12.04.2026

DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

İş Seyahatinin Ötesinde: Modern Çağın Vahası Dubai’de 3 Gün

Hayat bazen sizi hiç planlamadığınız anlarda, bambaşka dünyaların ortasına bırakıverir. Benim için de öyle oldu. Su arıtma sektöründeki gelişmeleri yerinde takip etmek, küresel yenilikleri gözlemlemek ve yoğun bir fuar maratonuna katılmak üzere rotamı Orta Doğu’nun en görkemli noktasına, Dubai’ye çevirdim.

Sektörün Kalbinde: WETEX Fuarı Deneyimi

Seyahatimin ana sebebi, Dubai Elektrik ve Su İdaresi (DEWA) tarafından düzenlenen ve bölgesinin en prestijli organizasyonlarından biri olan WETEX (Water, Energy, Technology, and Environment Exhibition) idi.

Konakladığım Ibis Otel’in hemen yanı başında yer alan Dubai World Trade Centre (DWTC) bünyesindeki Dubai International Convention & Exhibition Centre alanında 3 gün boyunca tam anlamıyla temposu yüksek bir çalışma sürecinin içindeydim.

Devasa salonlarda gerçekleşen bu fuar; deniz suyunun arıtılmasından (desalinasyon) endüstriyel atık su çözümlerine, akıllı su yönetim sistemlerinden çevreci teknolojilere kadar sektörün geleceğini şekillendiren en yenilikçi çözümlere ev sahipliği yapıyordu. Küresel üreticilerle bir araya gelmek ve sürdürülebilir su teknolojilerinin Orta Doğu’daki pazar dinamiklerini yerinde incelemek benim için paha biçilmez bir mesleki tecrübe oldu.

         

3 Günlük Temponun Arasında Şehir İzlenimleri

Tabii ki konu Dubai olunca, hikaye sadece stant ziyaretleri ve iş görüşmeleriyle sınırlı kalmıyor. Her ne kadar zamanım oldukça kısıtlı olsa ve şehri baştan başa gezme imkanı bulamasam da, Dubai’nin o meşhur ışıltılı dünyasına göz atmadan dönmek imkansızdı.

Fuar çıkışlarında yakaladığım kısa fırsatlarda, modern mimarinin ve mühendisliğin sınırlarını zorlayan simgeleri görme şansı elde ettim:

  • Burç Halife: Gökyüzüne meydan okuyan, dünyanın en yüksek binasını yakından görmek ve o ihtişama tanıklık etmek gerçekten büyüleyiciydi.

  • Devasa AVM'ler: Dubai Mall ve Mall of the Emirates, sadece birer alışveriş merkezi değil, adeta kendi içinde yaşayan birer şehir gibi tasarlanmış lüks ve mimari harikaları...

Sonuç: Zenginlik, Teknoloji ve Gelecek

Devasa gökdelenleri, kusursuz altyapısı ve her adımda hissettirdiği lüks anlayışıyla Dubai; teknolojinin ve finansal gücün birleştiğinde neleri inşa edebileceğinin canlı bir kanıtı gibiydi.

Yoğun iş temposunun ortasında kısa ama son derece verimli geçen bu 3 gün, hem sektörüm adına yeni ufuklar açtı hem de unutulmaz bir şehir deneyimi olarak anılarımda yerini aldı.


Unutulmaz Bir Konaklama: 25hours Hotel One Central

Fuar alanında geçirdiğim 3 gün boyunca yoğun bir tempoda çalışmış olsam da, konakladığım 25hours Hotel One Central Dubai bu seyahati basit bir iş gezisinden çıkarıp adeta masalsı bir tatil deneyimine dönüştürdü. Fuar merkezine (DWTC) olan yakınlığıyla işimi kolaylaştırırken, sunduğu atmosferle de bana unutulmaz anlar yaşattı.

Her dilden, her kültürden insanın hem misafir hem de çalışan olarak buluştuğu bu otel tam anlamıyla büyüleyici bir mozaikti. Her köşesi özenle dekore edilmiş otelin öne çıkan detayları saymakla bitmez:

  • Art Deco ve Bedevi Esintili Odalar: Şık, lüks ve ince düşünülmüş detaylara sahip odamda, geceleri penceremden Dubai’nin ışıl ışıl manzarasını izlemek paha biçilemezdi.

  • Çatı Katında Egzotik Bir Dünya (Monkey Bar): Çatıdaki açık havuzda serinledikten sonra, Mısır esintili egzotik dekoru, nefis kokteylleri ve Gelecek Müzesi manzarasıyla ünlü çatı terasındaki kulüpte zaman geçirmek harika bir keyifti.

  • Avlu Bahçesi, Etkinlikler ve Canlı Müzik: Otelin ortasında yer alan yeşillikler içindeki tatlı avlu bahçesinde her akşam düzenlenen canlı müzik performansları ve etkinlikler günün tüm yorgunluğunu unutturdu.

  • Enfes Mutfak: Restoranlarında sunulan her yemek, güne başlarken ve gün biterken adeta bir lezzet şöleniydi.Açık büfe  kahvaltının birbirinden leziz çeşitleri yiyecekleri saymakla bitmez. 

Dubai, sadece bir şehir değil, bir vizyonun ete kemiğe bürünmüş halidir. İster iş için gelin ister tatil için, bu şehir size her zaman "henüz her şeyi görmedin" dedirtmeyi başaracaktır.

 Dubai'de olmak,  sadece zenginli değil, aynı zamanda o zenginliğin arkasındaki kültürel ve sanatsal derinliği de hissettirecektir. 

Dubai’de hayat güneş battıktan sonra başlar. Şehir, dünyanın en güvenli metropollerinden biri olmanın verdiği huzurla gece yarısından sonra bile cıvıl cıvıldır. Her köşe başında bir sosyal aktivite, her restoranda dünyanın farklı bir mutfağından esinti bulabilirsiniz. Burada yaşamak; sürekli devinen, gelişen ve her zaman "daha iyisini" hedefleyen bir enerjinin parçası olmaktır.


Işıltılı Geceler, Gala Yemeği ve Gelecek Hayalleri

Zamanım kısıtlı olduğu için sadece Dubai Mall’u yakından görüp alışveriş yapma şansı bulabildim. Ancak şunu çok net söyleyebilirim ki: Dubai gece çok daha güzel, çok daha hareketli ve ışıl ışıl! Şehrin her yeri tertemiz, son derece güvenli ve canlı.

Seyahatimizin son gecesinde kongre salonunda katıldığımız gala yemeği ise bu seyahatin zirve noktası oldu. Sıcak servis edilen o enfes lezzetler, sunumlar ve şık atmosfer hâlâ aklımda...

Binbir Gece Masallarının Modern Yüzü

Dubai, geçmişin bedevi hikayelerini geleceğin teknolojik rüyalarıyla birleştiren nadir bir coğrafyadır. 

Eğer ruhunuzu dinlendirmek, sınırlarınızı zorlamak ve lüksün zirvesine dokunmak istiyorsanız; Dubai size bir şehirden çok daha fazlasını, unutulmaz bir yaşam öyküsü vaat ediyor.

Dubai, sadece kum ve betondan ibaret bir şehir değil; insan azminin, sınırsız hayal gücünün ve kültürel çeşitliliğin bir kutlamasıdır. Geleneksel balıkçı köylerinin mütevazılığından dünyanın en yüksek zirvelerine uzanan bu yolculuk, aslında her ziyaretçiye şu mesajı fısıldar: "Hayal edebiliyorsan, inşa edebilirsin."

Son Söz: Şiddetle Tavsiyemdir!

Dubai, kesinlikle hem çalışmak hem de tatil yapmak için mükemmel bir şehir.

Tekrar yolum düşerse hiç tereddüt etmeden yine 25hours Hotel One Central’da kalmak ve bu kez Dubai’nin o meşhur rengarenk çiçek bahçelerini (Miracle Garden), büyüleyici sahillerini, renkli gece hayatını ve otantik tarihi mekanlarını baştan başa gezmek istiyorum.

Eğer yolunuz Dubai’ye düşerse, her anı ve her köşesi ruh katılarak dekore edilmiş bu oteli şiddetle tavsiye ederim!

Hem tatil hem de iş için gelip hayran kalarak döneceğiniz, her köşesinde yeni bir hikaye barındıran bu emirlik, modern dünyanın en parlak mücevheri olmaya devam ediyor. Bir sonraki seyahatinizde, sadece gökdelenlere değil, o gökdelenlerin ardındaki vizyona ve toprağın ruhuna bakmayı unutmayın.

Dubai seni bekliyor; hem de her seferinde daha fazlasıyla.

Madame  Savon YOLDA







































































8.04.2026

İstanbul’un Hemen Yanı Başında Bir Doğa Masalı: Hacıllı Köyü Kamp ve Şelale Rotası

 

İstanbul’un Hemen Yanı Başında Bir Doğa Masalı: Hacıllı Köyü Kamp ve Şelale Rotası

Sehrin gürültüsü, egzoz kokusu ve bitmek bilmeyen koşturmacası bazen ruhumuzu öyle bir yorar ki… İşte tam da o anlarda doğanın o şifalı kucağına, yeşilin her tonuna ve akan derenin şırıltısına sığınmak isteriz. Bazen uzaklara gitmeye hiç gerek kalmaz; doğa, gizli kalmış cennetlerini şehrin hemen yanı başında sunar bize.

Bugün sizi, İstanbul’a sadece bir adım uzaklıkta, Ağva yolunda gizlenmiş, ruhunuzu tazeleyecek muazzam bir destinasyona götürüyoruz: Hacıllı Köyü.

Bakir Bir Yeşillik ve Akarsu Şırıltısı: Hacıllı’ya Giriş

Şile ve Ağva rotası üzerinde ilerlerken günübirlik de uğrayabileceğiniz, isterseniz çadırınızı kapıp unutulmaz bir kamp macerasına atılabileceğiniz harika bir yer Hacıllı.

Bölgeye yaklaştığınızda sizi öncelikle tüm samimiyetiyle sıcacık bir Anadolu köyü karşılıyor. Köyün içinden geçip ilerlediğinizde ise doğa tüm cömertliğini sergilemeye başlıyor:

  • Dere kenarına kurulmuş, bakirliği bozulmamış geniş kamp alanları,

  • Ormanın derinliklerinden süzülüp geçen serin sular,

  • Ahşap dokusuyla tabloyu tamamlayan o nostaljik köprü...

Küçük Bir İpucu: Burası tam anlamıyla bakir bir doğa parçası. Bu yüzden yanınıza mutlaka yeterli miktarda su, içecek ve lezzetli bir mangal sefası için malzemelerinizi almayı unutmayın!

2 Günlük Eğlence, Trekking ve Akşam Keyfi

Biz de sırt çantalarımızı topladık; suyumuzu, yiyeceğimizi ve neşemizi yanımıza alıp 2 günlük harika bir kamp deneyimine adım attık. Gün boyu orman içi patikalarda trekking yapıp, şelalelere doğru buz gibi derenin ve serinliğin içinde yürüdük. Ağaçların gölgesinde yürümek, doğanın kalbinde hissetmek muazzam bir arınma sağladı.

Akşam olduğunda ise rota kadar güzel bir durakla buluştuk: Motorsiklet tutkunlarına yönelik harika bir kafesi olan Metin Abi. Metin Abi’nin samimi bahçesine çadırlarımızı kurduk; akşamları müzik, dost sohbetleri ve eğlence eşliğinde keyif üstüne keyif yaptık.

Ormanın Gizli Hazinesi: Şakayık (Ayı Gülü) Şenliği

Hacıllı ve çevresindeki komşu köylere (özellikle Hasanlı ve Sarıkavak mevkiine) bahar aylarında yolunuz düşerse, bölgenin en özel ve gurur duyduğu doğa olayıyla karşılaşırsınız: Geleneksel Şakayık Şenliği.

Şakayık Çiçeği Neden Bu Kadar Özel?

  • Endemik Güzellik: Mutfaklarda ve halk arasında "ayı gülü" olarak da bilinen bu kırmızı-pembe renkli zarif çiçek, İstanbul’un Anadolu Yakası'nda kendiliğinden ve bakir olarak sadece Şile'nin bu özel vadilerinde yetişmektedir.

  • Kesinlikle Koruma Altında: Yabani şakayıklar doğanın hassas bir hediyesidir. Doğal ekosistemi korumak adına bu çiçekleri koparmanın son derece yüksek idari para cezaları bulunmaktadır. Şenliklerin amacı da zaten çiçeği koparmak değil, onun sunduğu görsel şöleni yerinde fotoğraflamak ve doğa bilincini yaşatmaktır.

Şenlikte Sizi Neler Bekliyor?

Her yıl Mayıs ayının ilk haftalarında düzenlenen bu renkli organizasyonda köy meydanları ve bahçeler tam bir panayır havasına bürünür:

  • Yöresel Lezzet Yarışmaları: Köylü kadınların ellerinden çıkan meşhur Mancarlı Börek yarışmaları ve yöresel tadımlar.

  • Geleneksel Eğlenceler ve Müzik: Yerel orkestraların konserleri, halk oyunları gösterileri ve çocuk atölyeleri.

  • Rehberli Doğa Yürüyüşleri: Botanik meraklıları ve fotoğrafçılar için uzman rehberler eşliğinde çiçek bahçelerine yapılan doğa yürüyüşleri.

Kamp veya yürüyüş seyahatinizi Mayıs ayına denk getirebilirseniz, doğanın bu pembe kraliçesini kendi yaşam alanında görmek seyahatinize unutulmaz bir anlam katacaktır.

Çevre köyleri ve doğal yaşam alanlarını gezerken:

  • Rengârenk bağ ve bahçelerin, mis kokulu çiçeklerin arasında kaybolabilir,

  • Geleneksel köy yaşamını ve çiftlik hayatını yakından gözlemleyebilirsiniz.

Kendi elleriyle üretim yapan köylülerle sohbet etmek ve o doğal ritme doymak geziyi çok daha anlamlı kılıyor.

Yola Çıkacaklara Kısa Tavsiyeler

KonuTavsiye
HazırlıkYakınlarda büyük marketler olmadığı için ihtiyaçlarınızı önceden temin edin.
AyakkabıDere içi ve şelale yürüyüşleri için kaymayan, sudan etkilenmeyen outdoor ayakkabılar tercih edin.
Doğayı KorumaBakirliğini koruyan bu güzel coğrafyadan ayrılırken çöplerinizi mutlaka yanınızda götürün.

Yol Üstü Cevherleri: Şile, Çevre Köyler ve Ağva’nın Gizli Cennetleri

Hacıllı’ya doğru yola çıkmışken seyahatinizi sadece tek bir noktayla sınırlandırmayın. İstanbul’dan Şile’ye uzanan bu büyüleyici coğrafya, yol boyunca sizi sürprizlerle karşılar:

  • Tarihi Şile Dokusu: Karadeniz’in hırçın dalgalarına göğüs geren tarihi Şile Feneri ve Yeşilçay ile Göksu derelerinin kucaklaştığı sakin Ağva kasabası gezilip görülmeyi fazlasıyla hak ediyor.

  • Yaşayan Köy Kültürü: Yol boyunca karşınıza çıkacak çevre köylerin bağları, meyve bahçeleri ve samimi köylü pazarları, doğanın cömertliğini sofralarınıza taşır.

Burada geçireceğiniz her an; sadece bir mola değil, doğanın ritmine ve köy yaşamının o yalın güzelliğine yeniden bağlanma fırsatıdır.

 Doğanın Çağrısına Kulak Verin

Doğadan ayrılırken arkamızda bıraktığımız tek şey toprağa bıraktığımız samimi ayak izlerimiz; ruhumuza kazınan o tarif edilmez huzur ve unutulmaz anılar oldu. Rüzgarın yapraklar arasındaki fısıltısı, buz gibi derenin serinliği, ıslak toprağın kokusu ve o samimi köy havası, zihnimizde biriken tüm şehir yorgunluğunu adeta tek bir nefeste silip götürdü.

Eğer siz de haftanın tüm stresini, beton binaların gri gölgesini geride bırakıp doğanın şifalı kollarına atılmak istiyorsanız; Hacıllı ve çevresi tüm cömertliğiyle sizi bekliyor.

Yıldızların altında kuracağımız yeni kamplarda, serin şelalelerin tazeleyici sularında, ormanın derinliklerinde açan pembe şakayıkların büyüleyici güzelliğinde ve neşeyle dolup taşan festivallerde yeniden kucaklaşmak dileğiyle...

Bir sonraki rotada, yine yeşilin ve mavinin en güzel tonlarında buluşmak üzere; doğayla kalın, doğayı koruyun!

Madame Savon YOLDA

tulin.ozkul4@gmail.com 



     


     
     
     

    

    

    

     

     
     
    

   

   

    









                  

6.04.2026

BAŞTAN BAŞA BÜYÜK AZERBAYCAN SERÜVENİ: ŞEKİ VE GENCE

 

Ateş Ülkesi’nin Kadim Çağrısı Bazı topraklar sadece coğrafya değil, birer hafıza merkezidir. "İki Devlet, Tek Millet" şiarıyla kalbimize mühürlediğimiz Azerbaycan, modern gökdelenlerin gölgesinde saklı kalmış bin yıllık kervansarayları, sönmeyen kutsal ateşleri ve Hazar’ın serin nefesiyle bizi çağırıyor.  Madame Savon YOLDA ekibi olarak; Bakü’nün fütüristik çizgilerinden Kınalık’ın bulutlara değen taş evlerine uzanan epik bir yolculuğa çıkıyoruz. Hazır olun; bu bir tatil değil, tarihin ve kardeşliğin izinde bir ruh tazeleme serüvenidir!

Harika bir nokta! Aslında Nizami Caddesi ve halk arasında bilinen adıyla Targovı (Torgovaya), Bakü'nün kalbinin attığı yerdir. Hemen listemizi bu ikonik noktaları ve merkezdeki diğer önemli caddeleri içerecek şekilde detaylandıralım:

1. Bakü Merkez: Gezilecek En Ünlü Caddeler ve Meydanlar

Bakü'nün merkezi, Avrupa mimarisi ile Doğu kültürünün harmanlandığı, yürümeye doyamayacağınız caddelerle doludur.

  • Nizami Caddesi (Targovı): Burası Bakü’nün İstiklal Caddesi gibidir. Adını şair Nizami Gencevi'den alır. "Targovı" ismi ise Rusça "Ticaret Caddesi" anlamına gelir. Tarihi binaları, lüks mağazaları ve gece yanan büyüleyici avizeleriyle şehrin en popüler yürüyüş rotasıdır.

  • Fevvareler Meydanı (Fountains Square): Nizami Caddesi ile birleşen, içinde onlarca farklı tasarıma sahip fıskiyenin bulunduğu geniş meydan. Burası kafelerin, sokak sanatçılarının ve sosyal hayatın merkezidir.

  • Bakü Bulvarı (Denizkenarı Milli Park): Hazar Denizi kıyısı boyunca kilometrelerce uzanan devasa park. Burada yürüyüş yapabilir, Venedik (Küçük Venedik) kanallarında gondolla gezebilir veya Bakü Kristal Salonu'na kadar bisiklet sürebilirsiniz.

  • İstiklal (İstiglaliyyat) Caddesi: Şehrin en eski ve en görkemli caddelerinden biridir. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi, Belediye Binası ve Filarmoni Bahçesi gibi muazzam mimariye sahip binalar bu cadde üzerindedir.

  • Petrolcüler (Neftçilər) Caddesi: Bulvar boyunca uzanan bu geniş cadde, Formula 1 yarışlarının da yapıldığı, şehrin modern ve görkemli yüzünü temsil eden ana damardır.


2. Şehir Merkezinde Görülmesi Gereken Diğer Yerler

  • İçerişehir (Old City): UNESCO koruması altındaki labirent sokaklar. Kız Kalesi ve Şirvanşahlar Sarayı buradadır. Buradaki hediyelik eşya dükkanlarından antika halılar ve magnetler alabilirsiniz.

  • Dağüstü Park ve Şehitler Hıyabanı: Şehri en tepeden görebileceğiniz yer. Füniküler ile çıkmanızı öneririm; tüm Bakü ayaklarınızın altında kalacak.

  • Alev Kuleleri (Flame Towers): Dağüstü Park'ın hemen yanında yer alan, akşamları LED gösterileriyle "yanan" üç dev kule.

  • Minyatür Kitap Müzesi: İçerişehir'de bulunan, dünyanın en küçük kitaplarının sergilendiği çok ilginç ve ücretsiz bir müze.


Bakü ve Yakın Çevresi (Merkez Dışı)

Bakü merkezden 30-60 dakikalık sürüş mesafesinde olan bu yerler, ülkenin kültürel ve doğal mirasını anlamak için şart.

  • Gobustan Milli Parkı: UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu bölgede, binlerce yıl öncesinden kalma kaya resimlerini (petroglifler) görebilirsiniz.

  • Çamur Volkanları: Dünyadaki çamur volkanlarının yarısından fazlası Azerbaycan’dadır. Gobustan yakınındaki bu volkanlar, sanki başka bir gezegendeymişsiniz hissi verir.

  • Ateşgah (Ateş Tapınağı): Surahanı bölgesinde yer alan bu antik yapı, bir zamanlar Zerdüştler ve Hindular için kutsal bir ibadet merkeziydi.

  • Yanardağ: Yerin altından çıkan doğal gazın etkisiyle yüzyıllardır sönmeden yanan bir tepe. Özellikle akşam saatlerinde büyüleyicidir.

  • Haydar Aliyev Kültür Merkezi: Mimari bir deha ürünü olan bu bina, sadece dışıyla değil, içindeki sergilerle de modern Azerbaycan'ın simgesidir.


2. Tarih ve El Sanatları: Şeki (Şəki)

Bakü'den yaklaşık 4-5 saat uzaklıktaki Şeki, Azerbaycan'ın en otantik ve tarihi şehridir.

  • Şeki Han Sarayı: Tek bir çivi bile çakılmadan, şebeke adı verilen renkli cam sanatı ile yapılmış bir başyapıttır.

  • Kervansaray: İpek Yolu üzerinde yer alan bu tarihi otelde hala konaklayabilir veya avlusunda çay içebilirsiniz.

  • Kiş Köyü ve Arnavut Kilisesi: Kafkas Albanyası'na ait bu antik kilise, bölgenin Hristiyanlık tarihine ışık tutar.

  • Şeki Helvası: Buraya kadar gelmişken o meşhur Şeki helvasını (baklavasını) denemeden dönmeyin!


3. Doğanın Kalbi: Gence ve Göygöl

Ülkenin ikinci büyük şehri Gence ve çevresi, yeşili sevenler için idealdir.

  • Göygöl ve Maralgöl: Bir deprem sonucu oluşan bu krater gölleri, Azerbaycan'ın en ikonik doğa manzaralarına sahiptir. Göygöl'ün çevresindeki ormanlar özellikle sonbaharda tam bir tablo gibidir.

  • Gence Şehir Merkezi: Şeyh Nizami Gencevi'nin türbesi, tarihi Cuma Camii ve ünlü "Şişe Ev" mutlaka görülmeli.


4. Kayak ve Dağ Havası: Şahdağ ve Tufandağ

Eğer kışın veya serin bir bahar havasında gidiyorsanız Kuzey Azerbaycan'ın dağlık bölgeleri muazzamdır.

  • Kusar (Qusar) - Şahdağ: Azerbaycan’ın ilk ve en büyük kayak merkezidir. Yazın bile teleferikle çıkıp manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

  • Gelebe (Qəbələ): "Azerbaycan'ın İsviçre'si" olarak bilinir. Tufandağ Kayak Merkezi, Yeddi Güzel Şelalesi ve Gabaland eğlence parkı ile çocuklu aileler için de harikadır.


5. Saklı Köyler: Xınalıq (Kınalık)

Kafkas Dağları'nın zirvesinde, deniz seviyesinden yaklaşık 2.350 metre yükseklikte yer alan bu köy, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Kendilerine has dilleri ve yaşam tarzları olan bu insanların yaşadığı köy, doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için vazgeçilmezdir.


Küçük Bir İpucu

Azerbaycan'ın bölgelerine giderken yollarda satılan yerel meyveleri, reçelleri ve meşhur Lengeran çayını denemeyi ihmal etmeyin.

🏘️ EKSTRA DURAKLAR: ZAMANIN DURDUĞU KADİM KÖYLER

  • Kınalık Köyü (2.200 Rakım): 5.000 yıllık kesintisiz yaşamıyla bir "yaşayan müze". Şahdağ ve Tufandağ zirveleri arasında, dünyanın en yüksek yerleşimlerinden birinde, tarihin ilmeklerini hissedeceksiniz.

  • Lahiç Köyü: Bakır işçiliğinin dünyadaki merkezi. Arnavut kaldırımlı sokaklarda yankılanan usta çekiç sesleri ve Orta Çağ mimarisi sizi büyüleyecek.

Bir kardeşlik destanı olarak  dönüş yolunda uçak kanatlarını Hazar’ın üzerinden süzülürken, cebimizde sadece hediyelik ipekler veya Şeki helvaları olmayacak. Zihnimizde Yanardağ’ın sönmeyen ateşi, kalbimizde Gence pazarlarındaki o samimi "Ay kardaş!" seslenişi ve ruhumuzda Kınalık’ın tertemiz dağ havası kalacak.

Biz bu yollara sadece yer görmeye değil; ortak tarihimizin köklerine dokunmaya, kardeşliğimizi pekiştirmeye ve Kafkasya’nın o vakur duruşundan pay almaya çıktık. Madame Savon YOLDA olarak bir rotayı daha "yaşayarak" bitirmenin gururuyla dönerken, biliyoruz ki Ateş Ülkesi’nin sıcaklığı içimizi ısıtmaya devam edecek.

Gidiyoruz ama kalbimizi Bakü'nün rüzgarına bıraktık. Bir sonraki serüvende görüşmek üzere Azerbaycan!

Madame  Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com



                                              ŞEKİ SARAYINDAN GÖRÜNTÜLER 

           

















Ağva’da Huzur, Lezzet ve Macera Dolu Bir Hafta Sonu

Madame Savon YOLDA / Ağva'da Hafta sonu kaçamakları İstanbul’un o bitmek bilmeyen koşturmacasından, korna seslerinden ve gri bulutlarınd...