sebil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sebil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.12.2016

SARAYBOSNA- BOSNA HERSEK & AVRUPA GEZİ NOTLARIM-2

 

Balkanlar’ın Kudüs’ü: Saraybosna’da Bir Tarih ve Gönül Yolculuğu

Sırbistan’ın hareketli sokaklarından ayrılıp, rayların üzerinde süzülen uzun bir tren yolculuğunun ardından ulaştık Saraybosna’ya (Sarajevo). Burası sadece bir şehir değil; her sokağında bir hikaye, her binasında bir kurşun izi ama her yüzünde sönmeyen bir tebessüm barındıran "Saray Ovası"...

Osmanlı’nın İstanbul’dan sonraki kültür başkenti kabul edilen bu topraklar; camilerin, sinagogların ve kiliselerin neredeyse duvar duvara yükseldiği, Doğu ile Batı’nın Miljacka Nehri kıyısında sessizce el sıkıştığı eşsiz bir coğrafya.


 Şehrin Kalbi: Başçarşı ve Osmanlı Mirası

Saraybosna’da hayatın merkezi Başçarşı’dır. 15. yüzyıldan kalma bu çarşı, adeta bir zaman makinesi gibi sizi 500 yıl öncesine götürür.

  • Sebil (Sebilj): Şehrin simgesi olan o meşhur ahşap kubbeli çeşme... 1753’ten beri akan bu sudan içmek bir ritüeldir. Önünde fotoğraf çekilmeden Saraybosna’yı gezmiş sayılmazsınız.

  • Gazi Hüsrev Bey Külliyesi: Mimar Sinan’ın eli değmiş bu muazzam yapı; camisi, medresesi ve hamamıyla Osmanlı estetiğinin zirvesidir. 47 metrelik minaresiyle şehre huzur verir.

  • Morica Han: Başçarşı’nın tam kalbinde, Bursa’nın tarihi hanlarını andıran bu mekan; kilim satan dükkanları ve otantik kafeleriyle bir soluklanma durağıdır.

  • Bakırcılar Çarşısı: Sokaklara yayılan metal tokmak sesleri, yüzyıllardır değişmeyen bir zanaatın yankısıdır. Buradaki esnafla sohbet ederken kendinizi Anadolu’da bir şehirdeymiş gibi hissedeceksiniz.


 Savaşın İzleri ve "Saraybosna Gülleri"

Saraybosna’yı gezerken bir yanınız hüzünle burkulur. 90’lı yıllarda yaşanan o büyük acılar, kentin beton zeminlerinde Saraybosna Gülleri olarak yaşamaya devam ediyor.

  • Umut Tüneli: Kuşatma altındaki şehre ilaç, silah ve umut taşıyan, 300 bin insanın hayatta kalmasını sağlayan o daracık tünel... Bağımsızlığın nasıl kazanıldığını anlamak için mutlaka ziyaret edilmeli.

  • Sönmez Ateş (Vjecna Vatra): II. Dünya Savaşı anısına yanan ve sadece kuşatma sırasındaki yakıt sıkıntısında sönen bu ateş, şehrin direniş ruhunu temsil eder.

  • Alifakovac Mezarlığı: Şehre hakim bir tepede, fetihten bugüne Müslümanların defnedildiği bu sessiz durak, muazzam bir panorama sunar.


 Tarihin Kırılma Noktası: Latin Köprüsü

Görünüşte sade bir köprü olan Latin Köprüsü, aslında I. Dünya Savaşı’nın fitilinin ateşlendiği yerdir. 1914’te Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand’ın burada suikaste uğramasıyla dünyanın kaderi değişmiştir. Köprünün dibinde durup o anları hayal etmek insanın tüylerini ürpertmeye yetiyor.


 Doğanın Kucağında: Vrelo Bosna ve Trebevic

Saraybosna sadece taş binalardan ibaret değil; masalsı bir yeşilliğe sahip.

  • Vrelo Bosna: Igman Dağı’nın eteklerinde, faytonlarla ulaşılan bu milli parkta nehirlerin fısıltısını dinleyebilir, taze alabalık yiyerek doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

  • Trebevic Dağı: Şehir merkezinden teleferikle 10 dakikada çıkabileceğiniz bu tepe, tüm Saraybosna’yı ayaklarınızın altına serer.


 Lezzet Durakları: Damak Çatlatan Tatlar

Türk mutfağına çok yakın ama kendine has dokunuşları olan bir mutfak kültürü sizi bekliyor:

  1. Ćevapi (Köfte): Boşnak mutfağının şahı. Özellikle Zeljo 2 bu konuda bir klasik. Yanında mutlaka kaymak ve soğanla denenmeli.

  2. Burek (Börek): Peynirli, kıymalı, ıspanaklı... Pekara Edin’de çıtır çıtır bir deneyim yaşayabilirsiniz.

  3. Tatlı: Trileçe ve Hurmaşica’nın en lezzetlisini Nafaka’da bulabilirsiniz.

  4. İnat Kuca (İnat Evi): Milli Kütüphane’nin yapımı için nehrin karşı kıyısına taşınan o meşhur evin içindeki restoranda geleneksel yemeklerin tadına bakmalısınız.


 Bir Seyyahın Notları

Saraybosna, hüzünle sevincin, dille gönlün birleştiği bir yer. Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in de dediği gibi; Boşnaklar ve Türkler aynı ailenin çocukları gibidir.

  • Konaklama: Tarihi dokuyu hissetmek için Başçarşı veya Eski Şehir bölgelerini tercih edin.

  • Gece Hayatı: Sanılanın aksine çok renkli ve ucuzdur. Özellikle Kino Bosna veya Jazz Club Monument gibi mekanlar kentin modern yüzünü gösterir.

  • Vasiyet: Burayı gezerken, 150 yıl önce kaybettiğimiz bir ilimizi ziyaret eder gibi gezin. İnsanların sıcaklığı ve size "Türk" olduğunuz için gösterdikleri o özel ilgi kalbinizi ısıtacak.

Madame Savon YOLDA

İletişim : 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com











Boşnak Böreği
           

                         




Vrelebosna



Şehrin ortasından Miljacka Nehri akmakta ve nehir boyunca nostaljik tramvaylar size eşlik etmekte. 
I. Dünya Savaşını başlatan Prens Ferdinand ve eşinin suikastı bu nehir üzerindeki bir köprüde gerçekleşmiş ve şu an Latin Köprüsü olarak anılmakta.
 Şehrin iki yakasını birbirine bağlayan birçok köprü var nehrin üzerinde.





DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...