kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.01.2017

Kayseri ve Köyleri Keşif 2


Kayaların Kalbinden Fışkıran Beyaz Gelinlik: Kapuzbaşı Destanı

Kayseri yolculuğumuzun ilk durağında, Sultan Sazlığı’nın Van Gogh tablolarını andıran dinginliğinde ruhumuzu yıkamıştık. Şimdi ise o sessizliği arkamızda bırakıp, doğanın en gür sesli korosuna, Aladağlar’ın bağrından fışkıran Kapuzbaşı Şelaleleri’ne doğru direksiyon kırıyoruz.

 Adrenalin ve Heybet: Uçurumların Kıyısında Bir Yolculuk

Sabahın ilk ışıkları henüz dağların omzuna düşerken yollara düşüyoruz. Şose yol biraz yorgun, biraz hırçın; bol virajlı bir raks teklif ediyor bize. Bu yolun namı, uçurumvari geçitleri ve heybetli dağlarıyla çoktan sınırları aşmış... Bir yanımızda derin bir sükûnete bürünmüş dipsiz uçurumlar, diğer yanımızda rafting tutkunlarını çağıran gürül gürül bir nehir...

Yol boyunca kayaların içine oyulmuş o esrarengiz mağaralar karşılıyor bizi. Öyle karanlık ve öyle derin bir duruşları var ki; doğanın bu dilsiz ağızlarına girmek, yürekten öte bir cesaret istiyor.

🌊 Dünyaya Meydan Okuyan Dev: Kapuzbaşı

Aladağlar Milli Parkı’nın kucağında, rakımı 700 metrelerde bir yeryüzü mucizesi yükseliyor. Kapuzbaşı, sadece bir şelale değil; irtifası ve akış gücüyle dünyaya meydan okuyan bir dev. Uganda’daki Victoria’yı saymazsak; Niagara’dan, Tortum’dan ve Düden’den çok daha yüksekten, kayanın tam kalbinden fışkırıyor. Aladağlar’ın zirvesindeki kadim buzullardan beslenen bu sular, bir gelin duvağı gibi dört koldan aşağıya süzülüyor.

Bu efsanevi uğultunun hemen yanı başında, Alabalık Tesisleri'nde bir mola veriyoruz. Teras balkonlardan hırçın suları izlerken, taze alabalığın lezzeti doğanın serinliğiyle harmanlanıyor. Çaylarımızı yudumlarken, suyun bu bitmek bilmeyen enerjisi tüm yorgunluğumuzu alıp götürüyor.


 Rüzgar Gülleri ve Gül Kokulu Hatıralar

Dönüş yolunda doğa bize en şirin yüzünü gösteriyor. Kayaların üzerinde cambazlık yapan yabani keçileri fotoğraflıyor, tepelerdeki devasa rüzgar güllerine çocuksu bir neşeyle isimler takıyoruz.

Yol üstünde rastladığımız, tertemiz ve huzur kokan bir durakta (Rüzgargülü Restaurant), damağımızda ebedi bir iz bırakacak olan o meşhur gül ve çilek karışımlı reçeli keşfediyoruz. Anadolu’nun o meşhur misafirperverliğiyle harmanlanmış bu mekanda, kendinizi bir yabancı gibi değil, evin en kıymetli konuğu gibi hissediyorsunuz.


Sabrın ve Renklerin Kadim Dansı: Yahyalı Halıları

Yolculuğumuz bizi kök boyasının ve el emeğinin son kalesi Yahyalı’ya getiriyor. Halı dükkanlarını gezerken, her ilmeğe gizlenmiş asırlık hikayeleri asıl sahiplerinden, dokuyan ellerden dinliyoruz.

  • Doğanın Mirası: Ceviz kabuğu, asma yaprağı ve çamurdan elde edilen o mucizevi kök boyalar...

  • Eskidikçe Değerlenen Sanat: Yahyalı halıları öyle özel ki; %100 yün dokusuyla kullanıldıkça parlayan, rengi solmayan ve zaman geçtikçe kıymeti artan birer hazine misali...

Günü Yahyalı pazarlarının bereketiyle taçlandırıyoruz; çantalarımız taze sebzeler ve kışlık turşu malzemeleriyle dolarken, kalbimiz de bu topraklara olan hayranlığımızla taşıyor.


🕯️ Bir Vefa ve Özlem Notu

Bu büyülü yolculuğu; anılarımızın başköşesinde duran, Kayseri Develi Gazi Köyü’nde ebedi istirahatgahlarına uğurladığımız, zamansız kaybettiğimiz sevdiklerimizin aziz hatırasına ithaf ediyoruz. Onların ruhu, bu dağların serinliğinde ve suların sesinde yaşamaya devam ediyor.

Sevgiler, Tülin Özkul

Madame Savon YOLDA 2017 

tulin.ozkul 4@gmail.com 









Kapuzkaya şelaleleri



Sultan sazlığı


Yol dinlencesi yol manzarası ve heybetli Erciyes dağı karşımızda



Kayseri ve Köyleri Keşif-1



Bozkırın Kalbinde Bir Şaheser: Erciyes’in Gölgesinde Kayseri

Kayseri’nin o büyüleyici dokusunu iliklerine kadar hissetmek adına, ruhu dinlendiren harika bir yolculuk başlıyor... Bu şehir, sadece taşın ve toprağın değil; emeğin, tarihin ve doğanın el ele verdiği bir destan gibi karşılıyor bizi.

 Gök ile Yerin Mağrur Buluşması: Erciyes

Yolculuğumuzun ilk durağı, başı dumanlı, zirvesi her daim ak pak olan Erciyes Dağı. Heybetli mi heybetli duruşu, üzerindeki ışık oyunları ve yaydığı o asil ambiyansla bizi ilk bakışta kendine hayran bırakıyor. Şehrin neresine giderseniz gidin, başınızı kaldırdığınızda Erciyes’in o koruyucu silüetiyle karşılaşıyorsunuz. Renk geçişleri, kar beyazı nüansları ve gökyüzünün derin mavisiyle uyum içindeki dokusuyla Erciyes, doğanın elinden çıkmış bir başyapıt.

Hemen eteklerinde bir gerdanlık gibi süzülen Tekir Yaylası, trekking tutkunlarının ve kampçıların vazgeçilmez sığınağı. Birbirinden renkli çadırların yan yana sıralandığı o kamp alanlarını izlemek bile insana huzur veriyor. Kim bilir, belki bir gün biz de bu devin gölgesinde, yıldızlara dokunacak kadar yakın bir kamp ateşi başında sabahlarız...


 Ticaretin Zekası, Anadolu’nun Naifliği

Erciyes’e varmadan önce şehrin kalbinden geçiyoruz. Kayseri, şaşırtıcı derecede gelişmiş, modern ve tertipli bir dokuya sahip. Ancak bu modernliğin altında saklı olan asıl hazine; çarşı pazarlardaki o kadim esnaf kültürü.

Sucuk marketlerinden yayılan iştah açıcı kokular, esnafın o bildik güler yüzü ve samimiyeti şehre ayrı bir ruh katıyor. Kayserililer; ticaretin ince zekasını, yurdum insanının naifliği, derinliği ve çalışkanlığıyla öyle güzel harmanlamışlar ki, bu topraklara hayran kalmamak elde değil.

 Avlulardan Sarkan Beyaz Üzümler: Kayseri Mutfağı

Kayseri’nin köyleri ve kasabaları, keşfedildikçe serpilen gizli birer vaha gibi. Develi’den Yahyalı’ya uzanan yollarda; bağlar ve bahçeler her ne kadar bozkırın ortasında kırsal görünse de, sofraya oturduğunuz an gerçek bir asaletle karşılaşıyorsunuz.

  • Peynirli Pideler: Sabahın seherinde fırından çıkan o sıcak dokunuş.

  • Develi Cıvıklısı: Etin ve hamurun en sanatsal buluşması.

  • Geniş Avlular: Bayramlarda tüm ailenin bir araya geldiği, kahkahaların taş duvarlarda yankılandığı o devasa avlular... Oturma köşelerinin üzerine gölge yapan asmalardan sarkan beyaz üzümler, bu coğrafyanın bereketini fısıldıyor sanki.


 Sultan Sazlığı: Allı Turnaların Sessiz Senfonisi

Gezimizin üçüncü gününde rotamızı Develi’deki Sultan Sazlığı’na kırıyoruz. Burası, Erciyes’in eteklerinde saklı, yaklaşık 40 bin hektarlık bir doğa mucizesi.

Küçük bir tekneyle, sazların arasından usulca ilerlerken, binlerce kuş çeşidinin arasında kendinizi bir rüya aleminde hissediyorsunuz. Anadolu’da "Allı Turna" olarak bilinen flamingolar başta olmak üzere, rengarenk kanatların suyun üzerindeki raksı büyüleyici. Tatlı su kaynaklarıyla beslenen bu sazlık, kuşların barınma, konaklama ve yavrularını huzurla büyütme yeri...

Doğa fotoğrafçıları için her bir karesi tablo değerinde olan bu sazlık, insana "iyi ki buradayım" dedirten o nadir yerlerden. Gökyüzünde süzülen kuşların özgürlüğü, Erciyes’in karlı zirvesiyle birleşince ortaya çıkan manzara hafızalardan silinmeyecek cinsten.


Dağları, sazlıkları, şelaleleri ve bitmek bilmeyen gizli köyleriyle Kayseri; keşfettikçe daha da derinleşen, her güne yeni bir mucizeyle uyandıran bir sevdaya dönüşüyor.

Yazının devamı, yeni keşiflerle gelecek yayında...

Madame Savon YOLDA

İletişim : 0554 994 31 22



Hey dostum burası ne kadar Gökçeada'ya benziyor.


Yolda kaybolduk mu ne?

 Kayserinin meşhur pidesi, kahvaltıya hazır
Peynirli pide

DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...