Kayıtlar

keşif etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AVŞA ADASI & ERDEK & KİRAZLI MANASTIRI KEŞİFTEYİZ

Resim
  Gençliğimden beri adını sık sık duyduğum  ve  her zaman  gitmeyi çok istediğim bir yerdeyim  yani Avşa adasında...  Feribot yolculuğumuz ne kadar uzun sürmüş olsa da  dalgalar eşliğinde süzülerek geçtiğimiz manzaralar hafızalarımızdan silinmeyecek kadar güzel izler bırakıyor.. Bahar'da kapısını araladığımız Avşa adası bizi sukunet içinde karşılıyor..   Toskanayı aratmayacak güzellikte ş araplık üzüm bağları,  boylu boyunca uzanmış geniş  sahiller, el değmemiş kutsal topraklar özellikle bizim gibi bahar da gittiyseniz rengarenk çiçekler gelincikler arasında dolaşır durursunuz.  Bana göre Avşa ada'sının  en güzel sezonu bahar ayları diyebilirim.. Tertemiz denizi ve güzel sahillerinin yanı sıra, pek çok su sporu aktivitesine imkân sağlayan Avşa adası coğrafi yapısıyla da bisiklet turları ve doğa yürüyüşlerine de oldukça uygun.  Ada içerisinde bir kaç tane doğal otel, kamp yerleri ve salaş mekanlar da var.. Bence tatil beldelerinin btik otellerinde ne kadar yıpranmışlık olsa da 

METAMORFOZ GÖKÇEADAM

Resim
Kelimelere sığamayacak kadar  harika güzelliklere  sahip olan Gökçeada'ya sanırım bu son gidişim.. Defalarca ziyaret ettiğim , dip köşe her yerini keşfettiğim güzel adayla  gönül bağım artık burada sona eriyor. Vapurun güvertesinden kuşlara selam veriyorum. Mutluluğun ve huzurun ne olduğunu tam da oracıkta güneş yüzümü yalarken , saçlarımı usulcacık okşarken anlıyorum... Elimi yanağına koyduğum , benim varlığına şükrettiğim hemen yanı başımda.. Tarifi olmayan bir hisle mavi dalgaların coşkusuyla tatar güzel gözlerinde hapsoluyorum.  Usul usul giden geminin içinde esaretimden kurtulup özgürlüğümü geri alıyorum. Nedense tüm gizli  hüzünler enin de sonunda mutlu bir yaşama tekabül ediyor ömürlerimizde.. Kazanmak ve kaybetmenin muhasebesi var içimizde..  Yüreğimin ymuşacık kalbi   dertli dalgalarla boğuşurken pincik sevdam cam fanus gibi elimde.. Işık hızından binlerce kırık  parçalara  bölünmüştüm dermanım ise  çok daha devasa.. Korku dolu  bir rüyanın içinden kan ter içinde  uyanmak

BEYKOZ KABAKOZ'DA KAMP NOTLARIM

Resim
Kabakoz kamp alanındayım ve bir kaç gün daha burada kalma isteği içindeyim.. Güzeller güzeli  kamp alanımıza,  askeri bölgenin kıyısından yürüyerek  ulaşıyorsunuz. Bir  bölümü ağaçlarla kaplı  alanda grubun dışında başka  insanlar da  kamp yapabiliyor.. Yazları ve hafta sonları burası ana baba gününe dönüyor.. Bana göre Beykoz Kabakoz'un en güzel zamanları ilkbahar ve sonbahar.. Kabakoz'da sabah erken saatleri nefis,  masmavi durgun denizi apayrı güzel , kızıl akşam güneşi gün batımı manzarasıyla daha da güzelleşiyor.. Ne kampın ilk gününü ne de deniz'le ilk defa karşılaştığımız   anı hiç unutamam mesela; Deniz şahlanmış bir at gibi kayalıklara  sahile vurup duruyordu.. Yemyeşil ağaçların altından elimde kamp ürünlerimle birlikte ilk selamımı çaktığım bu güzellik pek de beni sarıp sarmalayacağa benzemiyordu... Ufkun güzelliğine şöyle bir göz attıktan  sonra sahile doğru yürümeye başladık.. Hayatımda ilk defa bir deniz dalgasından korktum,  iyi yüzmeme rağmen burada asla yüz