Rüzgârın Kanatlarında Bakü: Taşların Dansı ve Ruhun Tınısı
Selamlar Aybalam! Bakü maceramız, kalbimizin ritmiyle yarışan bir heyecanla, kaldığı yerden tüm zarafetiyle devam ediyor. Burası sadece petrolün ve ateşin değil; günümüzde cazın başkenti sayılan, notaların rüzgârla yarıştığı, sanatın sokaklara taşındığı bir müzik deryası...
Hatırlarsanız, ilk günün yorgunluğunu Hazar’ın serinliğinde bırakmıştık. Bugün ise yönümüzü, tarihin en eski fısıltılarına ve ruhun en derin tınılarına çeviriyoruz.
Bir Gönül Sofrası: Xanlar Sarayı ve Parklar Şehri
Kız kardeşimin evine komşu olan Nizamiye’de, ıhlamur kokulu bir bahçenin kucağında yer alan Xanlar Sarayı’nda aldık soluğu. Azerbaycan’da yemek, sadece karın doyurmak değil; bir "hörmet" meselesidir.
Lezzet ve Bereket: Etin en tazesinin, sebzenin en organiğinin sofralara şölen olduğu bu diyarda; kebabın kokusu ruhunuzu okşuyor.
Yeşil Bir Rüya: Bakü’nün park kültürü, bir Avrupa başkentini kıskandıracak kadar asil. Zabitler Parkı gibi pırıl pırıl alanlarda yürürken kendinizi Nişantaşı’nın en şık caddelerinde gezer gibi hissediyorsunuz. Sanata ve doğaya verilen kıymet, her heykelde, her özenle budanmış ağaçta kendini hissettiriyor.
Zamanın Sustuğu Yer: Gobustan Açık Hava Müzesi
Şehrin gürültüsünden 60 kilometre öteye, zamanın donup kaldığı o mistik vadiye; Gobustan’a doğru bir yolculuğa çıktık. 2007’den beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde parlayan bu arkeolojik hazine, insanlığın çocukluk dönemine ait bir günlük gibi...
Kayanın Hafızası: On binlerce yıllık kaya resimleri arasında, okçu erkeklerin silüetlerinden ritüel danslara, ucunda güneş taşıyan kayıklardan av sahnelerine kadar her çizim, antik bir hikâyeyi fısıldıyor.
Derin Bir Keşif: Sıcağa aldırış etmeden, dev kireçtaşı kayaların arasında adımlarken; medeniyetin nasıl ilmek ilmek dokunduğuna şahitlik ettik. Girişteki müze ise bizi Paleolitik Çağ’ın eşiğinden alıp bugüne taşıyan bir zaman tüneli gibiydi.
Ruhun Şifası: Bakü Devlet Filarmonisi
Yollar bizi yorsa da, ruhumuzu dinlendirecek adresi önceden biliyorduk: Azerbaycan Devlet Akademik Filarmonisi. O tarihi binanın kapısından içeri girdiğiniz an, kendinizi asil bir rüyanın içinde buluyorsunuz.
Tınıların Büyüsü: Batı klasikleri ile Azerbaycan’ın milli ezgilerinin o muazzam vuslatı... Yaylıların hüzünlü sesi, piyanonun coşkusuyla birleşip gönül bağımıza yeni halkalar ekledi. Gecenin karanlığında, bu müzik ziyafetiyle büyülenmiş bir şekilde ayrıldık o kutsal salondan.
Gecenin Vedası ve Kahve Kokusu
Bakü’nün gece sokakları, modern ışıklandırmalarıyla adeta bir ışık denizi... Adım başı karşınıza çıkan şık kafelerden biri bizi kendine çekti. Şimdi elimizde bir fincan kahve, dilimizde günün tatlı yorgunluğuyla bu yazıyı noktalıyoruz.
Mirasın, sanatın ve hasretin harmanlandığı Bakü’de yarın üçüncü gün... Neler yaşadık, Hazar’ın kıyısında daha hangi sırları keşfettik merak ediyorsanız; heyecan, lezzet ve tarih dolu bu yolculuğu takipte kalın.
Sevgilerle,
TÜLİN ÖZKUL Gobustan & Bakü, Azerbaycan - 2026
Madame Savon YOLDA
İletişim: 0554 994 31 22
tulin.ozkul4@gmail.com
![]() |
| Bakü Filarmoni Orkestrası |
| Azerbaycan Devlet Filarmoni Orkestrası Binası |
![]() |
![]() |
| Hazar denizi- Apşeron yarımadası |
![]() |
| Gobustan Milli Parkı Müze içi görüntüler |
![]() |
| Gobustan Müze girişi |




















