sevgililergünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgililergünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.02.2018

SEVGİLİLER GÜNÜ ANISINA


Aşkın Yaşı Yok, Stratejisi Var: Misket Oyunundan Müzik Kutusuna

"Aşk; çocukken şekerlemelerle kandırılan bir misket oyunu, ergenlikte kapı eşiklerinde fısıldaşılan gizli bir telefon seansı, 30’larda ise kalplerin şah-mat olduğu bir strateji savaşıdır. Ama en nihayetinde, ruhun en tatlı hastalığıdır."

İlk sevgilimi hatırlayamayacak kadar küçüktüm; adının Mehmet olduğunu bilmeniz yeterli. İlkokulun o tüm kızları kendine aşık eden çocuk kalbi... Onu misket oyununa davet edip dikkatini çekmeye çalışırken aslında aşkın o ilk, en masum tohumlarını serpiyorduk ruhumuza.

 Bir Serenomidir Aşk: Japon Modelli Müzik Kutusu

Ergenlik yılları... Sinemaya gitmek için alınan gizli izinler, el ele tutuşmanın verdiği o tarif edilemez heyecan ve sabahlara kadar süren telefon konuşmaları. O günlerden hatıra kalan, ortada buluşup öpüşerek birleşen o Japon modelli müzik kutusunun sesini hala duyar gibiyim. Aşk o zamanlar iki mektup, iki gözyaşı ve iki kar tanesi kadar saf, bir o kadar da derindi.

 30’lu Yaşlar: Şah-Mat!

Kendinizi bulduğunuz yaşlara geldiğinizde ise aşkın rengi değişiyor. Uçak biletleri, saklı albümler, mor ve beyaz güllerle uyanılan sabahlar... Ancak ünlü düşünürlerin "yaşa gitsin" dediği o hesapsız aşk, aslında bir strateji oyununa dönüşüyor. "Neden ilk seni seviyorum diyen kaybeder?" sorusu, kaleler ve fillerle kazanılan o büyük arena maçının en zor sorusu belki de.

 Ruhun Virüsü: Aşkın Eğitimi Olmalı

Aşkın kesinlikle ruhsal bir bağımlılık yaptığına, hatta vitaminsel bir yanı olduğuna inanıyorum! Tutku işin içine girdiğinde "yandı gülüm keten helva." Mantığı baş köşeye koyduğunuzda ise yaşanan şey aşkın dışında kalıyor. Delen, geçen, inciten ama bir o kadar da nefes almak isteyen bir virüs gibi aşk... Belki de bu yüzden, her şeyde olduğu gibi aşkın da bir eğitimi, bir sınavı olmalı.


 Mutlu Bir İlişkinin "Aşk Ötesi" Rehberi

14 Şubat’ta pırlantalar ya da büyük hediyeler yerine, sevginin o sessiz ve derin gücüne odaklanmaya ne dersiniz? İşte küçük ama dev hatıralar:

  • 🌅 Günü Selamlayın: Bir şey almayın, sadece birlikte güneşin doğuşunu izleyin.

  • 🥪 Gece Yarısı Sürprizi: Acıkan sevgilinize elceğizlerinizle bir peynirli omlet yapın; en pahalı akşam yemeğinden daha kıymetlidir.

  • ☔ Yağmurda Teslimiyet: Küsseniz bile ele ele tutuşun ve o yağmurda sessizce yürüyün. Tenin teması, kelimelerin kırgınlığını onarır.

  • 🍳 Mutfağı Devredin: Sevgilinizin mutfağınızı ele geçirmesine, o dağınıklığın içinde bir lezzet yaratmasına izin verin.

  • 📚 Ortak Dünyalar: Birlikte kitap okuyun, kahve içmek için zamanı durdurun ve geleceği (belki de o hayaldeki Amerika seyahatini) birlikte programlayın.

"Aşk bir sanattır; yaşamı es geçmeden, tüm kalbimizle ve tutkumuzla hissettiğimiz... 14 Şubat'ınız aşkın geçici ateşiyle değil, sevginin kalıcı huzuruyla dolsun."

TÜLİN ÖZKUL Sevgililer Günü Anısına - 2018



DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...