6.10.2017

AZERBAYCAN NOTLARIM - GOBUSTAN AÇIKHAVA MÜZESİ & FİLARMONİ ORKESTRASI 2. GÜN

Rüzgârın Kanatlarında Bakü: Taşların Dansı ve Ruhun Tınısı

Selamlar Aybalam! Bakü maceramız, kalbimizin ritmiyle yarışan bir heyecanla, kaldığı yerden tüm zarafetiyle devam ediyor. Burası sadece petrolün ve ateşin değil; günümüzde cazın başkenti sayılan, notaların rüzgârla yarıştığı, sanatın sokaklara taşındığı bir müzik deryası...

Hatırlarsanız, ilk günün yorgunluğunu Hazar’ın serinliğinde bırakmıştık. Bugün ise yönümüzü, tarihin en eski fısıltılarına ve ruhun en derin tınılarına çeviriyoruz.


Bir Gönül Sofrası: Xanlar Sarayı ve Parklar Şehri

Kız kardeşimin evine komşu olan Nizamiye’de, ıhlamur kokulu bir bahçenin kucağında yer alan Xanlar Sarayı’nda aldık soluğu. Azerbaycan’da yemek, sadece karın doyurmak değil; bir "hörmet" meselesidir.

  • Lezzet ve Bereket: Etin en tazesinin, sebzenin en organiğinin sofralara şölen olduğu bu diyarda; kebabın kokusu ruhunuzu okşuyor.

  • Yeşil Bir Rüya: Bakü’nün park kültürü, bir Avrupa başkentini kıskandıracak kadar asil. Zabitler Parkı gibi pırıl pırıl alanlarda yürürken kendinizi Nişantaşı’nın en şık caddelerinde gezer gibi hissediyorsunuz. Sanata ve doğaya verilen kıymet, her heykelde, her özenle budanmış ağaçta kendini hissettiriyor.


Zamanın Sustuğu Yer: Gobustan Açık Hava Müzesi

Şehrin gürültüsünden 60 kilometre öteye, zamanın donup kaldığı o mistik vadiye; Gobustan’a doğru bir yolculuğa çıktık. 2007’den beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde parlayan bu arkeolojik hazine, insanlığın çocukluk dönemine ait bir günlük gibi...

  • Kayanın Hafızası: On binlerce yıllık kaya resimleri arasında, okçu erkeklerin silüetlerinden ritüel danslara, ucunda güneş taşıyan kayıklardan av sahnelerine kadar her çizim, antik bir hikâyeyi fısıldıyor.

  • Derin Bir Keşif: Sıcağa aldırış etmeden, dev kireçtaşı kayaların arasında adımlarken; medeniyetin nasıl ilmek ilmek dokunduğuna şahitlik ettik. Girişteki müze ise bizi Paleolitik Çağ’ın eşiğinden alıp bugüne taşıyan bir zaman tüneli gibiydi.


Ruhun Şifası: Bakü Devlet Filarmonisi

Yollar bizi yorsa da, ruhumuzu dinlendirecek adresi önceden biliyorduk: Azerbaycan Devlet Akademik Filarmonisi. O tarihi binanın kapısından içeri girdiğiniz an, kendinizi asil bir rüyanın içinde buluyorsunuz.

  • Tınıların Büyüsü: Batı klasikleri ile Azerbaycan’ın milli ezgilerinin o muazzam vuslatı... Yaylıların hüzünlü sesi, piyanonun coşkusuyla birleşip gönül bağımıza yeni halkalar ekledi. Gecenin karanlığında, bu müzik ziyafetiyle büyülenmiş bir şekilde ayrıldık o kutsal salondan.


Gecenin Vedası ve Kahve Kokusu

Bakü’nün gece sokakları, modern ışıklandırmalarıyla adeta bir ışık denizi... Adım başı karşınıza çıkan şık kafelerden biri bizi kendine çekti. Şimdi elimizde bir fincan kahve, dilimizde günün tatlı yorgunluğuyla bu yazıyı noktalıyoruz.

Mirasın, sanatın ve hasretin harmanlandığı Bakü’de yarın üçüncü gün... Neler yaşadık, Hazar’ın kıyısında daha hangi sırları keşfettik merak ediyorsanız; heyecan, lezzet ve tarih dolu bu yolculuğu takipte kalın.

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Gobustan & Bakü, Azerbaycan - 2026


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


Bakü Filarmoni Orkestrası


Azerbaycan Devlet Filarmoni Orkestrası Binası

Kız Kalesi



Hazar denizi- Apşeron yarımadası




Gobustan Milli Parkı Müze içi görüntüler






Gobustan Müze girişi



Bibiheybet Camii: İslam dinine ait, “en güzel cami örnekleri” arasında sayılan bu cami, Şirvanşahlar döneminde yapılmış, 1936’da Bolşevikler tarafından yıkılarak, 1997’de şu anki haline getirilmiştir.
 Dışardan bakıldığında sıradan bir cami gibi gelse de içerisindeki süslemeler farklılığını gözler önüne seriyor.

4.10.2017

AZERBAYCAN NOTLARIM - BAKÜ YOLCULUK 1.GÜN


Hazar’ın İncisi Bakü: Hasretin ve Ateşin Şehri

Selam, aybalam dostlar! Gezmeye, keşfetmeye ve yeni hikayeler biriktirmeye aşık bir blogger olarak, bu kez rotamı sadece bir şehre değil; beş koca yıldır görmediğim kız kardeşimin yanına, gönül coğrafyamızın en güzel limanına kırdım.

Uçağımız Bakü semalarına süzülüp de şehrin o meşhur ışıkları birer elmas gibi parlamaya başladığında, içimi tarifsiz bir kıpırtı kapladı. Ülkemden uzakta, bilmediğim bir gökyüzünde uçarken hem vatanımı özlüyor hem de kavuşacağımız o topraklara hayranlıkla bakıyordum.


 İlk Selam: Haydar Aliyev Havalimanı

İner inmez bizi karşılayan Haydar Aliyev Havalimanı, mimari bir başyapıt! Ahşap ve camın o sıcak dansı, insanı yormayan ama içine çeken sıra dışı tasarımıyla şehre atılan ilk imza gibi... Modern Bakü’nün o görkemli silueti, daha ilk adımda sizi büyülemeye başlıyor.

Hasretle kucaklaştıktan sonra kendimizi balkonumuzda, Bakü’nün o devasa siluetini izlerken buluyoruz. Bir yanda 19. yüzyılın ustalıkla restore edilmiş zengin Avrupa mimarisi, diğer yanda gökdelenlerin gölgesinde kalmış o eski, avlulu mahalleler...


 Tarihin Kalbi: İçeri Şehir (Old City)

Bakü’ye gelip de İçeri Şehir’in labirent sokaklarında kaybolmadan dönmek olmaz! UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge, Orta Doğu’nun en eski ve en asil yerleşimlerinden biri.

  • Şirvanşahlar Sarayı ve Kız Kalesi: 15. yüzyılın o ihtişamlı mimarisiyle büyüleyen saray, Azerbaycan tarihinin en zarif duraklarından.

  • Antika Cenneti: Koleksiyoncular için burası bir vaha! Sokak tezgahlarında yaşlı amcaların evlerinden getirdikleri eski Sovyet madalyaları, vintage nişanlar ve koleksiyon paraları arasında zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

  • Bir Hatıra: Tabii ki buraya kadar gelmişken başımıza o meşhur Rus şapkalarını veya Kafkas papaklarını takıp fotoğraf çekilmeden dönmek olmaz! :)))


 Kafkaslar'ın Dubai'si: Modern Bakü

Son 10 yılda Bakü’de yaşanan değişim, şehri adeta Kafkaslar’ın Dubai’si haline getirmiş. Petrol ve doğalgazın zenginliği, her köşe başında yükselen fütüristik inşaatlarla şekilleniyor.

  • Ateş Kuleleri (Flame Towers): Şehrin simgesi olan bu kuleler, gece olduğunda adeta devasa birer alev gibi parlayarak bizi bizden alıyor.

  • Hazar’ın Kıyısında Huzur: Deniz kenarına kurulu bu şehirde herkese yetecek kadar güzellik var. Yürüyüş yolları, yemyeşil parklar ve parkların içinde karşımıza çıkan ulu önderimiz Atatürk’ün büstü bize gurbette en güzel selamı veriyor.

  • Buz Pateni Macerası: Parkın birindeki buz pateni alanında, her ne kadar kaymayı pek beceremesem de, o kristal zeminde çocuklar gibi eğlenmek paha biçilemezdi!


 Lezzet Köşesi: Kutap ve Tandır Keyfi

Gezmekten yorgun düşen bedenimizi dinlendirmek için kendimizi Şehri Tandır’ın o mistik atmosferine bıraktık.

  • Kutap: Bizim gözlememizi andıran ama o incecik hamuruyla damak çatlatan harika bir lezzet! Kutap yediğimiz o hareketli sokak; yöresel tatlar, sanat ve ilham dolu restoranlarla dolu.

  • Kısaca Azerice Lügatimiz:

    • Kutab: Gözleme

    • Lüle: Dövme kebabı

    • Dovga: Yayla çorbası

    • Peraşki: Hamur kızartması

    • Düşmek: İnmek (Araçtan düşmek gibi!)

    • Aptek: Eczane

    • Konak: Misafir


 Bir Seyyahın Notu

Bakü tatilimizin her anı, hasretin ve keşfin o eşsiz tadıyla geçiyor. Yarın yepyeni bir gün ve yepyeni bir macera bizi bekliyor. "Arkası yarın" diyerek, bu güzel liman kentinden hepinize en içten sevgilerimi gönderiyorum.

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Bakü, Azerbaycan - 2026

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


Azerbaycan Haydar Aliyev Havaalanı



Bakü- Azerbaycan




Azerbaycan Devlet Filarmoni Binası









Kutap













DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...