3.01.2019

SERKAN AKYOL / ATALIERMONO




Çizginin Şiiri: Serkan Akyol ve Ruhun Yabanıl Dinginliği

Tasarımın o büyülü, zamansız dünyasında kaybolmak; sadece bir görsele bakmak değil, bir duygu katmanının içinde nefes almaktır. Bazen bir fırça darbesinde, bazen de bir mürekkep lekesinde ruhun katmanları arasında süzülürüz. İşte tam da o arafta kalan düşüncelerin sanata dönüştüğü, zihnin dingin bir limana demir attığı noktadayız.

Bir Estetik Manifestosu: Atelier Mono

Serkan Akyol’un dünyası, naif bir estetiğin en saf halini fısıldıyor bize. Onun çalışmalarında her çizgi, her boşluk ve her dokunuş; hayata, insana ve öze dair derin bir hürmet barındırıyor. Başarısını sadece yeteneğinden değil, üretmeye olan o bitmek bilmeyen tutkusundan alan sanatçı, gündelik yaşamın sıradanlığını yüksek sanatın zarafetiyle taçlandırıyor.

"Çizgilerinde gördüğümüz o yabanıl çekicilik; evrenimizdeki insan ilişkileriyle, doğanın vahşi ama mağrur duruşuyla adeta ruhsal bir evlilik yapıyor."

Naif Bir Dokunuş, Derin Bir İz

Serkan Akyol’u bu blogun sayfalarına taşımamak imkansızdı. Çünkü onun sanatında:

  • İnsan İlişkileri: En kırılgan ve en güçlü yanlarıyla hayat buluyor.

  • Hayvan Sevgisi: Bir figürden öte, ruhun bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.

  • İlhamın Kaynağı: Hayatın ta kendisi, her şeyden süzülen o rafine ışık...

Çalışmaları öyle duru, öyle duygu dolu ki; bakarken sadece bir sanat eserini görmüyor, kendi iç dünyanızın bir yansımasıyla karşılaşıyorsunuz. Bu evren, keşfedilmeyi bekleyen gizli bir bahçe gibi...


Sanatın İzinde Bir Yolculuk İçin:

Ruhunuzu bu dinginliğe teslim etmek ve sanatçının o eşsiz estetik algısına ortak olmak isterseniz, kapılarını aralamaktan çekinmeyin:

Haydi dostlar; gelin hep beraber bu naif evreni incelemeye, hissetmeye ve sevmeye başlayalım.


Yılbaşı, Ocak 2019

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

























































































 











11.10.2018

SİYAH BEYAZ / DİJİTAL İLK RESİM SERGİM


a

Gölgenin Mukaddesatı: İlk Dijital Fotoğraf Sergim

"Renkli fotoğraflar giysileri betimler, siyah-beyaz olanlar ise ruhun ta kendisini fısıldar."

On yılı aşkın bir süredir, parmaklarımın ucunda bir vizör, zihnimde bitmek bilmeyen kadrajlarla hayatın peşindeyim. Bugün, o on yıllık demlenmenin meyvesini; ışığın gölgeyle raks ettiği, sessizliğin çığlığa dönüştüğü ilk dijital sergimi sizlerle paylaşmanın heyecanı içindeyim.

 Siyah ve Beyazın Asaleti

Benim için fotoğraf, apansız ve umarsızca önüme çıkan siluetlerin, o tekinsiz ama bir o kadar da sahici anların peşine düşmektir. Renklerin albenisinden sıyrılıp, karanlığın ve renksizliğin içindeki o derin dürüstlüğü keşfetmekten büyük haz alıyorum. Siyah-beyaz bir karede gölge, sadece bir boşluk değildir; o, kompozisyonun en baskın, en vakur karakteridir.

 Kadrajımdaki Hakikat: Ruhun İz Düşümü

  • Portrenin Simyası: Bir yüzde duygu ne kadar yoğunsa, siyah-beyaz o kadar anlamlıdır. Renklerin gürültüsü sustuğunda, bir bakıştaki hüzün ya da bir tebessümdeki yorgunluk daha gür bir sesle konuşmaya başlar.

  • Mekan ve Mimari: Endüstriyel tasarımların soğuk metalik ruhunu, mimarinin keskin hatlarını siyah-beyazla mühürlemek; zamansızlığı yakalamaktır.

  • Hüzünlü Atmosferler: Yağmurlu havaların o kasvetli ve puslu dokusu, şehrin kalabalığıyla birleştiğinde; bize ruhun en kuytu köşelerini yansıtacak mükemmel bir sahne sunar.

⚓ Madame Savon’un Sanat Notu

Bu sergi, dijital dünyadaki ilk imzam. Devamı; kolaj çalışmalarım ve farklı kavramsal konseptlerle gelmeye devam edecek. Doğada kendimle baş başa kaldığım o anlarda yakaladığım bu siluetlerin, sizin de ruhunuzda bir pencere açmasını dilerim.

Keyifli seyirler, ışığınız ve gölgeniz bol olsun...


🖇️ Sanat Yolculuğuma Eşlik Edin:

Siyah-beyaz dünyamı ve "yolda olma" halimi yakından takip etmek isterseniz;

📸 Instagram: @madamesavonyolda 📧 E-posta: tulin.ozkul4@gmail.com 📞 İletişim: 0554 994 31 22




Bazen içi  içine sığmıyor insanın,  ruhunda fırtınalar kopuyor  göğüs kafesi patlayacakmışcasına acıyor..
 Anlatabildim mi?


Market çıkışı göz göze geldik kendisiyle, minik kedinin gidecek bir yeri yok  bazen hepimize böyle olmuyor mu?

Sevdiğimiz insanlarla geçirdiğimiz zaman su gibi akıp giderken, sevmediğimz zamanlarda ne oluyor:( 

Sevginin sıcaklığı daha derinlerde..


İçimize sakladığımız cümleler

Hayat iğne oyası gibi..

Gölgeler peşinde saklanırken..

Hayatı dengede tutmak, 

İç karartan yolculuk 

Hava kendini kapattı, insanlar da bazen böyle kapanır içine..

Yağmurda dans

Hızlı yolculuk

Şekilsiz bir yaşam

Üsküp Hatırası 

Doğa da sohbet koyu, 

Bir adım ötede gördüğüm 


Dişli canavar matrix

Sonu yok bu yolun

Doğa dansetmek istiyor, 

 Öğle molası 

Women business


Issız yollar,  sığ düşünceler


Sesler ve görüntüler  beni yoruyor,  ruhumu dinlendirirken..


Asistan kız Şebnem:))


Belki aradığım sensin ne dersin? :))


Çocuklar  kar keyfi yapıyor, bana da camdan seyretmek düştü..


Fırtına bulutu yolda


Yeni bir sayfa açmak gibisi yok


Gün aydın olsun...
Duyduklarım ve anlatmak istediklerim..

Zaman geçmezken

Kahve içmediğimiz bir gün var mı?


Başı göğe ermek 


Göz gözü görür


Şablon renkler

Andersen masalları 


Keyfi yerinde


Tohum 


Kır çiçeklerini çok seviyorum..



Gerçeğe yakın gerçekten uzak




Salyangoz



Hediye


Saraybosna'da bir kadın

Zamana ve çağa inat hala ayakta..

Sohbet

14.07.2018

ŞİLE DOĞA TATİL KÖYÜNDE BİR GÜNÜMÜZ




Şile’de Zamanın Rengi: Yeşile ve Çocukluğa Uzanan Bir Yolculuk

"Hayat, bazen sadece o eşikten geçme cesaretini gösterdiğimizde başlar. Vazgeçişlerin kıyısından dönüp, kendini yolların şefkatine bırakmaktır yaşamak."

Sabahın ilk ışıklarıyla gelen o yarı telaşlı, yarı masum heyecan... Zihnimde lise yıllarının bando takımı şenliği, üstümde yeşil şortum ve beyaz spor ayakkabılarımla aynada kendime gülümsüyorum. Akşamdan özenle hazırladığım o küçük sırt çantası, aslında geçmişe gidiş biletimmiş. İstikametimiz; anıların Şile yolu üzerindeki o huzurlu durağı: Doğa Tatil Köyü.

 Orman, Gökyüzü ve Bir Avuç Hatıra

Çekmeköy’den Şile’ye uzanan o bir saatlik yol, sadece asfalt ve kilometreden ibaret değildi. Sağımızda ormanın kadim yeşili, tepemizde nefis bir gökyüzü... Arabadaki dostlarla yapılan gırgır şamata, araya sızan o derin ve kadim sohbetlerle birleşince; eski hatıralar zihnimin dehlizlerinde birer birer çiçek açtı. İyi ki gelmişim! Son anda vazgeçmenin soğuk nefesinden kurtulup, bu yeşil rüyanın içine dalmak, ruhumun en saf ihtiyacıymış.

 Vadinin Tepesinde Bir Konuk Evi: Çam Kokulu Rüyalar

Nezih otelimize adım attığımızda bizi karşılayan o keskin çam kokusu, vadinin en tepesindeki konuk evinin zarif dekorasyonuyla mühürleniyordu. Odaya girer girmez cama koştum; kırmızı çatılı evlerin üzerinden uzaklara, ucu bucağı olmayan hayallere daldım. Manzara bile ruhumun tozunu almaya yetti. Ama o tatlı dalgınlık, karnımdan gelen "hazırlan" sinyaliyle bölündü; şimdi o büyük sofrada buluşma vaktiydi!

 Bir Masa, Binlerce Kahkaha ve Gece

Restoran bölümüne doğru ilerlerken kalbimdeki o tarifsiz kabarma... Bir masanın etrafında toplanmış okul arkadaşlarım; kimileri eşleriyle, kimileri evlatlarıyla... Zamanın ne kadar hızlı aktığını, ama kalplerin nasıl da "dünkü bebek" kadar taze kaldığını o an anladım.

Gece ise hafızalara gümüş bir kalemle yazıldı: Tatlı melodiler, gecenin kadifemsi karanlığında pırlanta gibi parlayan ışıklar ve yüzlerdeki o hınzır, sevimli gülüşler... Ne sohbete doyabildik, ne de hayatın ritmine.

Havuzun Masmavi Derinliği ve "Peştemal Şov"

Ertesi gün, muazzam bir kahvaltının ardından güneşin kollarına bıraktık kendimizi. Havuz başı, en haylaz arkadaşlarımızın o meşhur "peştemal şovları" ve şen kahkahalarımızla yankılandı. Sanki hiç büyümemişiz gibi; kızlar hala o okul bahçesindeki taze ruhlar...

Havuza havalı bir giriş yaptığımda, kulağıma giren o ılık suyun sesine teslim ettim kendimi. Sırt üstü uzanıp gökyüzünden geçen, ta uzaklardan bana el sallayan uçağa selam gönderirken; hem o kalabalık içinde kendimle kalabilmenin asaletini, hem de o dostlukla çoğalmanın muazzam sevincini yaşadım. Her kulaçta ağaçlar bana eşlik etti, her nefeste umut tazeledim.


⚓ Madame Savon’un Gönül Notu:

Çocukluk arkadaşlıkları, ailenizden bile öte bir yere konumlanır bazen. Mutluluğu da kederi de paylaştığınız o insanlar, sizin aynanızdır. Buzdağının görünen tarafında her şey mükemmeldi; dilerim her birinin kendi saklı hayatındaki "görünmeyen tarafı" da en az bu tatil kadar ışıklı ve mesuttur.

Hayata ve tüm telaşlara rağmen; yaşamak da, umut etmek de çok güzel... Umudumuzu yitirmeyeceğimiz bir dünya diliyorum herkese.

ŞİLE DOĞA TATİL KÖYÜ – TÜLİN ÖZKUL / 2018



DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...