Ana içeriğe atla

Kayseri ve Köyleri Keşif-1



Kayseri'nin o büyülü dokusunu  yaşamak adına harika bir yolculuk başlasın..

Yolculuğumuzun ilk durağı Erciyes Dağı..

Heybetli mi heybetli duruşuyla ışık ve ambiansıyla bizi kendine hayran bırakıyor..

Şehrin neresinden bakarsanız bakın her yerde bu dağı görebiliyorsunuz..

Renk geçişleri, kar beyazı nüanslar, gökyüzüne uyumlu mavi dokusuyla Erciyes dağı bir şaheser.. 

Hemen eteklerinde kurulmuş tekir yaylası  işte burada trekkingcilerin kampcıların uğrak noktası..

Birbirinden renkli çadırların yan yana sıralandığı kamp alanları ilgimi çekiyor bakarsınız bende bir gün Erciyes dağının  eteğinde kamp yapma şansı bulurum.


Erciyes'e gelmeden Kayserinin içinden geçtik şehir inanılmaz gelişmiş bir dokuya sahip ..

Çarşı pazarlar, sucuk marketleri esnafın güleryüzlülüğü çok güzel şehir gerçkten..

Tarihi dokusu ilmi yerleri gizli kalmış şimdilerde açığa çıkan köyler kasabalar eski tarihsel yerler bambaşka gerçekten..

Kayserililer genel anlamda ticarete yatkın ticari kafası çok iyi insanlar..

Yurdum insanın naifliği derinliği ve  çalışkanlığını burada gördüm ve çok sevdim..

Develi, Yahyalı ve Erciyes, Sultansazlığı, Kapuzbaşı Şelalesini sırayla görmek istiyorum ve de çok merak ediyorum..

Kayserinin tüm köyleri birbirinden güzel..

Bağları bahçeleri her ne kadar kırsal gibi görünse de  ekmeği kahvaltıda yedikleri peynirli pideleriyle cıvıklısıyla nefis bir mutfak ve güzellik var burada..

Evlerin avluları büyük ve genişçe tüm ailelerin bayramlarda toplanıp bir arada olduğu güzel anlar yaşanası..

Oturma köşelerinden beyaz üzümlerin sarktığı bağına bahçesine doyamadığımız nefis yerlerdeyiz..

Dağları sazlıkları köyleri şelaleleri Kayseri keşfettikçe keşfetmeye doyamadığımız bir yer haline geliyor..

Her güne yeni bir keşifle  uyanıyoruz..
.
Gezimizin üçüncü  gününde Develi Sultan sazlığına gidiyoruz.. işte burada

Bize de burada biribirinden inanılmaz kareler yakalamak düşüyor..

Bildiğiniz sazlığın içinde binlerce kuş çeşitleri arasından küçük bir tekneyle  usulcacık ilerliyorsunuz..

Tatlı su kaynaklarından beslenen yaklaşık 40 bin hektarlık sazlık, Anadolu'da "allı turna" olarak bilinen flamingolar başta olmak üzere birbirinden renkli güzelliklere sahip birçok kuş ve yeşilin de büyüsüyle etkilenmemek mümkün değil..


Erciyes Dağı'nın eteğinde insanlara huzur veren bu sazlık; kuş gözlemi, doğa gezileri ve doğa fotoğrafçılığı imkanıyla da doğaseverlerin ilgisini çekiyor.

Sultan Sazlığı, iki önemli nedenden dolayı göç yolu üzerinde ve dolayısıyla kuşlar için barınma, konaklama ve yavrularını büyütme yeri.

Yazının devamı gelecek yayında..

Sevgiler Tülin Özkul


Hey dostum burası ne kadar Gökçeada'ya benziyor.


Yolda kaybolduk mu ne?

 Kayserinin meşhur pidesi, kahvaltıya hazır
Peynirli pide

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

HORMA KANYONUNDA HAFTA SONU GEZİMİZ

HORMA KANYONUNDA HAFTA SONU GEZİMİZ Bahar gelsin de gidelim, diye düşünürken soğuk mu soğuk ayaz mı ayaz   bir kış gününde   Horma kanyonu yollarına düştük, Hava buz gibi, iliklerimize kadar donuyoruz ama olsun keyfimiz yerinde.. Güzel bir grupla beraberiz; aracımız kar tutmuş yollarda hızla akıp geçerken, pencereden beyaza bürünmüş ağaçları seyretmenin keyfine varıyoruz. Yol boyu şarkılar türküler, kahkahalarımız   neşemiz o küçük aracın içini doldurmaya yetiyor da artıyor bile.. Yolculuk öncesi aldığımız taze lokumları yiyor ve Karadeniz temalı türkülerin ahengine   kendimizi bırakıveriyoruz. Eski şarkıları ve türküleri severim. Rock müzik de dinlerim ama böylesi yöresel şarkılar   keyif veriyor bana.. Eskilere taaa eskilere evimizde çalan radyoya kadar gidiyorum.. Zaman da yolculuk yapmak gibi benimkisi.. Annem mutfak dan sesleniyor bana genç ve güzel bakışları efsunlu gözlerinin kahverengisi öyle güzel ki , bugün bile beynimin içinde hala...

EDİRNE DE BAHAR ŞENLİKLERİ

KAKAVA ŞENLİKLERİ 2023  1.GÜN ANILARI  Okurken dinleyin lütfen:)   ve harika bir youtube videomuzu da buraya bırakıyorum..    *** işte burada *** Selamlar sevgili dostlar ; Bu gezimizde sizlere,  iki yıl arayla katılmış olduğumuz Edirne  Kakava festivalinden izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.  Edirne'ye doğru yola çıkmak her zaman bana iyi gelmiştir. Ayçiçeği tarlaları ve ucsuz bcaksız tarlaları uzaktan görmeyi seviyorum.. Sanki dünyanın diğer ucuna gider gibi hislerim.. Şehir'den uzaklaşmanın keyfi de eklenince değmeyin keyfimize.. İstanbul'dan erken saatlerde yola çıkmış ve yol boyu kahve molaları vermiş durumdayız. Bu lokasyon üzerinde harika kahvaltı noktaları var, hatta isterseniz yanınıza atıştırmalık yiyeceklerle birlikte kamp sandalyenizi masanızı her hangi bir tarlanın içine dahi kurabilirsiniz.. Güneş ışıl ışıl tepemizde, sakin seyran bir hava esintisi yüzümüzü yalamakta.. Sessizlik öyle güzel ki şekilden şekile giren ekilmiş bahçeleri i...

Atatürk Arboreturumun'da kaç çeşit ağaç var?

 Doğa harikası ağaçların, farklı bitki türlerinin  özenle yetiştirilip kornduğu  çok ama çok özel bir yerdeyim..   Atatürk  Arboretum'u  İstanbul orman Bölge Müdürlüğü içerisindeki Bahçe köy Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı bir işletme şefliği. Arboreturum ana giriş kısmından  3 ayrı yol olarak  ayrılıyor, ister mini baraja doğru isterseniz, büyük çamların olduğu dümdüz yoldan ilerleyip tepeye çıkıp her şeyi görebiliyorsunuz.  Ben en çok farklı ağaç çeşitlerini olduğu ve her birinin altında özenle cinslerinin , dikim tarihlerinin , bakımının ve yaşlarının yazıldığı bölümleri çok sevdim.  Nehir kenarına doğru yürüdükçe ağzınız açık kalıyor bu güzelliğe..   Yaklaşık 2000 çeşit bitkiye ev sahipliği yapıyor  Atatürk Arboretumu. Yüzlerce çeşit bitkiden oluşan parkta ki  bazı ağaçların isimleri  şu şekilde;   sekoya ladin çin tırpan ağacı mavi ladin  maymun çıkmaz ağacı  gök nar veronika mazı ...