tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.04.2026

DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA


Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denilince akla gelen ilk şeyler gökyüzüne uzanan gökdelenler, lüks yaşam ve bitmek bilmeyen bir enerji olsa da, bu şehir aslında köklü bir geçmişin modern sanatla dans ettiği devasa bir sahne. Eğer hem tatil hem de iş seyahatinizi bir keşif yolculuğuna dönüştürmek isterseniz terih edeceğiniz harika bir dunyaya adım atmak üzeresiniz. 

 Zaman Tüneli: Dubai’nin Tarihçesi

Dubai’nin bugünkü ihtişamı sizi şaşırtmasın; burası 1833 yılında yaklaşık 800 kişilik bir balıkçı ve inci avcısı topluluğunun yerleşmesiyle kuruldu. Al Maktoum ailesinin yönetimiyle başlayan bu serüven, 1966’da petrolün bulunmasıyla yön değiştirdi. Ancak Dubai'yi "güçlü ve zengin" yapan asıl vizyon, petrol sonrası döneme odaklanıp şehri bir ticaret ve turizm merkezi haline getirmekti.

  • Para Birimi: BAE Dirhemi (AED). 1 USD yaklaşık olarak 3.67 AED’ye sabitlenmiştir.

  • Dil: Resmi dil Arapça olsa da, iş ve günlük yaşamda İngilizce hakimdir.


 Nerede Kalınır? Lüksün Adresleri

Dubai'de konaklama deneyimin ta kendisidir. 

  • Burj Al Arab: Dünyanın tek "7 yıldızlı" oteli olarak bilinen, yelken şeklindeki bu yapı, lüksün zirvesidir.

  • Atlantis The Palm: Palmiye Adası'nın ucunda, devasa akvaryumları ve su parkıyla tam bir masal diyarı.

  • Downtown Dubai (İş Merkezi): Fuar alanına yakın olmak isteyenler için Burj Khalifa manzaralı Address Sky View veya Armani Hotel en prestijli tercihlerdir.


 Gezilecek Yerler: Modern ve Klasik

Dubai ikiye ayrılır: Modern Dubai ve Eski Dubai.

Modern Dubai

  • Burj Khalifa: 828 metre ile dünyanın en yüksek binası. 148. kattaki seyir terasından şehri izlemek, bulutların üzerinde olduğunuzu hissettirir.

  • ***The Dubai Mall: Bir alışveriş merkezinden fazlası; içinde dev bir akvaryum ve olimpiyat boyu buz pisti barındırıyor.

  • The View at The Palm: Palmiye Adası'nı kuş bakışı görmek için en iyi nokta.

Sanatsal ve Kültürel Duraklar

  • Geleceğin Müzesi (Museum of the Future): Dünyanın en güzel binası olarak nitelendirilen bu yapı, sizi 2071 yılına götürüyor.

  • Alserkal Avenue: Eski bir endüstri bölgesinden sanat merkezine dönüştürülen bu alan, çağdaş sanat galerileri ve butik kafelerle dolu.

  • Al Fahidi Tarihi Mahallesi: Dubai’nin köklerine dönmek için ideal. Rüzgar kuleleri ve dar sokaklar arasında kaybolurken Dubai Müzesi’ni mutlaka ziyaret edin.


 Gurme Deneyimi ve Gece Hayatı

Dubai mutfağı, dünyanın her yerinden gelen lezzetlerin bir harmanıdır.

  • Yemek: Geleneksel bir deneyim için Al Fanar Seafood’u deneyebilir veya Dubai Marina’da dünya mutfağının en iyi örneklerini sunan restoranlarda (Örn: Zuma veya Nobu) yemek yiyebilirsiniz.

  • Gece Hayatı: Şehrin ışıklarını izlemek için Dubai Marina veya JBR bölgesindeki rooftop barlar (Özellikle Barasti veya Siddharta Lounge) enerjiyi iliklerinize kadar hissettirir.

 Alışverişin Kalbi

  • Lüksün Adresi: Dubai Mall ve Mall of the Emirates (içindeki kapalı kayak merkezi Ski Dubai ile meşhur).

  • Yerel Deneyim (Souks): Baharat Çarşısı (Spice Souk) ve Altın Çarşısı (Gold Souk). Buradaki kokular ve ışıltı sizi büyüleyecek. Pazarlık yapmayı unutmayın!


 Çevrede Gezilecek Yerler

Dubai’den sadece 1.5 saat uzaklıktaki Abu Dabi, kültürel bir tamamlayıcıdır.

  • Louvre Abu Dhabi: Sanat tutkunları için çölün ortasındaki bu müze, insanlık tarihine ışık tutuyor.

  • Şeyh Zayed Camii: Mimari bir şaheser, beyaz mermerlerin ve devasa avizelerin ihtişamı karşısında büyülenmemek elde değil.


Blog Notu: Dubai, sadece bir şehir değil, bir vizyonun ete kemiğe bürünmüş halidir. İster iş için gelin ister tatil için, bu şehir size her zaman "henüz her şeyi görmedin" dedirtmeyi başaracaktır.

 Dubai'de olmak,  sadece zenginli değil, aynı zamanda o zenginliğin arkasındaki kültürel ve sanatsal derinliği de hissettirecektir. 


Çölün Ortasında Bir Flora Mucizesi: Dubai Miracle Garden

Dubai’nin "enlerin ve ilklerin şehri" olduğunun en somut kanıtlarından biri de kuşkusuz Dubai Miracle Garden’dır. Dünyanın en büyük doğal çiçek bahçesi unvanına sahip olan bu yer, kuru bir çöl ikliminde 72.000 metrekarelik bir alanı 150 milyondan fazla çiçekle bir sanat eserine dönüştürüyor.

Neden Görülmeli?

Burası sadece bir park değil, çiçeklerden inşa edilmiş devasa bir heykel sergisi gibidir. İçeri girdiğiniz an sizi karşılayan yoğun çiçek kokusu ve renk cümbüşü, dışarıdaki modern şehir siluetinden tamamen kopmanızı sağlar.

  • Emirates A380 Deneyimi: Bahçenin en ikonik parçası, gerçek boyutlu bir Airbus A380 uçağının tamamen çiçeklerle kaplanmış halidir. Bu yapı, "dünyanın en büyük çiçek enstalasyonu" olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir.

  • Smurfs Village (Şirinler Köyü): Hem çocukların hem de içindeki çocuğu yaşatanların favorisi olan bu bölümde, devasa Şirin evleri ve karakterleri çiçeklerle hayat buluyor.

  • Aşk Yolu (Hearts Passage): Kalp şeklindeki dev çiçek kemerlerin altından yürümek, Dubai seyahatinin en popüler fotoğraf noktalarından biridir.

  • Çiçekli Saat ve Kaleler: Her sezon teması değişen bu yapılar, mühendisliğin doğayla nasıl harmanlanabileceğini gösteriyor.

Sanatsal ve Ekolojik Bir Başarı

Sanatsal açıdan Miracle Garden, "Topiary" (bitki budama sanatı) ve peyzaj mimarisinin zirvesidir. Teknik olarak ise tam bir mühendislik harikasıdır; çünkü bu milyonlarca çiçek, damlama sulama yöntemiyle geri dönüştürülmüş atık sular kullanılarak canlı tutuluyor. Bu da Dubai'nin sürdürülebilirlik vizyonuna dair güçlü bir mesaj veriyor.

Ziyaretçiler İçin Küçük Notlar:

  • Zamanlama: Dubai’nin aşırı sıcakları nedeniyle bahçe sadece Kasım ve Nisan ayları arasında (kış sezonunda) açıktır.

  • Butterfly Garden: Hemen yanındaki Dubai Butterfly Garden’ı da mutlaka listene eklemelisin. Dünyanın en büyük kapalı kelebek bahçesi olan bu mekanda, üzerinize konan binlerce rengarenk kelebekle sanatsal fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

Mimari: Gökyüzüne Dokunan Mühendislik

Dubai’nin o fütüristik siluetinin ardındaki mimari dehayı, deniz tatilinin lüksle buluştuğu noktaları ve o çok konuşulan "ışıltılı hayatından bahsedelim biraz da.

Dubai, dünya mimarisinin "test sahası" gibidir. Şehir, geleneksel Arap esintilerini fütüristik çizgilerle birleştirerek kendine has bir estetik yaratmıştır.

  • Dikey Şehir: Burj Khalifa sadece bir bina değil, mühendisliğin sınırlarını zorlayan bir anıttır. Hemen yanında yükselen Cayan Tower, 90 derecelik sarmal yapısıyla dünyanın en ikonik konut kulelerinden biridir.

  • Geleneksel Modernizm: Modern binalarda bile "Mashrabiya" adı verilen geleneksel Arap kafes işçiliğini görebilirsiniz. Bu yapılar, güneş ışığını kırarak doğal serinlik sağlarken şehre sanatsal bir doku katar.

  • Dubai Frame: Şehrin bir yüzüyle geçmişi (Eski Dubai), diğer yüzüyle geleceği (Yeni Dubai) bir çerçeve içine alan bu yapı, mimarinin hikaye anlatıcılığına en güzel örnektir.

 Ev Yaşamı: Lüksün Tanımı Değişiyor

Dubai’de evler sadece bir barınak değil, birer statü ve konfor alanıdır.

  • Villa Kültürü: Özellikle Emirates Hills ve Palm Jumeirah bölgelerindeki villalar, ultra lüksün sınırlarını zorlar. Geniş avlular, özel havuzlar ve genellikle denize sıfır konumlar hakimdir.

  • Markalı Konutlar (Branded Residences): 2026 itibarıyla Dubai’de Armani, Cavalli ve Mercedes-Benz gibi dünya devlerinin tasarladığı konut projeleri yükseliyor. Bu evler, sakinlerine bir otelin sunduğu tüm lüks hizmetleri kendi özel alanlarında sunuyor.

 Deniz Tatili: Kristal Sular ve Beach Clublar

Dubai, çöle komşu olsa da dünyanın en iyi plaj deneyimlerinden birini vaat eder.

  • Palm West Beach: Dubai’nin "yeni gözdesi". Burası, yan yana dizilmiş lüks beach clubları (Örneğin: Siddharta Lounge by Buddha-Bar) ve gün batımı manzarasıyla hem deniz keyfi hem de eğlence isteyenlerin adresi.

  • JBR & Kite Beach: Daha aktif bir tatil isteyenler için ideal. Uçurtma sörfü yapabilir veya sahil boyunca uzanan devasa açık hava restoranlarında vakit geçirebilirsiniz.

  • Gizli Cevher: Al Sufouh Plajı: Gözlerden uzak kalmak ve Burj Al Arab’ın en saf fotoğrafını çekmek istiyorsanız bu "gizli plaj" tam size göre.

 Alışveriş: Dünyanın Vitrini

Dubai’de alışveriş bir ihtiyaç değil, bir sosyal aktivitedir.

  • Lüksün Zirvesi: Fashion Avenue (Dubai Mall içinde), dünyanın en ünlü moda devlerinin devasa mağazalarına ev sahipliği yapar. Burada alışveriş yaparken bir sanat galerisinde geziyor gibi hissedersiniz.

  • Yerel Miras: Baharat ve Altın Çarşıları’nda (Souks) pazarlık yapmak, bu şehrin ruhuna dokunmanın en samimi yoludur. El dokuması paşmina şallar ve alkolsüz Arap parfümleri (Attar) mutlaka listenizde olmalı.

 Hayatın Ritmi: 7/24 Yaşayan Şehir

Dubai’de hayat güneş battıktan sonra başlar. Şehir, dünyanın en güvenli metropollerinden biri olmanın verdiği huzurla gece yarısından sonra bile cıvıl cıvıldır. Her köşe başında bir sosyal aktivite, her restoranda dünyanın farklı bir mutfağından esinti bulabilirsiniz. Burada yaşamak; sürekli devinen, gelişen ve her zaman "daha iyisini" hedefleyen bir enerjinin parçası olmaktır.


Bilinmeyen Dubai: Köyler, Kasabalar ve Yayla Havası

Dubai denilince "yayla" kelimesi şaşırtıcı gelebilir ama BAE'nin coğrafyası sadece kumdan ibaret değil.

  • Hatta Kasabası: Dubai merkezinden yaklaşık 90 dakika uzaklıktaki bu dağ kasabası, şehrin "yayla" noktasıdır. Hajar Dağları'nın eteklerinde yer alan Hatta; turkuaz gölü, kano imkanları ve taş evlerden oluşan Hatta Heritage Village (Hatta Kültür Köyü) ile bambaşka bir dünya sunar. Serin havası ve dağ manzarasıyla tam bir kaçış noktasıdır.

  • Al Marmoom Köyü: Çölün kalbinde yer alan bu bölge, göçbeve bedevi hayatını deneyimleyebileceğiniz, geleneksel deve yarışlarının yapıldığı bir yerleşim yeridir.

Ruhani Dokunuş: Dubai’de Kiliseler ve Hoşgörü

Dubai, "Hoşgörü Bakanlığı" olan bir ülke olarak farklı inançlara kucak açar.

  • Oud Metha Bölgesi: Burası Dubai'nin manevi merkezlerinden biridir. St. Mary’s Catholic Church gibi tarihi kiliseler burada bulunur. Modern mimarinin ortasında yükselen bu yapılar, şehrin çok kültürlü ve barışçıl yapısının en güzel kanıtıdır.

Vahşi Doğa: Çöl Safari ve Doğal Güzellikler

Dubai’nin gerçek ruhu çölde saklıdır.

  • Desert Safari: 4x4 araçlarla kum tepelerinde yapılan "dune bashing" (kum sörfü), ardından bedevi kampında yıldızların altında akşam yemeği... Bu, Dubai'nin olmazsa olmazıdır.

  • Ras Al Khor Yaban Hayatı Koruma Alanı: Gökdelenlerin hemen dibinde, binlerce pembe filamingoyu görebileceğiniz bir doğa harikasıdır. Şehrin ortasında böylesine korunmuş bir sulak alan bulmak sizi büyüleyecek.

Dubai Marina: Gökyüzünde Yaşamak

Marina bölgesi, dünyadaki "insan yapımı en büyük marina" unvanına sahiptir ve buradaki yaşam tam anlamıyla dikey bir lükstür.

  • Marina Evleri: Buradaki gökdelenlerde yaşayanlar için balkon, Basra Körfezi’ne veya milyon dolarlık yatların süzüldüğü kanala açılan bir penceredir. Princess Tower veya 23 Marina gibi devasa kuleler, spor salonlarından özel sinema salonlarına kadar her türlü imkanı sunar. Burada yaşamak, şehrin enerjisinin tam merkezinde olmak demektir.

Gece Hayatı: Işıltılı ve Limitsiz

Dubai geceleri, dünyadaki en iddialı partilere ev sahipliği yapar.

  • Beach Club’lar: Gündüz güneşlenip gece dünyaca ünlü DJ’lerle dans edebileceğiniz White Beach veya Bla Bla, eğlencenin merkezidir.

  • Lüks Kulüpler: Downtown ve DIFC bölgelerindeki mekanlar (Örn: L'Affaire veya Sky2.0), görkemli şovlar ve ışık oyunlarıyla ünlüdür. Dubai'de gece hayatı sadece müzik değil, görsel bir performanstır.

Gurme Durakları: En Ünlü Yemekler

Dubai bir gastronomi başkentidir. Hem yerel hem de dünya mutfağında "Michelin" standartlarını her yerde bulabilirsiniz.

  • Yerel Lezzet: Al Harees: Et ve buğdayın saatlerce pişirilmesiyle yapılan, düğünlerin ve bayramların vazgeçilmezidir.

  • Meşhur Lezzet: Camel Slider (Deve Burger): Dubai'ye gelmişken denemeniz gereken en gurme ve farklı lezzetlerden biridir.

  • Dünya Mutfağı: Coya (Peru Mutfağı) ve Zuma (Japon Mutfağı), Dubai'nin en elit ve rezervasyon bulması zor gurme noktalarıdır.

  • Tatlı Final: Luqaimat: Üzerine hurma şerbeti ve susam dökülmüş bu kızarmış hamur topları, Dubai sokak lezzetlerinin kraliçesidir.



Göllerin Büyüsü: Love Lake

Al Qudra denilince akla gelen ilk durak, iç içe geçmiş iki dev kalp şeklinde tasarlanan Love Lake (Aşk Gölü). Burası sadece romantik bir manzara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresindeki yürüyüş yolları ve çiçeklendirilmiş alanlarıyla tam bir görsel şölen sunuyor. Kumların ortasında, yemyeşil ağaçların ve suyun varlığı, Dubai’nin mühendislik vizyonunun doğayla nasıl barıştığının bir göstergesi.

Yıldızların Altında Kamp Keyfi

Dubai halkının ve expatların en sevdiği hafta sonu aktivitesi, Al Qudra’da

Dubai’nin Hafızası: Al Fahidi Tarihi Mahallesi

Burj Khalifa’nın fütüristik ihtişamından sadece birkaç kilometre ötede, 19. yüzyılın ortalarına uzanan bir hikaye gizli. Al Fahidi Historical Neighbourhood, Dubai’nin inci avcılığı ve ticaretle geçinen küçük bir kasaba olduğu günlerin en canlı tanığıdır.

Dubai; Al Qudra'nın sessiz göllerinden Al Fahidi'nin tarihi sokaklarına, Marina'nın gökdelenlerinden çölün sonsuz kumlarına kadar zıtlıkların uyum içinde yaşadığı bir masal diyarıdır. Bu şehir size sadece lüksü değil, aynı zamanda insanın azmini ve kültürel bir mirası nasıl baş tacı ettiğini de gösterir.

Gezdiğiniz her sokak, dokunduğunuz her duvar ve izlediğiniz her gün batımı, Dubai’nin sadece bir "şehir" değil, bir vizyon olduğunun kanıtıdır. Umarım bu yazımız Dubai seyahatinizde size sadece yol göstermez, aynı zamanda bu büyülü emirliğin ruhuna dokunmanızı sağlar. bakınız;

 Binbir Gece Masallarının Modern Yüzü

Dubai, geçmişin bedevi hikayelerini geleceğin teknolojik rüyalarıyla birleştiren nadir bir coğrafyadır. Hatta’nın sarp dağlarından Marina’nın ışıltılı kulelerine, çölün sessizliğinden gece kulüplerinin ritmine kadar her anı bir keşif barındırır. Bu şehir, "imkansız" kelimesini sözlüğünden silmiş bir medeniyetin, misafirperverlik ve lüksle harmanlanmış halidir.

Eğer ruhunuzu dinlendirmek, sınırlarınızı zorlamak ve lüksün zirvesine dokunmak istiyorsanız; Dubai size bir şehirden çok daha fazlasını, unutulmaz bir yaşam öyküsü vaat ediyor.

Dubai’nin sadece gökdelenlerden ibaret olmadığını kanıtlayan en özel yerlerden biri de Al Qudra bölgesidir. Şehir merkezinden arabayla sadece 45 dakika uzaklıkta olan bu yapay göller zinciri, doğaseverler ve kamp tutkunları için çölde saklı bir cennet vaat eder.

Dubai, sadece kum ve betondan ibaret bir şehir değil; insan azminin, sınırsız hayal gücünün ve kültürel çeşitliliğin bir kutlamasıdır. Geleneksel balıkçı köylerinin mütevazılığından dünyanın en yüksek zirvelerine uzanan bu yolculuk, aslında her ziyaretçiye şu mesajı fısıldar: "Hayal edebiliyorsan, inşa edebilirsin."

Hem tatil hem de iş için gelip hayran kalarak döneceğiniz, her köşesinde yeni bir hikaye barındıran bu emirlik, modern dünyanın en parlak mücevheri olmaya devam ediyor. Bir sonraki seyahatinizde, sadece gökdelenlere değil, o gökdelenlerin ardındaki vizyona ve toprağın ruhuna bakmayı unutmayın.

Dubai seni bekliyor; hem de her seferinde daha fazlasıyla.

Madame  Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com

Dip not: Linkini verdiğim bu otel de kalabilirsiniz. 25H Bakınız;









18.02.2023

METAMORFOZ GÖKÇEADAM

Gökçeada’ya Veda: İçimdeki Gül Bahçesinin Yeniden Doğuşu

"Ne derler; yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar... Ben, o devasa metamorfozumu tamamladım. Artık fırtınanın içindeki kara deliği görmüş bir ruhun, gün ışığına ilk uyanışındayım."

Kelimelere sığmayan bir güzelliğe sahip Gökçeada ile gönül bağım, belki de bu son vapur seferiyle bir mühre dönüşüyor. Vapurun güvertesinden martılara selam veriyorum; güneş yüzümü bir dost gibi yalarken, huzurun tam olarak bu "an" olduğunu anlıyorum. Elimi yanağına koyduğum, varlığına her nefeste şükrettiğim hemen yanı başımda... Mavi dalgaların coşkusuyla, o meşhur Tatar güzel gözlerin derinliğinde hem hapsoluyor hem de esaretimden kurtulup gerçek özgürlüğümü geri alıyorum.

Kozadan Çıkan Bir Kelebeğin Güncesi

İçimizdeki kazanma ve kaybetme muhasebesi nihayet sona erdi. Yüreğimin o yumuşacık kalbi dertli dalgalarla boğuşurken, avcumdaki o "pincik sevdam" artık bir cam fanus kadar kıymetli. Işık hızından binlerce kırık parçaya bölünmüşlüğümün dermanını, ulu ağaçların gövdesine sarıldığım o sükûnette buldum.

Geçmişin o kan ter içindeki rüyalarından, bebek çığlıklarıyla bölünen uykularından uyanıyorum. Kalbimin kabukları bir bir soyulup dökülürken, parlak ve kristalize çiçeklere dönüşüyorum. Kendi ruhuma biçtiğim o manevi ceza bitti; gözyaşlarımı dualarla okuyup üfledim. Şimdi gururlu, onurlu ve cıvıl cıvılım. Dünyanın merkezinde, ama bir o kadar da karmaşadan kopuk; Ela çekik gözlü bir Tatar kuşun kanatlarında yeni bir yaşama yol alıyorum.

Adanın Mirası: Toskana’dan Rum Tavernalarına

Gökçeada, her zamanki misafirperverliğiyle bizi uğurluyor. Parmak arası terliklerimin ayak basmadığı yer, keşfetmediğimiz kamp alanı kalmadı bu kez.

  • Toskana’yı aratmayan o nefis manzaralı kahvaltı sofraları,

  • Sakin koyların şifalı sularında atılan o özgür kulaçlar,

  • Ve geceyi onurlandıran o Rum tavernasındaki danslar...

Önemli olan o ritme eşlik etmek, o havayı ciğerlerine çekmekti. Hayatın burada yavaş aktığını, yavaştan alınan her şeyin aslında ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha fark ediyorum.

Gezginin Heybesinden Kalan Duraklar:

  • Vagon Camping: Doğanın ritmiyle uyumak.

  • Kent Müzesi: Adanın hafızasına dokunuş.

  • Polen Kahvaltı Yeri & Mustafa’nın Kayfesi: Güne başlamanın en lezzetli bahanesi.

  • Yorgo Baba Rum Tavernası: Müziğin ve dansın asil birleşimi.

  • Yıldızköy Arkadia Kamp Alanı: Yıldızların altında sessizlik.

  • İmroz Poseidon: Efsanelerin kıyısında bir veda.


Elveda güzel ada... Bir daha yolum ne zaman sana düşer bilinmez ama seni, o "akışta kalma" dersinle kalbime mühürledim. Tercihimi her zaman olduğu gibi yenilikten ve devinimden yana kullanıyorum.

Tülin ÖZKUL Mart 2026 – Gökçeada Vapuru













26.09.2021

SAROZ'DA HOMOSAPİENS KAMPÇILAR

 

 Sultaniçe Günlükleri: Ayçiçekleri ve Unutulan Nezaket

"Hangi yöne dönersek dönelim doğa ananın koynundayız. Van Gogh’u yâd etmeden geçip gitmek olmaz bu sarı tarlalardan... Başımızda hasır şapkalar, içimizde yeni biçilmiş buğday kokusu; biz yine Trakya’nın o efsunlu yollarındayız."

Yüzünü güneşe dönen ayçiçeklerinin arasında, termostan süzülen bir yudum çayın buğusuyla başladık yolculuğumuza. Saroz’un nefis koylarını, Enez’in bakir köylerini arkamızda bırakıp; sadeliğin ve mütevazılığın kalbine, Sultaniçe Limanı’na vardık.

 Zamanda Bir "Geri Vites": Eski Yazlıklar ve Kır Kahveleri

Sultaniçe; teknolojinin yormadığı, insan ilişkilerinin o eski samimiyetini koruduğu bir vaha. Akşamları toplanıp çay içilen o eski yazlık bahçeleri, emekli tayfasının demlendiği kır kahveleri... Bir ara sahnede çalan o tanıdık melodiyle yerimden fırlayıp güzel bir dans şovu sunmamak için kendimi zor tuttum! Burada zaman, bir ileri bir geri sarıyor; size sadece bu nostaljinin tadını çıkarmak kalıyor.

 "Lost" Adasında Bir Homosapiens: Kampın Doğal Yüzü

İlk gece, el yordamıyla kurduğumuz çadırın içinde devasa cırcır böceklerinin şarkısını dinledik. Telefon çekmiyor, lüks yok... Adeta bir Avatar ütopyasında ya da Lost adasında kimliğimizi yeniden bulma telaşındayız. Ortak tulumbadan çekirdek kabilemize su taşırken, havada uçuşan o içten "günaydınları" ve "yardımcı olabilirim"leri fark ediyorum. Sahi; biz insanoğlu olarak bu nezaketi ve empatiyi ne zaman, nerede kaybetmiştik? Sultaniçe, bize sadece doğayı değil, birbirimize olan saygımızı da hatırlattı.

 Denizler Altında Yirmi Bin Fersah

Günün ilk ışıklarıyla çarşaf gibi, pırıl pırıl bir denize uyanmak... Bulutlardan şarkı sözleri sayarken, sakin dalgaların koynunda hayattan gün çalmanın derindeyim. Kıyıdan uzaklaşıp balıklarla yarışırken, Jules Verne’in dünyasına selam duruyorum. Gün batımında ise yerini yemyeşil ormana ve denize vuran yakamoza bırakan o kızıllık; dostlarla kurulan, ışık oyunlarıyla süslü kamp sofrasının en güzel dekoru oluyor.


 Saroz ve Sultaniçe Keşif Notları

  • 👣 Toprakla Temas: Kamp sandalyenizi bırakın ve toprak ananın kucağına oturun. Bir yerden bir yere rızık taşıyan minicik karıncaların azmini izlemeden dönmeyin.

  • 💧 Tulumba Mesaisi: Lüksün bittiği yerde dayanışma başlar. Ortak tulumbadan su taşımanın o ilkel ama birleştirici hazzını yaşayın.

  • 🌅 Gün Batımı Ayini: Güneş Sultaniçe’de sadece batmıyor; denizin üzerine yakamozdan bir yol seriyor. Bu anı bir kamp ateşiyle taçlandırın.

  • 🏠 Eskiye Selam: Köy kahvelerinde bir yorgunluk çayı için, o naif insan hikâyelerine kulak kabartın.

"Biliyoruz ki bir daha gelsek belki bıraktıklarımızı burada bulamayacağız. O yüzden şimdi, tam da şu an; rüzgârın esintisini yüzümüzde duyarken hayatın tadını sonuna kadar çıkarma niyetindeyiz."

Madame Savon YOLDA  İletişim: 0554 994 31 22

 Saroz - Enez - Sultaniçe / Temmuz 2021

Tatil rotamızı Saroz'un nefis koylarıyla Enez'in doğal bakir köylerine çevirdik..

Yolumuz Tekirdağ Keşan üzerinden geçmekte ve gideceğimiz yer çok yakınlarda bir yerlerde..

Ayçiçekleri tarlalarıyla  buluşmak,  yüzümüzü rüzgara verip  yeni biçilmiş buğday  tarlaları arasında koşturmak istiyoruz

Envai çeşit çiçek böcekle  kaynaşmak nasıl  keyif verici anlatamam sizlere..

Yol boyu haşin rüzgarla sallanan ağaçlardan  nefis hikaye  başlıkları çıkıyor  her birimize...

Bu tatili fazlasıyla hak ettik ve artık keyfini çıkarma zamanı yaşasın kamp kurmanın keyfi.

Toprak ananın kucağında oturmak ve tek dertleri bir yerden bir yere yiyecek taşımak olan minicik karıncaları incelemeden buradan ayrılmak istemiyorum nedense...

Verimli toprakların ve  yeni sulanmış tarlaların  bakirliğinde  güneşin şahane  kızıllığında  kendimizi kaybediyoruz.

Böyle  güzel hayallarle kıpır kıpır güzelim Saroz'un nadide koylarını  ve Enezi arkamızda bırakarak,  Sultaniçe limana varmış olduk...

Konum itibarıyla sadeliğin,  mütavaziliğin,  eskiye düzenin tam da göbeğindeyiz.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki , yatırımcılar için  burası bulunmaz bir nimet..

Nezih köyler, balıkçı limanları,  sayfiye yazlık evleri ,  villalar yemyeşil kamp alanlarıyla büyüleyici bir yer burası...

Teknolojiden ve   çarpık kentleşmeden , saçma  kavramlardan   insan ilişkilerinin kargaşasından   uzaksınız oh ne ala...

 Akşamları birlikte toplanıp çay içilen eski türden yazlık  bahçeler,  lokaller,  eski kır kahveleri ve eskiye dair ne ararsanız  hepsi burada..

Biraz geçmişe bir ileri bir geri yapmak isterseniz buyrun güzeller güzeli  ortam sizin..

Sahnede çalınan şarkının adı neydi bilmiyorum ama bir ara yerimden  fırlayıp şu emekli tayfasına güzel bir dans showu  sunmamak için zor tuttum kendimi:)))

Durum bundan ibaret yani :) yeni yetme gençlik  akşam olunca  durmaksızın  sahile akıyor,...

Hemen şuracıkta   canlı müzik bar  açan girişimci  köşeyi döner mi dersiniz bilemedim:)))

İnsanımızın keyif derecesi her yerde aynı:) kimileri akşam yemeğiyle meşgul kimileri  limanda güneşi batırıp konakladığı yere bir an önce  dönme  telaşesinde..

Sonuca bakacak olursak ailenizle  birlikte sakin huzurlu tatil yapabileceğiniz bir yerdesiniz..

***

İlk gün gece karanlığında el yordamıyla  kurmuş olduğumuz çadırın içindeyiz , etrafta uçuşan cırcır böceklerini    evrimleşmeye yüz tutmuş devasa  böceklerin seslerini dinliyoruz. 

Kendi   kurgularımızın ve yarattığımız hayali dünyaların  peşindeyiz. 

Tarihler öncesine dönmüş gibiyiz  homosapiensleri düşünüp duruyoruz burada..

  Avatar ütopyasında kimliğimizi yeniden bulma telaşelerindeyiz...

Ateş yok su yok, tuvalet yok  lost adasında kaybolmuş  gibiyiz...

Telefonlar çekmiyor doğallıktan ödün vermeyen kamp alanımıza insanlar gece gündüz demeden akın ediyor. 

Hemen ileride herkesin ortak  olarak kullandığı tulumbadan   çekirdek kabilemize sırayla su taşıyıp duruyoruz.

Unuttuğunuz günaydınlar  nezaket ve görgü kuralları  teşekkür ederimler yardımcı olabilirimler havada uçusup duruyor. 

Soruyorum sahi; insanoğlu saygıyı ve sevgiyi ne zaman bulup ne zaman  kaybetmişti?

İnce düşünmenin empati yapmanın rol çalmadan sevmenin önemini ne zaman kaybettik hep birlikte..

Günün erken saatleri, nefis bir deniz manzarasına karşı yüzümüzde rüzgarın esintisini duyabiliyoruz.

Deniz pırıl pırıl olabildiğince bakir ve güzel..

Bulutlardan şarkı sözleri sayıyorum içimden..

Akıp giden fütursuz sakin dalganın koynunda hayattan gün çalmak derdindeyim. 

İçimiz dışımız çocuklar gibi  şen,  bir an önce doğallığın koynuna akarak, durgun denizin altını üstüne getirmek,  denizler altında 200 fersah misali  balıklarla yarışırcasına yüzmek istiyoruz. 

Nereye gidersem gideyim sabah erken saatlerde girilen denizin tadını hiç bir şeyle değişmem..

Mis olur, çarşaf gibi olur temiz olur vesselam:)))

 Gün batımında ise;  yemyeşil ormana ve denize vuran yakamoza  karşı büyük bir kamp ateşi yakmak , ışık oyunlarıyla süslediğimiz soframızın keyfini  dostlarımızla birlikte  çıkarabilmek nasıl da güzel..

Evi düşünmek evi özlemek ne kelime olduğumuz yerin tadını sonuna kadar çıkartmak niyetindeyiz. 

Keyifli bir tatilin içindeyiz..

Sultaniçe yeni misafirleriyle bir dolup bir taşıyor..

Bir yandan kampçılar bir yandan piknikçiler bu sevimli kamp alanımızı dolduruyor..

Biliyoruz ki bir daha gelsek belki bıraktıklarımzı burada bulamayacağız..

Denizin güzelliğinde çam ağaçları arasında ne o eski Sarozu ne de Sultaniçe kalmayacak..

Keşfedecek çok şey var diyerek bir kaç gün daha burada kalarak rotamızı başka yerlere çeviriyoruz..

Herkese güzel tatiller dileriz.

SAROZ- ENEZ    TEMMUZ  2021





9.02.2017

BOLU - ABANT GEZİLECEK YERLER


Tülin, 2014 yılında kaleme aldığın bu Bolu Abant gezi notları, aradan geçen yıllara rağmen tazeliğini koruyan, okuyucuyu beton binaların arasından çekip alıp meşe ve köknar kokulu o derin nefese davet eden harika bir rehber.

Abant’ın o endemik **"Abant Alası"**ndan tutun da Sinekli Yaylası’nın bakir huzuruna kadar verdiğin detaylar, burayı sadece bir göl kenarı değil, yaşayan bir ekosistem olarak hissettiriyor. Bu güzel yazını; blogunun o estetik, davetkar ve "yol notları" ruhuyla, en üst segment edebi dokunuşlarla yeniden kurguladım.


 Bolu’nun İncisi Abant: Dört Mevsimlik Bir Yeryüzü Cenneti

"Doğa, tüm hünerlerini sergilemek için Abant’ı seçmiş gibidir; burada her mevsim, mermer şehirlerin gürültüsünü susturan kadim bir şarkı söyler."

İstanbul ve Ankara’nın tam ortasında, karmaşadan kaçıp ruhunu nadasa bırakmak isteyenlerin sığınağıdır Abant. Meşe, köknar, çam ve gürgen ağaçlarının göle düşen gölgeleriyle sarmalanmış bu coğrafya, "yeryüzünün cenneti" tabirini sonuna kadar hak ediyor.

🍂 Renklerin Dansı ve Ruhun Dinlenişi

Abant’a gitmenin özel bir zamanı yok; çünkü burası takvime göre değil, duygulara göre şekil değiştirir.

  • İlkbaharda doğanın uyanışını teninize değen serin rüzgarda hissedersiniz.

  • Sonbaharda ise kırmızının, turuncunun ve sarının binbir tonuyla bir renk cümbüşüne uyanırsınız.

Eğer şehir sizi yorduysa; acele etmeyin, kendinizi doğanın ritmine bırakın ve göl kenarındaki Büyük Abant Oteli’nin manzarasında ruhunuzu besleyin.


 Göl Çevresinde Zaman Yolculuğu

Abant Gölü’nün çevresi yaklaşık 7 kilometredir. Bu mesafe; kuş cıvıltıları ve ormanın fısıltısı eşliğinde, ortalama iki saatlik nefis bir yürüyüş demektir. Dileyenler için alternatifler çok:

  • Faytonlar ve Atlar: Klasik bir Abant ritüeli.

  • Bisiklet: Gölü pedal çevirerek keşfetmek isteyenler için ideal.

  • Zirve Manzarası: Abant Palace Hotel’in yanından Mudurnu yönüne tırmanırsanız, gölü bir tablo gibi ayaklarınızın altında görebilirsiniz. Ballıca Tepe ve Sarıyer Yayla Yolu da keşfedilmeyi bekleyen diğer gizli rotalar...


 Abant’ın Saklı Komşuları: Yaylalar ve Şelaleler

Abant sadece gölden ibaret değil; çevresi de bir o kadar cömert:

  • Örmeci Yaylası: Kampçıların ve sessizlik arayanların kutsal mekanı. En bakir noktalardan biri.

  • Sinekli Yaylası: Temmuzda şenliklerle şenlenen, safariden izciliğe kadar doğa sporlarının kalbi.

  • Akkaya Travertenleri: "Bolu’nun Pamukkale’si". Tepesindeki termal havuzda şifa bulmak mümkün.

  • Güzeldere ve Samandere Şelaleleri: 120 metreden dökülen suların dev kayın ağaçlarıyla buluştuğu birer tabiat anıtı.


 Veda Etmeden: Abant Köy Ürünleri Pazarı

Buradan eli boş dönmek olmaz! Dağlardan toplanmış şifalı otlar, köylerde hazırlanmış kokulu tarhanalar, erişteler ve meşhur yerel lezzetler sizi bekliyor.

  • Alışveriş Listesi: Çam balı, kese yoğurdu, keş peyniri, süs kabakları ve oyalı yemeniler...


⚓ Madame Savon’un Yol Notu:

Abant, bir kaçış değil, bir kavuşmadır; insanın kendi özüne, toprağa ve suya kavuşmasıdır. Tatilin yazı kışı olmaz, doğanın her mevsimi ayrı bir terapi seansıdır. Mümkünse konaklamalı gidin ve Mudurnu’nun o nostaljik Osmanlı konakları arasında bir akşamüstü çayı için.

Hayatınızı ulaşılmaz rotaların dışına taşırıp, bir keçi inadıyla patika yollarda hoplayıp zıplayarak yaşamanız dileğiyle...

Madame  Savon YOLDA  / 2014 - BOLU ABANT



















DUBAİ : ÇÖLÜN ORTASINDA Kİ VAHA

Dubai, sadece bir ticaret merkezi değil; aynı zamanda "imkansızın mümkün kılındığı" bir mühendislik ve sanat harikası. Dubai denil...