Belgrad Ormanı: Hatıraların Derin Kuyusundan Günışığına
Hayatı, her saniyesini mühürleyerek yaşamak; işte asıl "desturumuz" bu. Bu hafta rotamız, zihnimin dehlizlerinde gençlik anılarıyla vadedilmiş bir cennet gibi duran, o görkemli ve kadim Belgrad Ormanı'ydı. Benim için burası sadece bir orman değil; okul yıllarının o deli dolu danslarından, Sarıyer’in bentlerinde gezdiğimiz o sıcak yaz günlerinden kalan, dipsiz ama huzurlu bir hatıralar kuyusu...
Sarıyer: Ruhun Menzili ve Eski Sevdalar
Bahçeköy’den her geçişimde, içimi sızlatan o tanıdık siluetler canlanır. Orman Fakültesi’nde kalbimi bıraktığım o üniversiteli çocuk kim bilir şimdi hangi şehirdedir. Babamın her taşında, toprağında dostlarıyla neşesini bıraktığı; denize nazır, vakur ve asil Sarıyerim... Yaşam kalitesi ve insanıyla her daim rüyalarımı süsleyen, kalbimin gerçek adresi.
"Biz her insanın kaderini kendi çabasına göre verdik..."
Kutsal kelamın bu eşsiz rehberliğinde, aylaklığın da disiplinli çalışmanın da hakkını vererek ilerliyorum. Emek vermeden geçen bir ömrün sergüzeştliğine kapılmadan, doğayla bir küskün bir barışık, uhrevi bir yolculuğun tam merkezindeyim.
Adımların Ritmi: Crazy Hikers ile Yolculuk
Aylık programlarla şekillenen, disiplinli ama bir o kadar da özgür bir yürüyüş grubunun içindeyim. Bazen 15-20 kilometreyi bulan bu rotalarda, sadece yolları değil, kendi sınırlarımı da keşfediyorum.
Donanım ve Keyif: Rahat bir bot, elinizde yükünüzü hafifleten bir baton ve sırt çantanızda mola anlarını şölene çeviren peynirli bir sandviç... Sıcak bir çayın buharında mühürlenen dostluklar, bu işin en kıymetli yanı.
Yeni Bir Aile: Sohbet ederken ufkunuzu açan, hayatı canlı bir tablo gibi resmeden o değerli dostlar... Bazı günler evden çıkmak istemediğimde, sesleri bir ilaç gibi gelip ruhumu ayağa kaldırıyor.
Doğanın Terapisi
Toprağa ayak basmadan, gökyüzünün o tatlı mavisini görmeden geçen bir hayat, sadece bir "vakit doldurma" çabasıdır benim için. Bir ağaca sarılmak, baharın müjdecisi kuzuların peşinden gitmek, çayırda özgürce yuvarlanmak... Yaşamak ne muazzam bir mucize!
Yaz Hayalleri: Yıldızkoy’dan Saroz’a
Şimdiden yazın o kavurucu sıcaklarında uzaklara kaçmanın, denize nazır kamp kurmanın hayalini kuruyorum. Adrenalin dolu raftinglerin, engin maviliklerin çağrısına kulak veriyorum.
Kamp Tutkunlarına Önerim: Gökçeada’nın rüzgarlı Yıldızkoy'u ve Saroz Körfezi’nin kristal sularıyla Enez... Çadır keyfini iliklerine kadar hissetmek isteyenler için bu iki rota, Madame Savon tescilli birer kaçış noktasıdır.
Tarihin Yapraklarında Belgrad Ormanı
İsim Babası: Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad Seferi dönüşü getirdiği esirlerin buraya yerleştirilmesiyle anılmaya başlamış.
Mektuplardaki Köy: 1717’de Lady Mary Wortley Montagu, diplomat eşiyle burada konaklamış ve bu büyüleyici atmosferi meşhur "Türk Sefareti Mektupları"na taşımış.
Kaybolan Bir Miras: 19. yüzyılda yazlıklar sahillere taşınınca, ormanın içindeki Belgrad köyü sessizliğe gömülmüş ve 1898’de son sakinlerinin de ayrılmasıyla tarih tozlu raflara kalkmış.













































