10.10.2017

AZERBAYCAN NOTLARIM - HAYDAR ALİYEV MÜZESİ 4. GÜN

Bakü’nün İmzası: Bir Beyaz Rüya ve Sönmeyen Vefa Ateşi

Selamlar yeniden! Geçtiğimiz günlerde Ateşgah’ın mistik alevlerinde Zerdüştlerin izini sürmüştük. Bugün ise rotamızı, Bakü’nün modern çehresinin mührü sayılan, mimari bir dehanın eseri Haydar Aliyev Merkezi’ne ve ardından kalbimizin bir parçasının çarptığı Şehitler Hıyabanı’na çeviriyoruz.

Evrensel dünyanın dilini çözmek, geçmişin mirasını geleceğin çizgileriyle okumak ne büyük bir zenginlik...


 Geleceğe Uzanan Dalgalar: Haydar Aliyev Merkezi

Yıllar önce haberlerde izleyip "mutlaka görmeliyim" dediğim o büyüleyici yapıdayız. Ünlü mimar Zaha Hadid’in imzasını taşıyan bu merkez, sadece bir bina değil; adeta Hazar Denizi’nin yükselişini simgeleyen devasa bir heykel...

  • Sonsuzluğun Mimarisi: Binada tek bir düz çizgi dahi yok. Yerden bir dalga gibi yükselip gökyüzüne uzanan ve sonra süzülerek yere inen bu organik yapı, geçmişle geleceğin kopmaz bağını simgeliyor. Beyaz rengi ise aydınlık yarınların habercisi gibi parlıyor.

  • Müzede Zaman Yolculuğu: Üç katlı bu devasa müzede, Aliyev’in makam araçlarından kişisel eşyalarına, diplomatik hediyelerden askeri kıyafetlerine kadar geniş bir koleksiyon sergileniyor.

  • Azerbaycan’ın İncileri ve Müzik: Serginin en büyüleyici köşesi, kuşkusuz müzik aletleri bölümü. Kırmızı halıya her bastığınızda, o kadim enstrümanın sesi yankılanıyor. Mini Azerbaycan bölümünde ise Kız Kalesi’nden Alev Kuleleri’ne kadar tüm şehri bir bakışta, minyatür haliyle kucaklıyorsunuz.

Bir Millet İki Devlet: Türk ve Azeri Şehitliği

Bakü’yü tepeden izleyen o vakur noktaya, Şehitler Hıyabanı’na çıkmadan bu yolculuk tamamlanmış sayılmazdı. Burası, 1918’de Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun, kardeş imdadına koşarken toprağa düştüğü yer...

  • Hüznün ve Gururun Tepesi: Sovyet döneminde unutturulmak istenen bu kutsal alan, 1990’daki "Kara Ocak" katliamından sonra yeniden şehitler yurdu olmuş. 1130 Mehmetçiğin ve Azerbaycanlı kahramanların ebedi istirahatgahı olan bu tepede yükselen Türk Anıtı, kardeşliğimizin sarsılmaz mührüdür.

  • Sönmeyen Ateş ve Hazar: Anıtın kalbinde şehitlerin ölümsüzlüğünü simgeleyen ve hiç sönmeyen bir ateş yanıyor. Buradan Bakü’ye bakmak; Devlet Bayrağı Meydanı’nı, devasa dönme dolabı ve Hazar’ın sonsuz maviliğini izlemek ruhu dinlendiren bir veda busesi gibi...

 Şehrin Üzerinde Süzülmek: Füniküler ve Venedik

Bakü Bulvarı’ndan devam edip ejderha heykelli havuzun karşısındaki fünikülere bindiğinizde, 50 Qepik karşılığında tüm şehri ayaklarınızın altına seriyorsunuz.

  • Halı Müzesi ve Gondollar: Tepeden inişte bizi bekleyen o devasa rulo halı şeklindeki Azerbaycan Halı Müzesi ve hemen yanı başındaki küçük Venedik kanalları, Bakü’nün nasıl bir dünya şehri olduğunun en zarif kanıtı.

 Bir Seyyahın Notu

Bakü, her geçen gün kabuğunu kırıp devleşen bir sanat eseri gibi. Adım başı müzeleri, pırıl pırıl caddeleri ve tarihe sahip çıkan vefalı duruşuyla bizi kendine hayran bıraktı.

Yarın, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz o eşsiz ilmeklerin hikâyesini; Milli Halı Müzesi’ni keşfedeceğiz. Göz nuru ve sabırla dokunan o desenlerin sırrını kaçırmamak için takipte kalın.

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Bakü, Azerbaycan - 2026


Madame Savon YOLDA 

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com 







Yanına yaklaştığınızda bizzat kendi sesiyle müzik notalarını duyacağınız müzik aletleri



Haydar Aliyev Center


Burada klasik otomobil müzesine , Haydar Aliyevin şahsi mesine ve miniatür Bakü müzesine ziyaret etdim. Klasik otomobil müzesi çok harika ve çok hoşunuza gidecek bir yer. Buarda otomobil markalarınin çoğunu göre bilirsiniz. Müze merkezin alt -3 katında yerleşiyor. öbür müzelerde hoşuma gitti. Haydar Aliyevin hayatı ve ona armağan edilmiş eşyalar burada gösterilmekdedir. Merkez şehrin merkezinden 10 dakika aralıkda yerleşmekdedir.
















Paul Cafe / Azerbaycan




8.10.2017

AZERBAYCAN NOTLARIM- ŞİRVANŞAH MÜZESİ & ATEŞGAH 3.GÜN

Bakü’de Zamanın Kalbine Yolculuk: Şirvanşah’ın Sofrasından Ateşin Dansına

Selamlar yeniden! Bakü’nün her sokağı, bilinçaltımızdan çıkıp gelen eski bir şarkının sözleri gibi... Bu şehirde sanatın, müziğin ve tarihin o yozlaşmamış, ham halini bulmak gerçek bir mucize. Gobustan’ın dilsiz kayalarından sonra bugün, ruhumuzu doyuracak bir müze-restorana ve binlerce yıldır sönmeyen bir kutsal ateşe misafir oluyoruz.


Bir Saray Ziyafeti: Şirvanşah Müze Restoran

Bakü’nün en eski sokaklarından birinde, 19. yüzyılın ruhunu taşıyan muazzam bir taş binadayız. Burası vaktiyle bir hamam olarak inşa edilmiş, şimdilerde ise konuklarını bir sultan gibi ağırlayan görkemli bir Şirvanşah Müze Restoran.

  • Müzede Yemek Keyfi: Duvarlarındaki tarihi doku, tavanlarındaki ince işçilik ve 200 yıllık antika kapısıyla kendinizi büyük bir sarayda hissediyorsunuz. Leonardo Da Vinci’nin "Son Akşam Yemeği" tablosunu andıran masalarda, Kont Drakula havasındaki mumlukların ışığında yemek yemenin tadı bambaşka.

  • Damak Çatlatan Lezzetler: Canlı Azerbaycan sazları eşliğinde; safran ve zerdeçalla altın rengine bürünmüş, kızarmış üzüm ve kayısılarla süslenmiş o meşhur pilavı, nefis etli çorbayı ve Hingel mantıyı mutlaka tatmalısınız.

  • Gizemli Labirentler: İki katlı bu mekanın alt katı Türklerin, üst katı ise Rusların eğlence kültürüne göre düzenlenmiş. Yemekten sonra labirent gibi odalarda kaybolup, kafkas kalpaklarıyla fotoğraf çektirmek ise günün en eğlenceli anısı oldu.


Sönmeyen Alevin Tapınağı: Ateşgah

Ertesi gün, merakla beklediğimiz efsanevi Ateşgah Tapınağı için yollara düştük. Bakü’nün banliyösü Surakhani’de yer alan bu yapı, dünyadaki üç büyük Mecusi tapınağından biri.

  • Zerdüşt’ün Mirası: Milattan önce yaşamış bilge Zerdüşt’ün felsefesi üzerine kurulan bu mabette, ateşin alevle olan kutsal dansına şahitlik ediyorsunuz. Yüzyıllarca yerden çıkan doğal gazla ebediyen yanan bu ateş, rezervler tükense de bugün boru hatlarıyla canlı tutulmaya devam ediyor.

  • Çilehaneler ve Arınma: Ateşin etrafındaki küçük odacıklar, yani "çilehaneler"... Zerdüştler buralarda konaklayıp ateşi izleyerek ibadet eder, nefislerini terbiye ederlermiş. Hindistan’dan gelen inananlar için hala bir hac merkezi olan bu mekan, 1998’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday.

  • Dört Kutsal Element: Ateş, su, hava ve toprak... Bu dört elementin kutsiyetine inananların izlerini taşıyan Ateşgah, insanı derin düşüncelere sevk eden mistik bir atmosfere sahip.


Bir Seyyahın Notları

Bakü, keşfettikçe katman katman açılan bir hazine kutusu gibi. Şirvanşah’ın zengin sofrasından çıkıp Ateşgah’ın ruhani sessizliğine bürünmek, bize bu toprakların derin kültürel mirasını bir kez daha kanıtladı.

Yarın Bakü’deki 4. günümüz... Modern mimarinin zirvesi, şehrin en büyük imzası olan Haydar Aliyev Müzesi’ni gezeceğiz. Zarafetin ve estetiğin tavan yaptığı o beyaz rüyayı kaçırmamak için takipte kalın dostlar.

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Şirvanşah & Ateşgah, Azerbaycan - 2026


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


Şirvan şah müze girişi








Ateşgah / Tapınak







6.10.2017

AZERBAYCAN NOTLARIM - GOBUSTAN AÇIKHAVA MÜZESİ & FİLARMONİ ORKESTRASI 2. GÜN

Rüzgârın Kanatlarında Bakü: Taşların Dansı ve Ruhun Tınısı

Selamlar Aybalam! Bakü maceramız, kalbimizin ritmiyle yarışan bir heyecanla, kaldığı yerden tüm zarafetiyle devam ediyor. Burası sadece petrolün ve ateşin değil; günümüzde cazın başkenti sayılan, notaların rüzgârla yarıştığı, sanatın sokaklara taşındığı bir müzik deryası...

Hatırlarsanız, ilk günün yorgunluğunu Hazar’ın serinliğinde bırakmıştık. Bugün ise yönümüzü, tarihin en eski fısıltılarına ve ruhun en derin tınılarına çeviriyoruz.


Bir Gönül Sofrası: Xanlar Sarayı ve Parklar Şehri

Kız kardeşimin evine komşu olan Nizamiye’de, ıhlamur kokulu bir bahçenin kucağında yer alan Xanlar Sarayı’nda aldık soluğu. Azerbaycan’da yemek, sadece karın doyurmak değil; bir "hörmet" meselesidir.

  • Lezzet ve Bereket: Etin en tazesinin, sebzenin en organiğinin sofralara şölen olduğu bu diyarda; kebabın kokusu ruhunuzu okşuyor.

  • Yeşil Bir Rüya: Bakü’nün park kültürü, bir Avrupa başkentini kıskandıracak kadar asil. Zabitler Parkı gibi pırıl pırıl alanlarda yürürken kendinizi Nişantaşı’nın en şık caddelerinde gezer gibi hissediyorsunuz. Sanata ve doğaya verilen kıymet, her heykelde, her özenle budanmış ağaçta kendini hissettiriyor.


Zamanın Sustuğu Yer: Gobustan Açık Hava Müzesi

Şehrin gürültüsünden 60 kilometre öteye, zamanın donup kaldığı o mistik vadiye; Gobustan’a doğru bir yolculuğa çıktık. 2007’den beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde parlayan bu arkeolojik hazine, insanlığın çocukluk dönemine ait bir günlük gibi...

  • Kayanın Hafızası: On binlerce yıllık kaya resimleri arasında, okçu erkeklerin silüetlerinden ritüel danslara, ucunda güneş taşıyan kayıklardan av sahnelerine kadar her çizim, antik bir hikâyeyi fısıldıyor.

  • Derin Bir Keşif: Sıcağa aldırış etmeden, dev kireçtaşı kayaların arasında adımlarken; medeniyetin nasıl ilmek ilmek dokunduğuna şahitlik ettik. Girişteki müze ise bizi Paleolitik Çağ’ın eşiğinden alıp bugüne taşıyan bir zaman tüneli gibiydi.


Ruhun Şifası: Bakü Devlet Filarmonisi

Yollar bizi yorsa da, ruhumuzu dinlendirecek adresi önceden biliyorduk: Azerbaycan Devlet Akademik Filarmonisi. O tarihi binanın kapısından içeri girdiğiniz an, kendinizi asil bir rüyanın içinde buluyorsunuz.

  • Tınıların Büyüsü: Batı klasikleri ile Azerbaycan’ın milli ezgilerinin o muazzam vuslatı... Yaylıların hüzünlü sesi, piyanonun coşkusuyla birleşip gönül bağımıza yeni halkalar ekledi. Gecenin karanlığında, bu müzik ziyafetiyle büyülenmiş bir şekilde ayrıldık o kutsal salondan.


Gecenin Vedası ve Kahve Kokusu

Bakü’nün gece sokakları, modern ışıklandırmalarıyla adeta bir ışık denizi... Adım başı karşınıza çıkan şık kafelerden biri bizi kendine çekti. Şimdi elimizde bir fincan kahve, dilimizde günün tatlı yorgunluğuyla bu yazıyı noktalıyoruz.

Mirasın, sanatın ve hasretin harmanlandığı Bakü’de yarın üçüncü gün... Neler yaşadık, Hazar’ın kıyısında daha hangi sırları keşfettik merak ediyorsanız; heyecan, lezzet ve tarih dolu bu yolculuğu takipte kalın.

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Gobustan & Bakü, Azerbaycan - 2026


Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


Bakü Filarmoni Orkestrası


Azerbaycan Devlet Filarmoni Orkestrası Binası

Kız Kalesi



Hazar denizi- Apşeron yarımadası




Gobustan Milli Parkı Müze içi görüntüler






Gobustan Müze girişi



Bibiheybet Camii: İslam dinine ait, “en güzel cami örnekleri” arasında sayılan bu cami, Şirvanşahlar döneminde yapılmış, 1936’da Bolşevikler tarafından yıkılarak, 1997’de şu anki haline getirilmiştir.
 Dışardan bakıldığında sıradan bir cami gibi gelse de içerisindeki süslemeler farklılığını gözler önüne seriyor.

DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...