai, sadece kum ve betondan ibaret bir şehir değil; insan azminin, sınırsız hayal gücünün ve kültürel çeşitliliğin bir kutlamasıdır. Geleneksel balıkçı köylerinin mütevazılığından dünyanın en yüksek zirvelerine uzanan bu yolculuk, aslında her ziyaretçiye şu mesajı fısıldar: "Hayal edebiliyorsan, inşa edebilirsin."

Hem tatil hem de iş için gelip hayran kalarak döneceğiniz, her köşesinde yeni bir hikaye barındıran bu emirlik, modern dünyanın en parlak mücevheri olmaya devam ediyor. Bir sonraki seyahatinizde, sadece gökdelenlere değil, o gökdelenlerin ardındaki vizyona ve toprağın ruhuna bakmayı unutmayın.

Dubai seni bekliyor; hem de her seferinde daha fazlasıyla.

Madame  Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com

Dip not: Linkini verdiğim bu otel de kalabilirsiniz. 25H Bakınız;









8.04.2026

HACILLI ŞELALESİ: DOĞANIN KALBİNDE BİR GÜN

 

🌿 Hacıllı Şelalesi: Doğanın Kalbinde Bir Gün

Şehir hayatının gürültüsünü geride bırakıp, suyun fısıltısına kulak vermeye ne dersiniz? Hacıllı Şelalesi’ni bir de doğanın kalbinden gelen o masalsı dille anlatalım.


 Şehrin Gürültüsünden Suyun Şarkısına: Hacıllı Şelalesi

Bu hafta sonu pusulamız huzuru, rotamız ise İstanbul’un saklı kalmış yeşil kalbi Hacıllı’yı gösteriyor. Hazırsanız, ruhunuzu dinlendirecek o patikaya birlikte sapalım. 🌿

🚗 Yolun Hikayesi: Yeşile Uzanan Bir Şerit

İstanbul’dan ayrılıp Şile’nin serin rüzgarını arkanıza aldığınızda, asfaltın ormanla dansı başlar. Ağva’ya doğru süzülürken virajlar sizi birer birer şehrin stresinden koparır. Yaklaşık iki saatlik bir yolculuğun sonunda, dalların arasından sızan güneş ışıkları size hoş geldin der. Unutmayın; burada yol, varış noktasından daha fazlasını fısıldar. 🛣️🍃

🏕️ Uykunun En Saf Hali: Şelale Melodisiyle Kamp

Burada çadırınızı sadece toprağa değil, doğanın kalbine kurarsınız. Lüksün yerini sadeliğin, ışıkların yerini yıldızların aldığı bir dünya burası. Tesis yok, beton yok; sadece siz ve gökyüzü var. Gece ateşin çıtırtısı şelalenin sesiyle karışırken, sabahın ilk ışıklarında sisli nehrin üzerinde uyanmanın büyüsü bambaşkadır. 🌌🔥

🚣‍♂️ Doğanın Ritimlerine Eşlik Edin

Hacıllı, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine sandığı gibi...

  • Gümüş Damlalar: Şelalenin buz gibi sularında serinlerken zamanın durduğunu hissedeceksiniz. 💧

  • Gizli Patikalar: Toprağın kokusunu içinize çekerek yapacağınız yürüyüşlerde, sizi asırlık mağaralar ve utangaç küçük akıntılar selamlar. 🥾

  • Işığın Dansı: Fotoğraf karenize düşen her yaprak, her yansıma doğanın yazdığı bir şiirin mısrası gibidir. 📸

  • Dostluk Ateşi: Akşam çöktüğünde közde demlenen bir çay ve şelale uğultusuyla bölünen derin sohbetler... En güzel anılar burada birikir. 


🚗 Nasıl Gidilir?

Hacıllı Köyü, İstanbul merkezine yaklaşık 90-100 km mesafededir.

  1. Güzergah: Şile otobanı üzerinden devam ederek Ağva tabelalarını takip edin. Teke Köyü’nü geçtikten sonra Hacıllı tabelasını göreceksiniz.

  2. Yol Durumu: Köye kadar olan yollar asfalt ve oldukça düzgün. Ancak şelale alanına inen son kısımlar toprak yoldur; binek araçla yavaş gidilirse sorun olmaz fakat yağışlı havalarda zemin çamurlu ve kaygan olabilir.

  3. Yol Üzerinde Neler Var?

    • Teke Köyü: Kahvaltı molası vermek veya son eksikleri tamamlamak için ideal.

    • Gözlemeciler: Yol boyunca köylü kadınların taze açtığı gözlemelerden yiyebilir, organik ürünler satın alabilirsiniz.


⛺ Kamp ve Piknik Bilgileri

Hacıllı’da kamp yapmak tamamen ücretsizdir (şu anki güncel durumda herhangi bir tesis ücreti yoktur).

  • Kamp Alanı: Köyün hemen aşağısındaki nehir kenarı geniş düzlüklerden oluşur. Çadırınızı su kenarına veya ağaçlık alanlara kurabilirsiniz.

  • Piknik: Piknik için çok uygun alanlar var ancak masa ve sandalye gibi donatılar bulunmuyor. Malzemenizi yanınızda getirmelisiniz.

  • İmkanlar: Alanda tuvalet, elektrik veya duş gibi tesisler yoktur. En yakın bakkal 1.5 - 2 km uzaklıktaki köy merkezindedir.

  • Önemli: Telefon sinyali bazı noktalarda zayıf çekebilir.


🥾 Yürüyüş Yolu ve Gezilecek Yerler

Şelaleye ulaşmak için araç park alanından sonra yaklaşık 1.5 - 2 km (yaklaşık 30-40 dakika) yürümeniz gerekiyor.

  • Parkur: Dere boyunca ilerleyen, orta zorlukta bir parkur. Bazı noktalarda derenin içinden geçmeniz veya kayaların üzerinden atlamanız gerekebilir; bu yüzden mutlaka suya dayanıklı ve kaymayan bir ayakkabı tercih edin.

  • Gürlek Mağarası: Şelaleye giden yolun sol üst kısmında kalıyor. Tırmanış biraz diktir ancak mağaranın girişi oldukça etkileyici. 1950'li yıllarda keşfedilen bu mağara, tarihte Hristiyanların sığınak olarak kullandığı bir yer olarak biliniyor.

  • Şelaleler: Parkur sonunda sizi karşılayan ana şelale, özellikle ilkbahar aylarında gürül gürül akar. Şelalenin döküldüğü gölette serinleyebilirsiniz.


💡 Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

  • Çöpünüzü Yanınızda Götürün: Bölgede belediye hizmeti kısıtlı olduğu için çöpler büyük bir sorun. Lütfen doğayı bulduğunuz gibi bırakın.

  • Yiyecek/İçecek: Köy bakkalında temel malzemeler var ama et, tavuk veya özel malzemelerinizi Şile merkezden veya yanınızda getirmelisiniz.

  • Mevsim Seçimi: En güzel zamanı suyun bol olduğu Nisan-Mayıs ayları ile renk cümbüşünün yaşandığı Ekim-Kasım aylarıdır. Yazın suyu azalabilir, kışın ise yollar çamurlu olabilir.

  • Ateş Yakma: Belirlenmiş taş ocakları dışında ateş yakmamaya özen gösterin ve orman yasaklarını mutlaka kontrol edin.

  • Hacıllı Köyü ve Şelalesi'nde kamp yapmak ücretsiz, telefon çekiyor, internet çekmiyor. Ateş yakabilirsiniz, WC yok, içme suyu yok.


Özetle: Hacıllı Şelalesi; "konforum az olsun ama doğa tam olsun" diyen maceracılar için İstanbul'un yanı başındaki en iyi kaçış noktalarından biridir.

 “Haydi kampa gidelim!” diyen ruhu özgür gezginleri yorumlara bekliyoruz. Doğayı sevmek, onu olduğu gibi, tertemiz bırakmakla başlar. Çöplerimizi değil, sadece ayak izlerimizi bırakalım. 🗑️💚


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com 




6.04.2026

BAŞTAN BAŞA BÜYÜK AZERBAYCAN SERÜVENİ: ŞEKİ VE GENCE

 

Ateş Ülkesi’nin Kadim Çağrısı Bazı topraklar sadece coğrafya değil, birer hafıza merkezidir. "İki Devlet, Tek Millet" şiarıyla kalbimize mühürlediğimiz Azerbaycan, modern gökdelenlerin gölgesinde saklı kalmış bin yıllık kervansarayları, sönmeyen kutsal ateşleri ve Hazar’ın serin nefesiyle bizi çağırıyor.  Madame Savon YOLDA ekibi olarak; Bakü’nün fütüristik çizgilerinden Kınalık’ın bulutlara değen taş evlerine uzanan epik bir yolculuğa çıkıyoruz. Hazır olun; bu bir tatil değil, tarihin ve kardeşliğin izinde bir ruh tazeleme serüvenidir!

Harika bir nokta! Aslında Nizami Caddesi ve halk arasında bilinen adıyla Targovı (Torgovaya), Bakü'nün kalbinin attığı yerdir. Hemen listemizi bu ikonik noktaları ve merkezdeki diğer önemli caddeleri içerecek şekilde detaylandıralım:

1. Bakü Merkez: Gezilecek En Ünlü Caddeler ve Meydanlar

Bakü'nün merkezi, Avrupa mimarisi ile Doğu kültürünün harmanlandığı, yürümeye doyamayacağınız caddelerle doludur.

  • Nizami Caddesi (Targovı): Burası Bakü’nün İstiklal Caddesi gibidir. Adını şair Nizami Gencevi'den alır. "Targovı" ismi ise Rusça "Ticaret Caddesi" anlamına gelir. Tarihi binaları, lüks mağazaları ve gece yanan büyüleyici avizeleriyle şehrin en popüler yürüyüş rotasıdır.

  • Fevvareler Meydanı (Fountains Square): Nizami Caddesi ile birleşen, içinde onlarca farklı tasarıma sahip fıskiyenin bulunduğu geniş meydan. Burası kafelerin, sokak sanatçılarının ve sosyal hayatın merkezidir.

  • Bakü Bulvarı (Denizkenarı Milli Park): Hazar Denizi kıyısı boyunca kilometrelerce uzanan devasa park. Burada yürüyüş yapabilir, Venedik (Küçük Venedik) kanallarında gondolla gezebilir veya Bakü Kristal Salonu'na kadar bisiklet sürebilirsiniz.

  • İstiklal (İstiglaliyyat) Caddesi: Şehrin en eski ve en görkemli caddelerinden biridir. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi, Belediye Binası ve Filarmoni Bahçesi gibi muazzam mimariye sahip binalar bu cadde üzerindedir.

  • Petrolcüler (Neftçilər) Caddesi: Bulvar boyunca uzanan bu geniş cadde, Formula 1 yarışlarının da yapıldığı, şehrin modern ve görkemli yüzünü temsil eden ana damardır.


2. Şehir Merkezinde Görülmesi Gereken Diğer Yerler

  • İçerişehir (Old City): UNESCO koruması altındaki labirent sokaklar. Kız Kalesi ve Şirvanşahlar Sarayı buradadır. Buradaki hediyelik eşya dükkanlarından antika halılar ve magnetler alabilirsiniz.

  • Dağüstü Park ve Şehitler Hıyabanı: Şehri en tepeden görebileceğiniz yer. Füniküler ile çıkmanızı öneririm; tüm Bakü ayaklarınızın altında kalacak.

  • Alev Kuleleri (Flame Towers): Dağüstü Park'ın hemen yanında yer alan, akşamları LED gösterileriyle "yanan" üç dev kule.

  • Minyatür Kitap Müzesi: İçerişehir'de bulunan, dünyanın en küçük kitaplarının sergilendiği çok ilginç ve ücretsiz bir müze.


Bakü ve Yakın Çevresi (Merkez Dışı)

Bakü merkezden 30-60 dakikalık sürüş mesafesinde olan bu yerler, ülkenin kültürel ve doğal mirasını anlamak için şart.

  • Gobustan Milli Parkı: UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu bölgede, binlerce yıl öncesinden kalma kaya resimlerini (petroglifler) görebilirsiniz.

  • Çamur Volkanları: Dünyadaki çamur volkanlarının yarısından fazlası Azerbaycan’dadır. Gobustan yakınındaki bu volkanlar, sanki başka bir gezegendeymişsiniz hissi verir.

  • Ateşgah (Ateş Tapınağı): Surahanı bölgesinde yer alan bu antik yapı, bir zamanlar Zerdüştler ve Hindular için kutsal bir ibadet merkeziydi.

  • Yanardağ: Yerin altından çıkan doğal gazın etkisiyle yüzyıllardır sönmeden yanan bir tepe. Özellikle akşam saatlerinde büyüleyicidir.

  • Haydar Aliyev Kültür Merkezi: Mimari bir deha ürünü olan bu bina, sadece dışıyla değil, içindeki sergilerle de modern Azerbaycan'ın simgesidir.


2. Tarih ve El Sanatları: Şeki (Şəki)

Bakü'den yaklaşık 4-5 saat uzaklıktaki Şeki, Azerbaycan'ın en otantik ve tarihi şehridir.

  • Şeki Han Sarayı: Tek bir çivi bile çakılmadan, şebeke adı verilen renkli cam sanatı ile yapılmış bir başyapıttır.

  • Kervansaray: İpek Yolu üzerinde yer alan bu tarihi otelde hala konaklayabilir veya avlusunda çay içebilirsiniz.

  • Kiş Köyü ve Arnavut Kilisesi: Kafkas Albanyası'na ait bu antik kilise, bölgenin Hristiyanlık tarihine ışık tutar.

  • Şeki Helvası: Buraya kadar gelmişken o meşhur Şeki helvasını (baklavasını) denemeden dönmeyin!


3. Doğanın Kalbi: Gence ve Göygöl

Ülkenin ikinci büyük şehri Gence ve çevresi, yeşili sevenler için idealdir.

  • Göygöl ve Maralgöl: Bir deprem sonucu oluşan bu krater gölleri, Azerbaycan'ın en ikonik doğa manzaralarına sahiptir. Göygöl'ün çevresindeki ormanlar özellikle sonbaharda tam bir tablo gibidir.

  • Gence Şehir Merkezi: Şeyh Nizami Gencevi'nin türbesi, tarihi Cuma Camii ve ünlü "Şişe Ev" mutlaka görülmeli.


4. Kayak ve Dağ Havası: Şahdağ ve Tufandağ

Eğer kışın veya serin bir bahar havasında gidiyorsanız Kuzey Azerbaycan'ın dağlık bölgeleri muazzamdır.

  • Kusar (Qusar) - Şahdağ: Azerbaycan’ın ilk ve en büyük kayak merkezidir. Yazın bile teleferikle çıkıp manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

  • Gelebe (Qəbələ): "Azerbaycan'ın İsviçre'si" olarak bilinir. Tufandağ Kayak Merkezi, Yeddi Güzel Şelalesi ve Gabaland eğlence parkı ile çocuklu aileler için de harikadır.


5. Saklı Köyler: Xınalıq (Kınalık)

Kafkas Dağları'nın zirvesinde, deniz seviyesinden yaklaşık 2.350 metre yükseklikte yer alan bu köy, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Kendilerine has dilleri ve yaşam tarzları olan bu insanların yaşadığı köy, doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için vazgeçilmezdir.


Küçük Bir İpucu

Azerbaycan'ın bölgelerine giderken yollarda satılan yerel meyveleri, reçelleri ve meşhur Lengeran çayını denemeyi ihmal etmeyin.

🏘️ EKSTRA DURAKLAR: ZAMANIN DURDUĞU KADİM KÖYLER

  • Kınalık Köyü (2.200 Rakım): 5.000 yıllık kesintisiz yaşamıyla bir "yaşayan müze". Şahdağ ve Tufandağ zirveleri arasında, dünyanın en yüksek yerleşimlerinden birinde, tarihin ilmeklerini hissedeceksiniz.

  • Lahiç Köyü: Bakır işçiliğinin dünyadaki merkezi. Arnavut kaldırımlı sokaklarda yankılanan usta çekiç sesleri ve Orta Çağ mimarisi sizi büyüleyecek.

Bir kardeşlik destanı olarak  dönüş yolunda uçak kanatlarını Hazar’ın üzerinden süzülürken, cebimizde sadece hediyelik ipekler veya Şeki helvaları olmayacak. Zihnimizde Yanardağ’ın sönmeyen ateşi, kalbimizde Gence pazarlarındaki o samimi "Ay kardaş!" seslenişi ve ruhumuzda Kınalık’ın tertemiz dağ havası kalacak.

Biz bu yollara sadece yer görmeye değil; ortak tarihimizin köklerine dokunmaya, kardeşliğimizi pekiştirmeye ve Kafkasya’nın o vakur duruşundan pay almaya çıktık. Madame Savon YOLDA olarak bir rotayı daha "yaşayarak" bitirmenin gururuyla dönerken, biliyoruz ki Ateş Ülkesi’nin sıcaklığı içimizi ısıtmaya devam edecek.

Gidiyoruz ama kalbimizi Bakü'nün rüzgarına bıraktık. Bir sonraki serüvende görüşmek üzere Azerbaycan!

Madame  Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com



                                              ŞEKİ SARAYINDAN GÖRÜNTÜLER 

           

















KAFKASYA'NIN GÖKYÜZÜNE UZANAN ELLERİ: GÜRCİSTAN ,SVANETİ, MESTİA SERÜVENİ

 


🏔️ Kafkasya’nın Gökyüzüne Uzanan Elleri: Svaneti & Mestia Kültür ve Doğa Serüveni

Bulutların Üzerinde Bir Zaman Yolculuğu Modern dünyanın gürültüsünü geride bırakıp, zamanın durduğu, dev buzulların ve gökyüzünü delen antik taş kulelerin diyarına gidiyoruz. Madame Savon YOLDA ile 2025 yılında rotamız; Kafkasya’nın efsanevi bölgesi Svaneti! Karadeniz’in hemen ardında yükselen karlı zirveler, yemyeşil vadiler ve UNESCO koruması altındaki köylerle ruhumuzu tazelemeye hazır mısınız? Bu sadece bir gezi değil; doğanın en saf haliyle buluşma, kadim bir kültürün izini sürme hikayesidir.


🗺️ ADIM ADIM SVANETİ MASALI

1. GÜN: Rize'den Kutaisi’nin Tarihi Dokusuna Yolculuğumuz Rize’den başlıyor. Sarp sınır kapısından Gürcistan’a adım atıp, rotamızı büyüleyici Kutaisi’ye çeviriyoruz. Akşam saatlerinde şehrin kalbi olan Kutaisi Meydanı, ışıl ışıl Kolhis Çeşmeleri ve nostaljik Beyaz Köprü’yü keşfedip Kafkasya atmosferine ısınıyoruz.

2. GÜN: Sovyet Nostaljisi ve UNESCO Mirası Uşguli Sabah, Gürcistan’ın en büyük kapalı pazarı olan Yeşil Çarşı’da (Green Bazaar) güne başlıyoruz. Baharatların kokusu, yerel peynirlerin tadı ve meşhur churchkhela’lar arasında kaybolacağız. Ardından rotamız, Avrupa’nın sürekli yaşam olan en yüksek yerleşimi: Uşguli. Orta Çağ şatolarını andıran Svan kuleleri arasında şömine başında geçireceğimiz gece, size masaldaymış gibi hissettirecek.

3. GÜN: Şhara Buzulu ve Mestia’nın Büyüsü Güne jeeplerle Şhara Dağı buzuluna doğru heyecanlı bir geçişle başlıyoruz. Dev buzulları yakından görüp doğanın mucizesine tanıklık ettikten sonra Svaneti’nin merkezi Mestia’ya geçiyoruz. Akşam ise bizi canlı Svan müzikleri ve kulelerin mistik ışıkları bekliyor.

4. GÜN: Şelaleler, Göller ve Kraliçe Tamara’nın İzleri Orman içinden yapacağımız keyifli bir yürüyüşle, Kafkasya’nın en görkemli su gösterisi olan Şutugra Şelalesi’ne varıyoruz. Yürüyüş sonrası göl kenarında dinlenip, Mestia’nın simgesi Kraliçe Tamara heykelini ve zengin Svan Müzesi’ni ziyaret ederek kültürel bir doyuma ulaşıyoruz.

5. GÜN: Adrenalin Dolu Final: Koruldi Gölleri ve Batum 4x4 araçlarla uçurumların kenarından, adrenalin dolu bir off-road macerasıyla Koruldi Gölleri’ne çıkıyoruz. Alpin çayırların arasında Kafkasya’nın dev zirvelerini fotoğrafladıktan sonra dönüş yoluna geçiyoruz. Laz şehirlerinden ve Amazon ormanlarını andıran Kolhis ormanlarından süzülerek Batum'un ışıklı dünyasına merhaba diyoruz.

KAPANIŞ: Kalbimiz Kafkas Dağlarında Kaldı... Dönüş yolunda Sarp sınır kapısına yaklaştığımızda, cebimizde sadece fotoğraflar olmayacak; zihnimizde bin yıllık Svan kulelerinin heybeti, damağımızda imereti sulguni peynirinin tadı ve ruhumuzda Şhara Buzulu’nun dinginliği olacak. Madame Savon YOLDA olarak biz, Kafkasya’nın zirvelerinde birer iz bırakırken, o yolların bizi çok daha güçlü insanlar yaptığını biliyoruz.

Siz de bu kadim coğrafyanın ruhuna dokunmak, doğanın kalbinde kendinizi bulmak isterseniz, biz buradayız. Bir sonraki rotada, bir başka zirvenin gölgesinde buluşmak üzere!

Doğayla kalın, Svaneti’nin ışığında kalın!

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


















Doğanın Kalbinde; Bahar Festival'i Macerası

Doğanın Kalbinde;  Madame Savon YOLDA  Bahar Festival'i Macerası  Merhaba sevgili doğa tutkunları ve Madame Savon dostları! Bizim için h...