6.04.2026

BAŞTAN BAŞA BÜYÜK AZERBAYCAN SERÜVENİ: ŞEKİ VE GENCE

 

Ateş Ülkesi’nin Kadim Çağrısı Bazı topraklar sadece coğrafya değil, birer hafıza merkezidir. "İki Devlet, Tek Millet" şiarıyla kalbimize mühürlediğimiz Azerbaycan, modern gökdelenlerin gölgesinde saklı kalmış bin yıllık kervansarayları, sönmeyen kutsal ateşleri ve Hazar’ın serin nefesiyle bizi çağırıyor.  Madame Savon YOLDA ekibi olarak; Bakü’nün fütüristik çizgilerinden Kınalık’ın bulutlara değen taş evlerine uzanan epik bir yolculuğa çıkıyoruz. Hazır olun; bu bir tatil değil, tarihin ve kardeşliğin izinde bir ruh tazeleme serüvenidir!

Harika bir nokta! Aslında Nizami Caddesi ve halk arasında bilinen adıyla Targovı (Torgovaya), Bakü'nün kalbinin attığı yerdir. Hemen listemizi bu ikonik noktaları ve merkezdeki diğer önemli caddeleri içerecek şekilde detaylandıralım:

1. Bakü Merkez: Gezilecek En Ünlü Caddeler ve Meydanlar

Bakü'nün merkezi, Avrupa mimarisi ile Doğu kültürünün harmanlandığı, yürümeye doyamayacağınız caddelerle doludur.

  • Nizami Caddesi (Targovı): Burası Bakü’nün İstiklal Caddesi gibidir. Adını şair Nizami Gencevi'den alır. "Targovı" ismi ise Rusça "Ticaret Caddesi" anlamına gelir. Tarihi binaları, lüks mağazaları ve gece yanan büyüleyici avizeleriyle şehrin en popüler yürüyüş rotasıdır.

  • Fevvareler Meydanı (Fountains Square): Nizami Caddesi ile birleşen, içinde onlarca farklı tasarıma sahip fıskiyenin bulunduğu geniş meydan. Burası kafelerin, sokak sanatçılarının ve sosyal hayatın merkezidir.

  • Bakü Bulvarı (Denizkenarı Milli Park): Hazar Denizi kıyısı boyunca kilometrelerce uzanan devasa park. Burada yürüyüş yapabilir, Venedik (Küçük Venedik) kanallarında gondolla gezebilir veya Bakü Kristal Salonu'na kadar bisiklet sürebilirsiniz.

  • İstiklal (İstiglaliyyat) Caddesi: Şehrin en eski ve en görkemli caddelerinden biridir. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi, Belediye Binası ve Filarmoni Bahçesi gibi muazzam mimariye sahip binalar bu cadde üzerindedir.

  • Petrolcüler (Neftçilər) Caddesi: Bulvar boyunca uzanan bu geniş cadde, Formula 1 yarışlarının da yapıldığı, şehrin modern ve görkemli yüzünü temsil eden ana damardır.


2. Şehir Merkezinde Görülmesi Gereken Diğer Yerler

  • İçerişehir (Old City): UNESCO koruması altındaki labirent sokaklar. Kız Kalesi ve Şirvanşahlar Sarayı buradadır. Buradaki hediyelik eşya dükkanlarından antika halılar ve magnetler alabilirsiniz.

  • Dağüstü Park ve Şehitler Hıyabanı: Şehri en tepeden görebileceğiniz yer. Füniküler ile çıkmanızı öneririm; tüm Bakü ayaklarınızın altında kalacak.

  • Alev Kuleleri (Flame Towers): Dağüstü Park'ın hemen yanında yer alan, akşamları LED gösterileriyle "yanan" üç dev kule.

  • Minyatür Kitap Müzesi: İçerişehir'de bulunan, dünyanın en küçük kitaplarının sergilendiği çok ilginç ve ücretsiz bir müze.


Bakü ve Yakın Çevresi (Merkez Dışı)

Bakü merkezden 30-60 dakikalık sürüş mesafesinde olan bu yerler, ülkenin kültürel ve doğal mirasını anlamak için şart.

  • Gobustan Milli Parkı: UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu bölgede, binlerce yıl öncesinden kalma kaya resimlerini (petroglifler) görebilirsiniz.

  • Çamur Volkanları: Dünyadaki çamur volkanlarının yarısından fazlası Azerbaycan’dadır. Gobustan yakınındaki bu volkanlar, sanki başka bir gezegendeymişsiniz hissi verir.

  • Ateşgah (Ateş Tapınağı): Surahanı bölgesinde yer alan bu antik yapı, bir zamanlar Zerdüştler ve Hindular için kutsal bir ibadet merkeziydi.

  • Yanardağ: Yerin altından çıkan doğal gazın etkisiyle yüzyıllardır sönmeden yanan bir tepe. Özellikle akşam saatlerinde büyüleyicidir.

  • Haydar Aliyev Kültür Merkezi: Mimari bir deha ürünü olan bu bina, sadece dışıyla değil, içindeki sergilerle de modern Azerbaycan'ın simgesidir.


2. Tarih ve El Sanatları: Şeki (Şəki)

Bakü'den yaklaşık 4-5 saat uzaklıktaki Şeki, Azerbaycan'ın en otantik ve tarihi şehridir.

  • Şeki Han Sarayı: Tek bir çivi bile çakılmadan, şebeke adı verilen renkli cam sanatı ile yapılmış bir başyapıttır.

  • Kervansaray: İpek Yolu üzerinde yer alan bu tarihi otelde hala konaklayabilir veya avlusunda çay içebilirsiniz.

  • Kiş Köyü ve Arnavut Kilisesi: Kafkas Albanyası'na ait bu antik kilise, bölgenin Hristiyanlık tarihine ışık tutar.

  • Şeki Helvası: Buraya kadar gelmişken o meşhur Şeki helvasını (baklavasını) denemeden dönmeyin!


3. Doğanın Kalbi: Gence ve Göygöl

Ülkenin ikinci büyük şehri Gence ve çevresi, yeşili sevenler için idealdir.

  • Göygöl ve Maralgöl: Bir deprem sonucu oluşan bu krater gölleri, Azerbaycan'ın en ikonik doğa manzaralarına sahiptir. Göygöl'ün çevresindeki ormanlar özellikle sonbaharda tam bir tablo gibidir.

  • Gence Şehir Merkezi: Şeyh Nizami Gencevi'nin türbesi, tarihi Cuma Camii ve ünlü "Şişe Ev" mutlaka görülmeli.


4. Kayak ve Dağ Havası: Şahdağ ve Tufandağ

Eğer kışın veya serin bir bahar havasında gidiyorsanız Kuzey Azerbaycan'ın dağlık bölgeleri muazzamdır.

  • Kusar (Qusar) - Şahdağ: Azerbaycan’ın ilk ve en büyük kayak merkezidir. Yazın bile teleferikle çıkıp manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

  • Gelebe (Qəbələ): "Azerbaycan'ın İsviçre'si" olarak bilinir. Tufandağ Kayak Merkezi, Yeddi Güzel Şelalesi ve Gabaland eğlence parkı ile çocuklu aileler için de harikadır.


5. Saklı Köyler: Xınalıq (Kınalık)

Kafkas Dağları'nın zirvesinde, deniz seviyesinden yaklaşık 2.350 metre yükseklikte yer alan bu köy, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Kendilerine has dilleri ve yaşam tarzları olan bu insanların yaşadığı köy, doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için vazgeçilmezdir.


Küçük Bir İpucu

Azerbaycan'ın bölgelerine giderken yollarda satılan yerel meyveleri, reçelleri ve meşhur Lengeran çayını denemeyi ihmal etmeyin.

🏘️ EKSTRA DURAKLAR: ZAMANIN DURDUĞU KADİM KÖYLER

  • Kınalık Köyü (2.200 Rakım): 5.000 yıllık kesintisiz yaşamıyla bir "yaşayan müze". Şahdağ ve Tufandağ zirveleri arasında, dünyanın en yüksek yerleşimlerinden birinde, tarihin ilmeklerini hissedeceksiniz.

  • Lahiç Köyü: Bakır işçiliğinin dünyadaki merkezi. Arnavut kaldırımlı sokaklarda yankılanan usta çekiç sesleri ve Orta Çağ mimarisi sizi büyüleyecek.

Bir kardeşlik destanı olarak  dönüş yolunda uçak kanatlarını Hazar’ın üzerinden süzülürken, cebimizde sadece hediyelik ipekler veya Şeki helvaları olmayacak. Zihnimizde Yanardağ’ın sönmeyen ateşi, kalbimizde Gence pazarlarındaki o samimi "Ay kardaş!" seslenişi ve ruhumuzda Kınalık’ın tertemiz dağ havası kalacak.

Biz bu yollara sadece yer görmeye değil; ortak tarihimizin köklerine dokunmaya, kardeşliğimizi pekiştirmeye ve Kafkasya’nın o vakur duruşundan pay almaya çıktık. Madame Savon YOLDA olarak bir rotayı daha "yaşayarak" bitirmenin gururuyla dönerken, biliyoruz ki Ateş Ülkesi’nin sıcaklığı içimizi ısıtmaya devam edecek.

Gidiyoruz ama kalbimizi Bakü'nün rüzgarına bıraktık. Bir sonraki serüvende görüşmek üzere Azerbaycan!

Madame  Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com



                                              ŞEKİ SARAYINDAN GÖRÜNTÜLER 

           

















KAFKASYA'NIN GÖKYÜZÜNE UZANAN ELLERİ: GÜRCİSTAN ,SVANETİ, MESTİA SERÜVENİ

 


🏔️ Kafkasya’nın Gökyüzüne Uzanan Elleri: Svaneti & Mestia Kültür ve Doğa Serüveni

Bulutların Üzerinde Bir Zaman Yolculuğu Modern dünyanın gürültüsünü geride bırakıp, zamanın durduğu, dev buzulların ve gökyüzünü delen antik taş kulelerin diyarına gidiyoruz. Madame Savon YOLDA ile 2025 yılında rotamız; Kafkasya’nın efsanevi bölgesi Svaneti! Karadeniz’in hemen ardında yükselen karlı zirveler, yemyeşil vadiler ve UNESCO koruması altındaki köylerle ruhumuzu tazelemeye hazır mısınız? Bu sadece bir gezi değil; doğanın en saf haliyle buluşma, kadim bir kültürün izini sürme hikayesidir.


🗺️ ADIM ADIM SVANETİ MASALI

1. GÜN: Rize'den Kutaisi’nin Tarihi Dokusuna Yolculuğumuz Rize’den başlıyor. Sarp sınır kapısından Gürcistan’a adım atıp, rotamızı büyüleyici Kutaisi’ye çeviriyoruz. Akşam saatlerinde şehrin kalbi olan Kutaisi Meydanı, ışıl ışıl Kolhis Çeşmeleri ve nostaljik Beyaz Köprü’yü keşfedip Kafkasya atmosferine ısınıyoruz.

2. GÜN: Sovyet Nostaljisi ve UNESCO Mirası Uşguli Sabah, Gürcistan’ın en büyük kapalı pazarı olan Yeşil Çarşı’da (Green Bazaar) güne başlıyoruz. Baharatların kokusu, yerel peynirlerin tadı ve meşhur churchkhela’lar arasında kaybolacağız. Ardından rotamız, Avrupa’nın sürekli yaşam olan en yüksek yerleşimi: Uşguli. Orta Çağ şatolarını andıran Svan kuleleri arasında şömine başında geçireceğimiz gece, size masaldaymış gibi hissettirecek.

3. GÜN: Şhara Buzulu ve Mestia’nın Büyüsü Güne jeeplerle Şhara Dağı buzuluna doğru heyecanlı bir geçişle başlıyoruz. Dev buzulları yakından görüp doğanın mucizesine tanıklık ettikten sonra Svaneti’nin merkezi Mestia’ya geçiyoruz. Akşam ise bizi canlı Svan müzikleri ve kulelerin mistik ışıkları bekliyor.

4. GÜN: Şelaleler, Göller ve Kraliçe Tamara’nın İzleri Orman içinden yapacağımız keyifli bir yürüyüşle, Kafkasya’nın en görkemli su gösterisi olan Şutugra Şelalesi’ne varıyoruz. Yürüyüş sonrası göl kenarında dinlenip, Mestia’nın simgesi Kraliçe Tamara heykelini ve zengin Svan Müzesi’ni ziyaret ederek kültürel bir doyuma ulaşıyoruz.

5. GÜN: Adrenalin Dolu Final: Koruldi Gölleri ve Batum 4x4 araçlarla uçurumların kenarından, adrenalin dolu bir off-road macerasıyla Koruldi Gölleri’ne çıkıyoruz. Alpin çayırların arasında Kafkasya’nın dev zirvelerini fotoğrafladıktan sonra dönüş yoluna geçiyoruz. Laz şehirlerinden ve Amazon ormanlarını andıran Kolhis ormanlarından süzülerek Batum'un ışıklı dünyasına merhaba diyoruz.

KAPANIŞ: Kalbimiz Kafkas Dağlarında Kaldı... Dönüş yolunda Sarp sınır kapısına yaklaştığımızda, cebimizde sadece fotoğraflar olmayacak; zihnimizde bin yıllık Svan kulelerinin heybeti, damağımızda imereti sulguni peynirinin tadı ve ruhumuzda Şhara Buzulu’nun dinginliği olacak. Madame Savon YOLDA olarak biz, Kafkasya’nın zirvelerinde birer iz bırakırken, o yolların bizi çok daha güçlü insanlar yaptığını biliyoruz.

Siz de bu kadim coğrafyanın ruhuna dokunmak, doğanın kalbinde kendinizi bulmak isterseniz, biz buradayız. Bir sonraki rotada, bir başka zirvenin gölgesinde buluşmak üzere!

Doğayla kalın, Svaneti’nin ışığında kalın!

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com

Gezi Sponsoru çoruh turizm


















KAFKASYA'DA BİR YENİ YIL MASALI: TİFLİS SERÜVENİ

 

Madame Savon YOLDA farkıyla Kafkasya’nın kalbine, tarih ve modernizmin raks ettiği o büyülü şehre, Tiflis’e (Tbilisi) derin bir yolculuğa çıkıyoruz. Kura Nehri’nin (Mtkvari) ikiye böldüğü bu şehir, sadece bir başkent değil; her sokağı ayrı bir şiir, her binası ayrı bir hikayedir.

İşte Tiflis’i avucunuzun içi gibi tanımanızı sağlayacak kapsamlı şehir rehberimiz:


🏛️ Kafkasya’nın İncisi Tiflis: Tarih, Lezzet ve Sanat Rehberi

🏗️ Şehir Hakkında Genel Bakış

Tiflis, 5. yüzyıldan beri ayakta olan, İpek Yolu üzerinde kurulmuş çok kültürlü bir başkenttir. Şehrin ismi Gürcüce "Tbili" (Ilık) kelimesinden gelir; bu da şehrin meşhur sülfürlü sıcak su kaynaklarına bir atıftır. Bir yanda daracık taş sokaklı Eski Tiflis (Old Town), diğer yanda ise fütüristik köprüler ve gökdelenlerle modern bir metropol sizi karşılar.


🏨 Konaklama: Nerede Kalmalı?

Tiflis’te konaklama seçenekleri, her bütçeye ve zevke hitap eden geniş bir yelpazeye sahiptir:

  • Eski Tiflis (Old Town): Şehrin ruhunu hissetmek isteyenler için en iyi bölge. Butik oteller ve restore edilmiş tarihi konaklar burada yoğunlaşır.

  • Rustaveli Bulvarı: Şehrin kalbi, lüks otellerin ve dünyaca ünlü zincirlerin (Marriott, Radisson) bulunduğu, tiyatro ve opera binalarına yürüme mesafesinde olan prestijli bir cadde.

  • Vake Bölgesi: Daha modern, nezih ve elit bir semt arayanlar için ideal. Şık kafeler ve butiklerle doludur.

  • Fabrika Bölgesi: Eski bir dikiş fabrikasından dönüştürülen bu hostel ve yaşam alanı, genç gezginler ve "cool" bir atmosfer arayanlar için şehrin en popüler noktası.


🍷 Gastronomi: Damak Çatlatan Gürcü Mutfağı

Gürcistan demek, bir sofra (Supra) kültürü demektir. Yemekler hem doyurucu hem de baharat ve ceviz kullanımıyla oldukça karakteristiktir.

  • Haçapuri (Khachapuri): Peynirli ekmek. Özellikle ortası yumurtalı "Acaruli" (Pide formunda) mutlaka denenmeli.

  • Hinkali (Khinkali): İçinde et suyu ve kıyma olan dev mantılar. Elle tutulup önce suyu içilerek yenmesi adettendir.

  • Badrijani Nigvzit: Cevizli patlıcan sarması. Şahane bir mezedir.

  • Gürcü Şarabı: Dünyanın en eski şarap üretim merkezlerinden biridir. Toprak altındaki küplerde (Qvevri) mayalanan şarapları tatmadan dönmeyin.


⛪ Kiliseler ve Manevi Duraklar

Tiflis, Ortodoks dünyası için çok kıymetli ibadethanelere ev sahipliği yapar:

  • Sameba Katedrali (Holy Trinity): Gürcistan'ın en büyük, dünyanın ise en yüksek Ortodoks kiliselerinden biridir. Altın kubbesi gece tüm şehirden parlar.

  • Metekhi Kilisesi: Kura Nehri kenarında, kayalıkların üzerindeki konumuyla şehrin en ikonik silüetidir.

  • Sioni Katedrali: Tiflis’in en eski ve tarihi açıdan en önemli dini yapılarından biridir.

  • Anchiskhati Bazilikası: 6. yüzyıldan kalma, şehrin en eski kilisesidir; yalınlığıyla büyüler.


🖼️ Müzeler ve Kültürel Keşifler

Kültürel derinliğe inmek isteyenler için Tiflis tam bir müze cennetidir:

  • Gürcistan Ulusal Müzesi: Rustaveli Bulvarı üzerindedir. "Kafkasya’nın Altını" sergisi ve Sovyet İşgali salonu görülmeye değerdir.

  • Açık Hava Etnografya Müzesi: Kaplumbağa Gölü yolu üzerindeki bu müzede, Gürcistan’ın tüm bölgelerinden getirilmiş geleneksel evleri görebilirsiniz.

  • Moma Tbilisi: Modern sanat meraklıları için Zurab Tsereteli’nin eserlerinin sergilendiği etkileyici bir durak.

  • Gabriadze Kukla Tiyatrosu: Eğik saat kulesiyle meşhurdur. Sadece müze değil, mimari bir sanat eseridir.


✨ Madame Savon Tavsiyesi:

"Tiflis'te gün batarken teleferikle Nari Kalesi'ne çıkın, ardından 'Gürcülerin Anası' (Kartlis Deda) heykelinin altındaki patikadan yürüyerek Eski Şehir'e inin. Yorulduğunuzda ise sülfür hamamlarında kendinizi ödüllendirin. Bu şehir sizi sadece gezdirmez, ruhunuzu da tazeler."


🗺️ GÜN GÜN KAFKASYA KEŞFİ

1. GÜN: Batum’un Işıltılı Geceleri Sarp sınır kapısından geçip Batum’a girdiğimiz an, kendimizi bir Avrupa başkentinde hissedeceğiz. Piazza Meydanı’nın estetiği, Ali ve Nino’nun hüzünlü kavuşması ve Altın Post’un parıltısı arasında dövizlerimizi bozdurup şehrin ritmine karışıyoruz. İlk gece Batum’un ışıltılı caddelerinde yeni yıl heyecanını soluyoruz.

2. GÜN: Tarihin İzinde Başkente Yolculuk Batum’dan ayrılıp Gürcistan’ın derinliklerine süzülüyoruz. Kutaisi’nin beyaz köprülerinde aşkı tazeleyip, Gori’de Stalin’in doğduğu evin tarih kokan duvarlarına dokunuyoruz. Akşamında ise Kafkasya’nın incisi Tiflis bizi bekliyor. Panoramik gece turumuzda şehrin ışık seline kapılmamak elde değil!

3. GÜN: Tiflis’te Büyük Buluşma ve Yeni Yıl Coşkusu İşte o büyük gün! Barış Köprüsü’nden geçip teleferikle Katris Deda (Gürcülerin Anası) heykeline çıkıyoruz. Sülfürik hamamların buharı, barlar sokağının neşesi ve Sameba Katedrali’nin ihtişamı derken akşam oluyor... Tiflis merkezinde Gürcü sanatçıların konserleri ve halk dansları eşliğinde geri sayım başlıyor! Saatler 00:00’ı gösterdiğinde, havai fişekler altında yeni hayallere kadeh kaldırıyoruz.

4. GÜN: Eski Başkentten Batum’a Dönüş Yeni yılın ilk gününde biraz geç uyanıp UNESCO mirası Mtsheta’ya gidiyoruz. Kura ve Aragvi nehirlerinin kucaklaştığı bu kutsal kasabada, Svetitshoveli Katedrali’nin Orta Çağ dokusunda huzur buluyoruz. Gün sonunda yine Batum’un eğlenceli dünyasına dönüyoruz.

5. GÜN: Ayder Yaylası ve Karadeniz’e Veda Gürcistan’a veda edip vatan topraklarına, Ayder Yaylası’nın zirvelerine tırmanıyoruz. Gelin Tülü Şelalesi’ni cam terastan izleyip ciğerlerimizi orman havasıyla dolduruyoruz. Dönüş yolunda Sürmene’nin bıçak sanatı ve mis kokulu çay fabrikası duraklarımızla bu şahane serüveni noktalıyoruz.


 Kalbimizde Kalan Kafkas Ezgileri Dönüş yolunda uçaklarımıza binerken, çantamızda sadece hediyelik bıçaklar veya çaylar olmayacak; zihnimizde Tiflis’in karlı meydanları, kulağımızda Gürcü müzikleri ve kalbimizde yeni bir yıla girmenin verdiği o taze umut olacak. Madame Savon YOLDA ekibiyle bir sınır kapısını daha geride bırakırken, bir sonraki rotanın heyecanıyla vedalaşıyoruz.

Yeni yılın tüm güzellikleri, bu yolculuğun enerjisiyle sizinle olsun!

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com

Gezi sponsoru : çoruh turizm

                            
                                  

























LİKYA TURU GELİDONYA YÜRÜYÜŞÜ: IŞIKLAR ÜLKESİNDE

 

🥾 Adımlarınızla Tarih Yazmaya Hazır mısınız? Şehir hayatının tüm karmaşasını, saatlerin baskısını ve dijital dünyanın gürültüsünü geride bırakın.

 Ekim sonu itibarıyla, gökyüzünün en güzel mavisine ve Akdeniz’in en durgun sularına doğru bir ay sürecek o epik yolculuğa çıkıyoruz. Madame Savon YOLDA farkıyla, Fethiye’den Antalya’ya uzanan 555 kilometrelik efsaneyi; Likya Yolu’nu baştan başa yürüyoruz! Bu bir tur değil, her gün 13-14 km boyunca kendi sınırlarınızı keşfedeceğiniz bir "Yaşam Serüveni".


🏛️ İki Etap, Binlerce Yıllık Hikaye

1. Bölüm: Işık Ülkesinin Kapısı (Fethiye - Kalkan) Yolculuğumuz Ölüdeniz’in o meşhur başlangıç tabelasında başlıyor. Kelebekler Vadisi’nin baş döndüren yarlarından geçip, Kabak Koyu’nun turkuazına selam duracağız. Letoon ve Xanthos gibi antik başkentlerin sütunları arasından geçerken, Likyalıların neden buraya "Işık Ülkesi" dediğini kalbinizde hissedeceksiniz. Patara’nın uçsuz bucaksız kum tepelerinde gün batımını izlemek ise bu etabın en büyük ödülü olacak.

2. Bölüm: Mavi ve Yeşilin Ebedi Aşkı (Kaş - Geyikbayırı) Kaş’ın begonvilli sokaklarından geçip, sular altındaki Simena’ya (Kaleköy) doğru kürek çekeceğiz (veya yürüyeceğiz!). Gelidonya Feneri’nin o yalnız ama mağrur duruşuna şahitlik edecek, Olympos’un sönmeyen ateşinde masallar anlatacağız. Yolumuz Antalya Geyikbayırı’nda son bulduğunda, artık eski siz olmayacaksınız.


⛺ Konaklama ve Yaşam: Doğanın Koynunda

Bu bir aylık serüvende evimiz; bazen yıldızların altındaki çadırımız, bazen ise yorgunluğumuzu atacağımız kamp alanlarındaki o sevimli üçgen evler olacak. Akşamları kamp ateşinin başında yenen yemeklerin, paylaşılan hikayelerin ve sabah çadırın fermuarını açtığınızda karşılaştığınız o taze orman kokusunun tadı başka hiçbir şeyde yok.

⚠️ Yol Arkadaşlarına Altın Tavsiyeler

  •  Bileğinizi saran sağlam bir bot, hafif bir sırt çantası ve mevsime uygun teknik kıyafetler (fermarlı pantolonlar, pamuklu tişörtler) hayat kurtarır.

  • Suyun Gücü: Akdeniz güneşi şakaya gelmez! Her sabah mataranızın dolu olduğundan emin olun.

  • İşaretleri Takip Et: Beyaz ve kırmızı çizgiler dostumuzdur. Kırmızıyı gördüğünüzde durun, rotayı yeniden bulun!

  • Ruhunuzu Hazırlayın: Bu bir yarış değil, bir keşif. Her antik kentte durun, her koyda yüzün ve her manzarada nefeslenin.


 Kendi Efsaneni Yürümeye Var mısın? Sınırlı sayıda katılımın olacağı bu çok özel program için WhatsApp grubumuz kuruldu bile! Malzeme bilgisinden teknik detaylara kadar her şeyi orada tek tek konuşacağız. Eğer siz de "Bir gün her şeyi bırakıp o yolu yürüyeceğim" diyenlerdenseniz, o "gün" işte bu gün!

Sonbaharın en güzel renklerini Akdeniz’in lacivertiyle birleştirmeye, tarihin tozlu patikalarında iz bırakmaya davetlisiniz.

Madame Savon YOLDA; Likya’nın kalbinde buluşmak üzere! 🌿🏛️🎒🌊

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com








                            



DAĞLARIN ARASINDA SAKLI BİR MASAL GÖYNÜK'ÜN RUHU VE ÇUBUK GÖLÜ'NÜN AYNASI

 

 Zamanın Yavaşladığı Topraklara Yolculuk Şehrin bitmek bilmeyen gürültüsü dikiz aynasında küçülürken, önümüzde uzanan yol bizi Anadolu’nun en zarif köşelerinden birine fısıldıyor. Bu hafta sonu rotamız; her sokağı tarih kokan, Akşemseddin’in manevi iklimiyle sarmalanmış Göynük ve onun yanı başında bir zümrüt gibi parlayan Çubuk Gölü. Hazır olun; sadece bir şehirden diğerine gitmiyoruz, beton binalardan sıyrılıp ahşap konakların, dev çınarların ve puslu dağ göllerinin hikayesine ortak olmaya gidiyoruz.


🏰 Göynük: Zafer Kulesi’nden Süzülen Tarih

Göynük’e adım attığınızda sizi karşılayan o vakur duruş, Osmanlı’nın ilk dönemlerindeki o naif mimarinin sessiz bir çığlığı gibidir.

  • Zirve Keyfi: Dileyen dostlarımızla Zafer Kulesi’ne doğru tatlı bir tırmanış gerçekleştiriyoruz. Tepeden bakınca Göynük, vadinin içine serpilmiş beyaz inciler gibi görünüyor. Fotoğraf karelerinize sığmayacak kadar geniş bir huzur bu!

  • Manevi Bir Durak: Fatih Sultan Mehmet’in hocası, büyük alim Akşemseddin Hazretleri’nin türbesinde kısa bir sükunet molası veriyoruz. Serbest zamanımızda ise çarşının içindeki o meşhur organik pazardan tarhana, erişte ve bölgenin bereketli topraklarından süzülen bal başımızı döndürecek.

  • İpek Yolu’nun Zarif Mirası: Taraklı’da Zamanın Rengi

    🌳 700 Yıllık Bir Bilge: Anıt Çınar

    Taraklı’ya girdiğinizde sizi ilk selamlayan, gölgesiyle tüm beldeyi kucaklayan o devasa Anıt Çınar oluyor. Tam 700 yaşını aşmış bu ulu çınarın gövdesine elinizi sürdüğünüzde, Bizans’tan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan koca bir tarihin nabzını hissedeceksiniz. O, bu toprakların dilsiz şahidi; biz ise onun gölgesinde serinleyen kısa süreli misafirleriz.

    🏠 Ahşap Konakların Sessiz Şiiri

    Taraklı, sadece binalardan değil, ruhu olan evlerden oluşur.

    • Sivil Mimari Sanatı: Yüksek tavanlı, geniş cumbalı ve her biri ayrı bir hikaye anlatan ahşap konaklar arasında yürürken kendinizi bir film platosunda sanabilirsiniz. Ancak burası kurgu değil, yaşayan bir tarih. Kerpiç ve ahşabın o muazzam uyumu, fotoğraf makinelerinizin deklanşörünü hiç durdurmayacak.

    • Arnavut Kaldırımlı Sokaklar: Sokak aralarında kaybolmak, Taraklı’da yapılacak en güzel aktivite. Her köşe başında karşınıza çıkan asırlık bir çeşme veya bir konak kapısı, sizi geçmişin o samimi komşuluk ilişkilerine götürecek.

    🪚 Sabrın ve Emeğin Simgesi: Tahta Kaşıkçılık

    Taraklı denince akla gelen en kıymetli el sanatı şüphesiz tahta kaşık yapımıdır. * Zanaatın Kalbi: Sokak aralarındaki minik atölyelerde, şimşir ve gürgen ağaçlarının usta ellerde nasıl birer sanat eserine dönüştüğünü izleyeceksiniz. O tıkırtılar, Taraklı’nın nabız atışlarıdır. Sevdiklerinize götüreceğiniz bir tahta kaşık, sadece bir mutfak gereci değil; Taraklı’nın sabrını ve bereketini yanınızda taşımak demektir.


    Taraklı’dan Kalan Tatlı Bir Huzur

    Taraklı turumuzu bitirip Göynük’e doğru direksiyon kırdığımızda, zihnimizde o ahşap evlerin sıcaklığı ve burnumuzda taze yontulmuş ağaç kokusu kalıyor. Burası, bize modern dünyanın hızını unutturan, "yavaşlamanın" ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir vaha gibi.

    Madame Savon YOLDA ekibi olarak biz, Taraklı’nın o asırlık çınarına bir selam bırakıp yolumuza devam ediyoruz. Ama biliyoruz ki, ne zaman ruhumuz daralsa, o dar sokakların huzuru bizi yeniden çağıracak.


🌊 Çubuk Gölü: Heyelan Setinin Yarattığı Mucize

Göynük’ten ayrılıp Davlumbaz Yaylası’nın eteklerine doğru süzüldüğümüzde, karşımıza o masalsı görüntü çıkıyor: Çubuk Gölü. Çevresini saran dik yamaçlar ve gölün üzerine düşen çam ağacı yansımalarıyla burası adeta bir tablo.

  • Şenol Abi’nin Samimiyeti: Göl kenarında, lüksten uzak ama huzura en yakın noktadayız; Şenol Abi’nin Yeri. Salaş tesisin bahçesinde yanan o dev kamp ateşinin etrafına diziliyoruz. Elimizde ince belli bardakta demli çaylar, kulağımızda ateşin çıtırtısı...

  • Lezzet Şöleni: İsteyen dostlarımız yöresel tarhana çorbasıyla içini ısıtıyor, isteyen közde patatesin o isli tadıyla çocukluğuna dönüyor. Günün finalini ise kendi malzemelerimizle yaktığımız o meşhur mangal partisi ve yıldızlar altındaki eğlencemizle yapıyoruz.


 Heybemizde Biriken Huzurla Dönüş Yolu

İstanbul’un pırıltılı ama yorgun ışıkları uzaktan görünmeye başladığında, içimizde garip bir burukluk ama yüzümüzde kocaman bir gülümseme var. Göynük’ün dar sokaklarında yankılanan adımlarımızı, Zafer Kulesi’nden esen o serin rüzgarı ve Çubuk Gölü’nün sularında yansıyan neşemizi geride bırakıyoruz.

Ancak biliyoruz ki; bu topraklara bir kez ayak basan, ruhunun bir parçasını o ahşap konakların cumbasında bırakır. Biz Madame Savon YOLDA ailesi olarak, doğanın şifasını ve dostluğun samimiyetini her rotada yeniden keşfetmeye yeminliyiz.

Bir sonraki maceramızda, başka bir ateşin başında, başka bir gün batımını izlemek üzere... Gökyüzünüz açık, yolunuz hep yeşile çıksın!

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


EGE'NİN RUHU: AFRODİSYAS, PAMUKKALE VE ARAPAPIŞTI SERÜVENİ

 

 Ege’nin Kalbinde Bir Efsane: Afrodisyas’tan Arapapıştı’ya Devir Teslim!

Selam olsun doğa aşıklarına, tarih avcılarına ve özgür ruhlara! Madame Savon YOLDA ekibi olarak bu hafta direksiyonu, medeniyetlerin beşiği, incirin ve zeytinin anavatanı Aydın-Nazilli bölgesine kırıyoruz. Daha önce hiç yapılmamış, her anı dolu dolu, 4 gece 5 günlük dev bir macera bizi bekliyor!

🏺 1. GÜN: Aşkın ve Sanatın Şehri Afrodisyas

Yolculuğumuzun ilk durağı, adını aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’den alan, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Afrodisyas Antik Kenti.

Kuş sesleri eşliğinde, otelimizin o meşhur bahçesinde yaptığımız açık büfe kahvaltıdan sonra yola çıkıyoruz. M.Ö. 2. yüzyıla uzanan bu antik kentte yürüken, Roma’nın ihtişamını ve heykeltıraşlık okulunun o ince işçiliğini her taşta hissedeceksiniz. Aşkın şehri, sizi büyülemeye hazır!

❄️ 2. GÜN: Pamukkale’nin Bembeyaz Rüyası

Dünyada eşi benzeri sadece İtalya’da olan bir doğa mucizesine tanıklık ediyoruz.

 Kar beyazı travertenler üzerinde çıplak ayakla yürürken, kalsiyum zengini şifalı suların ruhunuza işlediğini hissedeceksiniz. Denizli ovasına hakim bu teraslarda çekilecek fotoğraflar, ömür boyu saklanacak birer anı olacak. Akşam ise havuzlu kamp alanımızda, yıldızların altında çadır keyfi bizi bekliyor!

🚤 3. GÜN: Arapapıştı Kanyonu’nda Pastoral Yolculuk

İşte turun en heyecanlı anı! Milyonlarca yıllık bir aşınmanın eseri olan, haşmetiyle insanı büyüleyen Arapapıştı Kanyonu.

  • Tekne Keyfi: Müzik eşliğinde kanyona süzülen teknelerimizle, Arapların bile hayretler içerisinde kalıp geçemediği o sarp yarları izleyeceğiz.

  • Lezzet Durağı: Adnan Menderes Piknik Alanı’nda, ayaklarımızı buz gibi suyun içine sokup sedirlerin üzerinde alabalık yemenin keyfi paha biçilemez! Dönüş yolunda ise Arpaz Kalesi’nin vakur duruşuna şahitlik edip, Yenipazar’ın o meşhur, damak çatlatan pidelerinin tadına bakacağız.

☕ 4. GÜN: Sükunet ve Serinlik

Yorgunluğumuzu otelimizin havuzunda serinleyerek atıyoruz. Ardından Yol Üstü Coffee & Tea Garden’ın doğal bahçesinde, salıncaklarda sallanıp sedirlerde kahvemizi yudumlayarak Ege sükunetinin tadını çıkarıyoruz. Eğer vaktimiz kalırsa, gizli bir doğa harikası olan Alhisar Şelalesi’nin serin sularında kendimizi ödüllendireceğiz.

🌟 Neden Bu Turu Kaçırmamalısın?

  1. Butik Deneyim: Nazilli bölgesini avucunun içi gibi bilen bir rehber eşliğinde, turistlerin bilmediği gizli rotaları keşfedeceğiz.

  2. Gastronomi: Kısmet Pide Evi’nin çıtır pidelerinden, su içinde yenen alabalığa kadar tam bir lezzet turu!

  3. Mistik Atmosfer: Antik kentlerin bilgeliği ile kanyonların vahşi doğasını aynı günlerde yaşayacağız.


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com

Doğanın Kalbinde; Bahar Festival'i Macerası

Doğanın Kalbinde;  Madame Savon YOLDA  Bahar Festival'i Macerası  Merhaba sevgili doğa tutkunları ve Madame Savon dostları! Bizim için h...