1.04.2026

Kıbrıs Günlükleri :Akdeniz’in Mavi Duası


Akdeniz’in Mavi Duası: Kıbrıs ve Gazimağusa Günlüğü

Selamlar, gönlü güneşli dostlarım! Bu yaz, takvimler en sıcak günleri gösterirken ruhumuzu Akdeniz’in o bin yıllık masalına, Yavru Vatan Kıbrıs’ın kucağına bıraktık. Bir seyyahın kalbi nerede atarsa dünya orasıdır derler; bizim kalbimiz bu kez tarihin taşlara, denizin ise kumlara şiir yazdığı Gazimağusa’da attı.


✈️ Bulutların Üstünden Ercan’a: Yolculuk Başlıyor

İstanbul’un kalbi Sabiha Gökçen Havalimanı’nda başlayan o tatlı telaş, uçağımızın tekerlekleri Ercan Havalimanı’na değdiği an yerini ılık bir huzura bıraktı. Pasaporttan geçer geçmez bizi karşılayan o kendine has Kıbrıs havası, yeni bir maceranın ilk cümlesi gibiydi.

Havalimanında bizi bekleyen Kipas transfer aracımızla, adanın sarı başaklı tarlaları ve masmavi göğü eşliğinde Gazimağusa’daki otelimize doğru süzüldük. Yol boyu uzanan okaliptüs ağaçları, sanki şehre girmeden bizi selamlıyordu.


🏰 Gazimağusa: Tarihin Taşlaştığı Şehir

Gazimağusa, sadece bir şehir değil; Orta Çağ’dan kalma bir şövalye destanıdır. Surların içine adım attığınızda zamanın durduğuna yemin edebilirsiniz.

  • Lala Mustafa Paşa Camii (St. Nicholas Katedrali): Gotik mimarinin Akdeniz güneşiyle yıkandığı o muazzam yapı... Bir zamanlar kralların taç giydiği bu katedral, şimdi gökyüzüne yükselen minaresiyle tarihin en zarif dönüşümünü fısıldıyor.

  • Othello Kalesi: Shakespeare’in dizelerine ilham olan o vakur surlar... Denize bakan burçlarında durduğunuzda, Venedikli askerlerin uzak ufukları bekleyişini iliklerinize kadar hissedersiniz.

  • Namık Kemal Zindanı: Vatan şairimizin sürgün günlerini geçirdiği o taş oda; hürriyetin ve edebiyatın Kıbrıs toprağına kazınmış mührüdür.


🥀 Bir Hüznün Anatomisi: Kapalı Maraş

Yolculuğumuzun en dokunaklı durağı kuşkusuz Kapalı Maraş oldu. Bir zamanlar "Akdeniz’in Las Vegas’ı" olarak anılan, dünyanın en lüks otellerinin ve en parlak yıldızlarının buluşma noktası olan bu semt, şimdilerde sessiz bir hatıralar denizi.

  • Hayalet Şehrin Sessizliği: Sokaklarında yürürken, 1974’te asılı kalmış hayatların izlerini görüyorsunuz. Boş vitrinler, sahipsiz balkonlar ve kumların istila ettiği o görkemli binalar... Maraş, bir yanıyla derin bir hüzün, bir yanıyla da tarihin en çarpıcı fotoğraf karesi. Altın rengi kumsalı ve dokunulmamış turkuaz deniziyle, insanın içini sızlatan ama mutlaka görülmesi gereken bir "zaman kapsülü."


🌊 Deniz, Kum ve Güneşin Vuslatı

Gazimağusa’nın plajları, yeryüzünde cennetten bir parça çalınmış gibidir. Glapsides ve Silver Beach gibi sahillerde kumlar ayaklarınızın altında altın bir toz gibi dağılırken, deniz çarşaf gibi önünüze serilir. Suyun o berrak turkuazı, sadece gözlerinizi değil, ruhunuzu da yıkar.


🍽️ Damaklarda Bir Kıbrıs Şöleni: Lezzet Durakları

Kıbrıs demek, sadece gezmek değil, sofranın o kadim bereketine ortak olmaktır.

  • Geleneksel Tatlar: Hellim peynirinin ızgaradaki kokusu, şeftali kebabının o damak çatlatan lezzeti ve molehiya yemeğinin derin aroması...

  • Özel Restoranlar: Surların içindeki butik restoranlarda, bakınız ; ASPAVA RESTAURANT  taş duvarların serinliğinde yenen bir akşam yemeği; yanına eşlik eden Kıbrıs şaraplarıyla bir şölene dönüşür. Özellikle taze deniz ürünleri ve Kıbrıs mezelerinin o bitmek bilmeyen çeşitliliği, seyahatin en lezzetli anılarıdır.


🛍️ Alışveriş ve Kültürel Dokunuş

Mağusa’nın dar sokaklarında butik dükkanlardan el yapımı Lefkara işi nakışlar alabilir, Kıbrıs’a özgü çöreklerin ve yerel kahvelerin kokusunu takip edebilirsiniz. Modern alışveriş merkezlerinden ziyade, yerel zanaatkarların ellerinden çıkan her parça, adanın ruhundan bir parça taşır.


🏨 Konaklama: Konforun Estetikle Buluştuğu Adresler

Gazimağusa’da konaklamak için pek çok seçenek mevcut:

  • Arkın Palm Beach: Maraş’ın hemen kıyısında, tarihin ve lüksün kucaklaştığı, denizi odanıza getiren bir klasik.

  • Salamis Bay Conti: Hem tarihi Salamis harabelerine yakınlığı hem de devasa sahil şeridiyle tam bir tatil cenneti.


Gazimağusa; hüznün zarafetle, tarihin denizle ve dostluğun sofrayla harmanlandığı, Akdeniz’in en asil kızıdır. Biz burada sadece bir tatil yapmadık; bir tarihin içinde yürüdük, bir denizin mavisinde kaybolduk.

Yeni rotalarda, yeni günbatımlarında görüşmek dileğiyle... Kıbrıs rüzgârı kalbinizden hiç eksik olmasın.

Kıbrıs’ın Saklı Cenneti: Karpaz Yarımadası ve Gök Mavisi Bir Rüya

Bugün rotamızı adanın en doğusuna, haritada bir parmak gibi denize uzanan, tabiatın henüz dokunulmamış o mağrur köşesine; Karpaz’a çeviriyoruz. Burası sadece bir coğrafya değil; hürriyetin, sükûnetin ve kadim geleneklerin son kalesidir.


🛣️ Yolların Ucunda: Merkeze Uzaklık ve Ulaşım

Gazimağusa’nın merkezinden yaklaşık 80-90 kilometre süren bu yolculuk, yaklaşık 1,5 saatlik bir görsel şölen sunuyor. Toplu taşımanın kısıtlı olduğu bu bakir rotaya gitmenin en güzel yolu; ya bizim gibi özel bir turla ya da altınıza kiralık bir araç alarak, yol üzerindeki köylere uğraya uğraya gitmektir. Kıvrımlı yollar sizi bir yanda masmavi deniz, diğer yanda asırlık zeytin ağaçlarıyla karşılar.


🫒 İlk Durak: Zeytinyağı Fabrikası ve Bereketli Köyler

Karpaz yolunda duraksadığımız o küçük köylerde, zamanın yavaş aktığına şahitlik ediyoruz.

  • Altın Sıvının Hikâyesi: Yol üzerindeki geleneksel Zeytinyağı Fabrikası’na uğradığımızda, taze sıkılmış zeytinyağının o geniz yakan, meyvemsi kokusu bizi karşılıyor. Toprağın bereketi olan bu iksiri tadarken, Kıbrıs’ın gerçek ruhuna dokunuyoruz.

  • Köy Meydanları ve El Emeği: Karpaz köylerinde, kerpiç evlerin önünde oturan teyzelerin ellerinden çıkan Lefkara işi nakışlar ve koza işi el sanatları, adanın kültürel mirasını birer nişan gibi taşıyor.


⛪ Kutsal Bir Vaha: Apostolos Andreas Manastırı

Yarımadanın en ucunda, dalgaların dövdüğü o sarp kayalıkların üzerinde yükselen Apostolos Andreas Manastırı, sadece Rumlar için değil, tüm inananlar için bir huzur limanı.

  • Şifalı Sular ve Rum Kahvesi: Manastırın avlusunda, mucizevi olduğuna inanılan şifalı sudan içip bir mum yaktıktan sonra, hemen yanı başındaki küçük kahvede közde pişmiş bir Rum Kahvesi yudumlamak... Yanında servis edilen o meşhur macunlarla (ceviz veya turunç reçeli) bu anı ölümsüzleştiriyoruz.

  • Pazar Yeri: Manastırın girişindeki küçük tezgâhlarda köylülerin sattığı yerel ballar, hellimler ve el emeği takılar, seyahatimizden kalan en naif hatıralar oluyor.


🫏 Yolun Hür Sahipleri: Karpaz’ın Hür Eşekleri

Manastıra giden yolda başınızı uzatıp arabanızın camından içeri bakan, o meşhur Hür Eşekler ile karşılaşacaksınız. Onlar Karpaz’ın gerçek sahipleri! Yanınızda getirdiğiniz birkaç dilim ekmek veya havuçla bu sevimli dostlarımızın kalbini kazanabilir, doğanın kucağında unutulmaz fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.


🏖️ Altın Bir Sonsuzluk: Golden Beach (Altın Kumsal)

Gözlerinizi kapatın ve uçsuz bucaksız, el değmemiş, altın rengi bir sahil hayal edin... İşte burası Altın Kumsal. Caretta carettaların yumurtalarını bıraktığı, turkuazın binbir tonunun kumla vuslat yaşadığı bu plaj, Akdeniz’in en temiz ve en bakir kıyısıdır. Burada denize girmek, sanki dünyanın ilk sabahına uyanmak gibidir.

⛺ Karpaz’da Yıldızlarla Uyanmak: Doğanın Kalbinde Kamp Durakları

Karpaz sadece köyleri ve manastırıyla değil, aynı zamanda gökyüzünü bir yorgan gibi üzerinize çekebileceğiniz o uçsuz bucaksız kamp alanlarıyla da meşhur. Eğer lüks otellerin duvarları size dar geliyorsa, ayağınızın altına serilen o altın kumların ve başınızın üstündeki samanyolunun büyüsüne kapılmaya hazır olun.


🌊 Altın Kumsal’ın Kucağında: Bakir Bir Uyku

Karpaz denince kamp tutkunları için akla gelen ilk ve en görkemli adres kuşkusuz Altın Kumsal (Golden Beach) çevresidir.

  • Denizle Vuslat: Çadırınızı kumların biraz gerisine, maki bitkilerinin gölgesine kurduğunuzda; sabah güneşinin turkuaz sular üzerindeki ilk dansıyla uyanırsınız. Burada resmi bir işletme beklemek yerine, doğanın sunduğu o muazzam sadeliğe razı olmak gerekir.

  • Caretta Carettaların Komşuluğu: Unutmayın, burası caretta caretta kaplumbağalarının kutsal yuvasıdır. Gece yaktığınız kamp ateşinin ışığını denizden uzak tutarak, bu dilsiz dostlarımızın yolculuğuna saygı duymak, doğayla kurulan en asil bağdır.


🌳 Rizokarpaso (Dipkarpas) ve Bungalov Kampları

Eğer "çadırım olsun ama bir yanımda da küçük bir konfor ararım" derseniz, Dipkarpas köyünden manastıra uzanan yoldaki butik kamping alanları sizi bekliyor.

  • Hür Eşeklerin Selamı: Bu bölgelerdeki kamp alanlarında sabah kahvenizi yudumlarken, çadırınızın yanına kadar gelen hür eşeklere elma ikram etmek seyahatin en neşeli anısı olur.

  • Karpaz Arch View Kamping: Bölgenin dokusuna uygun, taş mimariyle harmanlanmış kamp alanlarında hem çadır kurabilir hem de ortak kullanım alanlarında yerel halkla sohbet edip o meşhur Zeytinli Hellimli ekmeklerin tadına bakabilirsiniz.


✨ Kampçının Not Defteri: Küçük İpuçları

Karpaz’da kamp yapmak büyüleyicidir ama hazırlıklı olmayı gerektirir:

  • Yıldız Tozu Altında: Işık kirliliğinin sıfır olduğu bu bölgede, gece başınızı yukarı kaldırdığınızda göreceğiniz yıldız yoğunluğu sizi büyüleyebilir. Yanınıza mutlaka iyi bir mat ve hafif bir tulum alın; Akdeniz’in gecesi serin ve nemli bir masal gibidir.

  • Lojistik Destek: Merkeze uzak olduğunuz için yanınızda bol su, güneş enerjili şarj aletleri ve tabii ki çevreye zarar vermeyen atık poşetlerinizi bulundurmayı unutmayın. Doğayı nasıl bulduysak, gelecek seyyahlara da öyle pırıl pırıl bırakmak bizim blogger yeminimiz olsun.


🍯 Sabahın İlk Işıklarıyla Kahvaltı

Kamp ocağınızda demlediğiniz çayın buğusu, denizden gelen iyot kokusuyla birleştiğinde; Petek Pastanesi’ndeki o görkemli sofrayı aratmayacak bir huzur bulacaksınız. Yanınıza Dipkarpas köyünden aldığınız taze hellim ve köy domateslerini de eklediniz mi, işte dünyanın en zengin sofrası önünüzde!


 Karpaz Sahilleri, Kıbrıs - 2026 Ateşin Lezzetle Dansı: Testi Kebabı ve Et Şöleni

Karpaz’ın temiz havası acıktırdığında, yöresel bir restoranda kuruluyoruz o meşhur sofraya.

  • Testi Kebabı: Toprak testilerin içinde, odun ateşinde saatlerce ağır ağır pişen kuzu etleri... Testi önünüzde kırıldığında yayılan o koku, Kıbrıs mutfağının zirvesidir. Yanında servis edilen bol taze nane, köy yoğurdu ve fırın makarnasıyla bu ziyafet, damağımızda silinmez izler bırakıyor.

Karpaz, Kıbrıs’ın en saf, en içten gülümsemesidir. Eğer ruhunuzu dinlendirmek, modern dünyanın gürültüsünden kaçıp tarihin ve doğanın kollarına atılmak istiyorsanız; bu ince uzun parmağın ucundaki mucizeyi mutlaka görmelisiniz.

Yarın sabah, bu kez rotamızı adanın kalbi Lefkoşa’nın tarihi sokaklarına çevireceğiz. Yeni rotalarda, yeni hikâyelerde buluşmak üzere...

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Karpaz Yarımadası, Kıbrıs - 2026


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com













                             










































































                                            



28.03.2026

Burgazada: Bir Ada Hikayesi ve Yeniden Başlama Sanatı



Burgazada: Bir Ada Hikayesi ve Yeniden Başlama Sanatı

 "Vapur iskeleye yanaştığında, sadece bir adaya ayak basmıyorsunuz; şehrin gürültüsünü, 'yetişmem gerek' telaşını ve omuzlarınızdaki o ağır yükleri denize bırakıyorsunuz. Burgazada, İstanbul’un diğer adalarına benzemez. Daha sakin, daha şairane, daha bizden... Sait Faik’in hikayelerindeki o naif balıkçı kasabası ruhu, bugün hala sokaklarında yaşıyor."Burgazada’da zaman, bildiğimiz kol saatlerinin ya da telefon ekranlarının ritmiyle akmaz. Orada zaman, vapurun iskeleye bıraktığı köpüklerle başlar, tepedeki çamların arasından süzülen rüzgarın sesiyle genişler ve denizin mora çaldığı o uzun gün batımıyla mühürlenir.

Burgazada’da Zamanın Rengi ve Ritmi

Sabah: Gümüşi Bir Uyanış Burgazada’da sabah, martıların neşeli çığlıkları ve taze fırınlanmış Ergün Pastanesi poğaçalarının kokusuyla uyanır. Sokaklar henüz boşken, güneş denizin üzerinden gümüş bir tepsi gibi yükselir. Aya Yorgi Garibi Manastırı’na doğru çıkan yokuşta, ayağınızın altındaki çakıl taşlarının sesi en net melodidir. Zaman burada "acele etme" der; bir banka oturup denizi izlemek, dünyanın en önemli işiymiş gibi hissettirir.

Öğle: Begonvil Gölgeli Sessizlik Güneş tepeye yükseldiğinde, ada o meşhur sessizliğine gömülür. Evlerin pencerelerinden taşan begonvillerin gölgesi, dar sokaklardaki Arnavut kaldırımlarına düşer. Hani o merak ettiğimiz çiçekli evlerin önünden geçerken, içeriden gelen bir fincan kahve kaşığının tıkırtısını duyarsınız. Zaman, bir kedinin güneşin altında gerinmesi kadar yavaştır. Sait Faik’in müze evinin önünde durduğunuzda, onun bir hikayesine misafir olmuşsunuz gibi bir his kaplar içinizi. "Yazmasam deli olacaktım" dediği yerdesinizdir; üretme arzusu, durağan zamanın içinde çiçek açar.

Öğleden Sonra: Kalpazankaya’ya Doğru Bir Yolculuk Zamanın en masalsı hali, iskeleden uzaklaşıp adanın arkasına, Kalpazankaya’ya doğru yürüdüğünüz o yarım saattir. Sağınızda uçsuz bucaksız bir mavi, solunuzda ise çam kokulu bir orman... Yürürken zihninizdeki o "iş arama", "gelecek kaygısı" veya "başarısızlık korkusu" gibi düğümler tek tek çözülür. Her adım, sizi kendinize biraz daha yaklaştırır. Yolun sonunda, sarp kayalıkların üzerine tünemiş o eşsiz manzarada bir mola verdiğinizde, zamanın sadece "şu an"dan ibaret olduğunu anlarsınız.

Akşam: Mor Bir Mühür Güneş batarken Burgazada, İstanbul’un en güzel silüetine bürünür. Gökyüzü önce turuncuya, sonra pembeye ve en sonunda derin bir mora döner. İskeledeki restoranların ışıkları denize dökülmeye başladığında, vapurun son seferi ufukta görünür. O vapurun ışıkları, sanki şehrin tüm gürültüsünü alıp uzağa götürüyor gibidir. Adada kalanlar için zaman, denizin kıyısında yenen lezzetli bir yemeğin ve dostça edilen sohbetlerin içine gizlenir.

"Burgazada’da zaman, harcanan bir şey değil, yaşanan bir şeydir. 

1. Sait Faik Abasıyanık Müzesi: "Bir İnsanı Sevmekle Başlar Her Şey"

Ada hayatının kalbi burasıdır. Yazarlık ve yaratıcılık üzerine çalışanlar için bu ev bir mabet.

  • Neden Gitmeli? Müzenin balkonundan denize bakarken, kendi hayat hikayenizi yazmak için ilham toplayabilirsiniz.

2. Kalpazankaya: Gün Batımı Ritüeli

Adanın en ucunda, sarp kayalıkların üzerinde...

  • Deneyim: Buraya iskeleden faytonla değil, o güzel ağaçlı yollardan yürüyerek (yaklaşık 30-40 dakika) gidin. Yol boyu göreceğiniz o ahşap evler, hani o "kim oturuyor içinde?" dediğimiz çiçekli pencereler size eşlik edecek.


 Burgazada’da Tadı Damakta Kalanlar (Yemek Yerleri)

  • Antigoni Restoran: İskelede denizin tam üzerinde. Taze mezeleri ve balıklarıyla akşam yemeği için klasik ve şık bir tercih.

  • Barba Yani: Meşhurdur ama kalabalık olabilir. Mezelerinden "Patlıcan Ezme"yi mutlaka deneyin.

  • Ergün Pastanesi: Meşhur çilekli milföy pastası! Adadan dönmeden önce alınacak en güzel ödül.

  • Sütlü Kahve: Sabah kahvaltısı veya öğleden sonra kitap okuyup kolaj fikirleri tazelemek için iskele civarındaki en samimi köşe.


Adada Kalmak: Geceyi Begonvillerle Geçirmek

  • Pyrgos Hotel: Adanın en bilinen ve şık otellerinden biri. Odaların balkonundan denizi izlemek bir meditasyon gibi.

  • Butik Pansiyonlar: Adanın ara sokaklarında, restore edilmiş eski konaklarda oda kiralayan yerel işletmeleri tercih edin. Pencerenizi açtığınızda içeri giren yasemin kokusu paha biçilemez.

 Diğer Adalara Kısa Bir Bakış (Ada Yaşamı)

  • Heybeliada: Daha akademik, daha yeşil. Ruhban Okulu’nun sessizliği ve çam limanının huzuru... 

  • Büyükada: Adaların en görkemlisi. Maden tarafındaki o devasa malikaneler, aslında "başarının" estetikle birleşmiş halidir.

  • Kınalıada: Daha modern, daha yazlıkçı. Denizi en temiz olanlardan biridir, günübirlik bir enerji tazeleme noktası.


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com 


















Kökleri Aynı, Yönleri Farklı Nehirler: Kardeşliğin Anatomisi ve Sessiz İnfazı

  Kökleri Aynı, Yönleri Farklı Nehirler: Kardeşliğin Anatomisi ve Sessiz İnfazı İnsanoğlunun bu yeryüzünde deneyimlediği en karmaşık, en giz...