4.10.2017

AZERBAYCAN NOTLARIM - BAKÜ YOLCULUK 1.GÜN


Hazar’ın İncisi Bakü: Hasretin ve Ateşin Şehri

Selam, aybalam dostlar! Gezmeye, keşfetmeye ve yeni hikayeler biriktirmeye aşık bir blogger olarak, bu kez rotamı sadece bir şehre değil; beş koca yıldır görmediğim kız kardeşimin yanına, gönül coğrafyamızın en güzel limanına kırdım.

Uçağımız Bakü semalarına süzülüp de şehrin o meşhur ışıkları birer elmas gibi parlamaya başladığında, içimi tarifsiz bir kıpırtı kapladı. Ülkemden uzakta, bilmediğim bir gökyüzünde uçarken hem vatanımı özlüyor hem de kavuşacağımız o topraklara hayranlıkla bakıyordum.


 İlk Selam: Haydar Aliyev Havalimanı

İner inmez bizi karşılayan Haydar Aliyev Havalimanı, mimari bir başyapıt! Ahşap ve camın o sıcak dansı, insanı yormayan ama içine çeken sıra dışı tasarımıyla şehre atılan ilk imza gibi... Modern Bakü’nün o görkemli silueti, daha ilk adımda sizi büyülemeye başlıyor.

Hasretle kucaklaştıktan sonra kendimizi balkonumuzda, Bakü’nün o devasa siluetini izlerken buluyoruz. Bir yanda 19. yüzyılın ustalıkla restore edilmiş zengin Avrupa mimarisi, diğer yanda gökdelenlerin gölgesinde kalmış o eski, avlulu mahalleler...


 Tarihin Kalbi: İçeri Şehir (Old City)

Bakü’ye gelip de İçeri Şehir’in labirent sokaklarında kaybolmadan dönmek olmaz! UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge, Orta Doğu’nun en eski ve en asil yerleşimlerinden biri.

  • Şirvanşahlar Sarayı ve Kız Kalesi: 15. yüzyılın o ihtişamlı mimarisiyle büyüleyen saray, Azerbaycan tarihinin en zarif duraklarından.

  • Antika Cenneti: Koleksiyoncular için burası bir vaha! Sokak tezgahlarında yaşlı amcaların evlerinden getirdikleri eski Sovyet madalyaları, vintage nişanlar ve koleksiyon paraları arasında zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

  • Bir Hatıra: Tabii ki buraya kadar gelmişken başımıza o meşhur Rus şapkalarını veya Kafkas papaklarını takıp fotoğraf çekilmeden dönmek olmaz! :)))


 Kafkaslar'ın Dubai'si: Modern Bakü

Son 10 yılda Bakü’de yaşanan değişim, şehri adeta Kafkaslar’ın Dubai’si haline getirmiş. Petrol ve doğalgazın zenginliği, her köşe başında yükselen fütüristik inşaatlarla şekilleniyor.

  • Ateş Kuleleri (Flame Towers): Şehrin simgesi olan bu kuleler, gece olduğunda adeta devasa birer alev gibi parlayarak bizi bizden alıyor.

  • Hazar’ın Kıyısında Huzur: Deniz kenarına kurulu bu şehirde herkese yetecek kadar güzellik var. Yürüyüş yolları, yemyeşil parklar ve parkların içinde karşımıza çıkan ulu önderimiz Atatürk’ün büstü bize gurbette en güzel selamı veriyor.

  • Buz Pateni Macerası: Parkın birindeki buz pateni alanında, her ne kadar kaymayı pek beceremesem de, o kristal zeminde çocuklar gibi eğlenmek paha biçilemezdi!


 Lezzet Köşesi: Kutap ve Tandır Keyfi

Gezmekten yorgun düşen bedenimizi dinlendirmek için kendimizi Şehri Tandır’ın o mistik atmosferine bıraktık.

  • Kutap: Bizim gözlememizi andıran ama o incecik hamuruyla damak çatlatan harika bir lezzet! Kutap yediğimiz o hareketli sokak; yöresel tatlar, sanat ve ilham dolu restoranlarla dolu.

  • Kısaca Azerice Lügatimiz:

    • Kutab: Gözleme

    • Lüle: Dövme kebabı

    • Dovga: Yayla çorbası

    • Peraşki: Hamur kızartması

    • Düşmek: İnmek (Araçtan düşmek gibi!)

    • Aptek: Eczane

    • Konak: Misafir


 Bir Seyyahın Notu

Bakü tatilimizin her anı, hasretin ve keşfin o eşsiz tadıyla geçiyor. Yarın yepyeni bir gün ve yepyeni bir macera bizi bekliyor. "Arkası yarın" diyerek, bu güzel liman kentinden hepinize en içten sevgilerimi gönderiyorum.

Sevgilerle,

TÜLİN ÖZKUL Bakü, Azerbaycan - 2026

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

tulin.ozkul4@gmail.com


Azerbaycan Haydar Aliyev Havaalanı



Bakü- Azerbaycan




Azerbaycan Devlet Filarmoni Binası









Kutap













22.08.2017

İzmir - Şirince Köyü Çok Şirin



Şirince: Tepelerin Arasında Bir Beyaz Vaha

Bazı yerler vardır; haritadaki konumundan ziyade ruhumuzda bıraktığı sızıyla hatırlanır. İzmir’in Selçuk sırtlarında, mandalina ve zeytin kokularının birbirine karıştığı o virajlı yolun sonunda bizi karşılayan Şirince; sadece bir köy değil, taşın ve tarihin oya gibi işlendiği bir rüyadır.

Tarihin Estetik Mirası: Beyaz Konaklar

Yüksek tepelerin kucağında, özgün dokusunu bir zırh gibi koruyan bu eski Rum köyü, Osmanlı esintileriyle harmanlanmış mimarisiyle zamana meydan okuyor. 1923 mübadelesinin ardından yeni sakinleriyle ruhu tazelenen bu sokaklar, her kapı eşiğinde sizi buyur eden güler yüzlü insanlarıyla yaşayan bir tablo gibi...

Gastronomik Bir Ritüel: Artemis ve Ötesi

Şirince’nin ruhunu solumak kadar, lezzetlerini keşfetmek de bir serüven.

  • Artemis Restaurant: Köyün meydanında, yeşilin binbir tonuna hakim bir manzara eşliğinde yudumlanan bir kadeh şarap ve meşhur Kıyamet Kebabı... Fiyatların ötesinde, o anın vaat ettiği dinginlik paha biçilemez.

  • Kırkınca Arsipel: Gecenin karanlığını canlı müziğin naif tınılarıyla bölen, yorgunluğu dantel işlemeli yastıklarda unutturan bir huzur köşesi.

  • Mürver Şurubu: Sulak bölgelerin çiçeğinden süzülen, ruhu tazeleyen bu şifalı iksir, Şirince’nin ziyaretçilerine sunduğu en zarif hediyelerden biri.

Kutsal Bir Sessizlik: Aziz John Baptist Kilisesi

Köyün güney yamacında yükselen bu mabed, 1800’lerin başında eski hatıraları zedelemeden yeniden inşa edilmiş. Kilisenin görkemli sütunları arasından süzülen ışık ve o dar pencerelerden görünen panoramik Şirince manzarası, insana dünya telâşını unutturuyor.

Dilek havuzuna bırakılan bir madeni para, aslında geleceğe fısıldanan bir umut... Hemen yanı başındaki cam atölyesinde ateşle şekillenen bir kolyenin hikayesine tanıklık etmek ise sanatın en saf hali.

Meyve Şaraplarından Butik Bağlara

Şirince demek, dünyaca ünlü meyve şarapları demek. Karaduttan şeftaliye, yaban mersininden özel üretim serilere kadar her şişe, bu toprakların bereketini taşıyor. Eğer gerçek bir tadım deneyimi ve doğru bir adres arıyorsanız, rotanızı Hera Şarap Evi’ne çevirmelisiniz. Daha derin bir keşif arzusu içinse Urla Bağ Yolu sizi bekliyor.


Şirince’de Ruhunuzu Dinlendirmek İçin Notlar:

  • Sokaklarla Tanış Olun: Tarihi Rum evlerinin ve taş döşeli kaldırımların fotoğrafını çekerken, tarihin kokusunu içinize çekin.

  • Pazarın Aroması: Yöre halkının ellerinden çıkan zeytinyağı ve defne sabunlarıyla evinize küçük bir huzur taşıyın.

  • Sabahın Sesi: Kuş cıvıltılarıyla uyanıp, masalsı bir kahvaltı sofrasında güne "merhaba" deyin.

Şirince, hayallerimizde her zaman yeşilin, doğanın ve mutlu insanların yaşadığı gizli bir vaha olarak kalacak.

Madame  Savon YOLDA

Şirince Tatilden..




















                         
   










18.08.2017

EVDE HAYAT NASIL AKIYOR?


Ev Halimiz: Kahvaltı Kokusu, Market Terapisi ve Küçük Mutluluklar

"Ev bazen dünyanın en sıkıcı yeri, bazen de en güvenli limanıdır. Kapıyı kapatıp içeri girdiğimizde başlayan o gündelik yaşantı; aslında ruhumuzu besleyen, bizi tazeleyen minik bir evrendir."

Güne başlamanın benim için tek bir kuralı var: Güzel bir kahvaltı. Sıcak, demini tam almış bir çay; yanında bol otlu, peynirli bir omlet... Mutfağımda taze sebzeleri harmanlamayı, çeri domateslerin üzerine zeytinyağı ve baharat fısıldamayı seviyorum. Sağlık mutfakta başlar, ruh ise o masanın başında dinlenir.

 Kahve Yanı Hayalleri ve Gökyüzü Dansı

Kahvaltı masasını hemen toplamayı sevmeyenlerdenim. Biraz daha atıştırmak, ardından evin bol güneş gören üst katına çıkıp kahve keyfi yapmak ritüelimdir. Orada uçaklara el sallamak, kuşların ahenkli dansını izlemek ve akşamın billuri renklerine dalıp gitmek... Düşünmek ve hayal kurmak hala bedava, neden tadını çıkarmayalım?

 Depresyon Önleyici: Market Terapisi!

Evde soluduğum hava beni sıkmaya başlayınca kendimi dışarı atarım. Ama öyle büyük maceralara değil; bazen sadece markete... Reyonlar arasında bitkileri incelemek, yeni çıkan kahve makinelerine göz atmak, temizlik ürünlerinin talimatlarını sanki bir romanmış gibi okumak... Resmen kendi içimde bir "market terapisi" yaşıyorum dostlar, herkese tavsiye ederim!

 Yaratıcılık Köşesi: Kolajlar ve Dağınık Masalar

Evde kaldığımda zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Bazen bir dergiden kestiğim kağıtları yağlı boya ile harmanlayıp kolajlar yapıyorum, bazen de okuduğum kitabın (tarih, felsefe, sanat; ne ararsanız!) içinde kayboluyorum. Çalışma masam biraz dağınık olabilir ama her şey gözümün önünde dursun, o yaratıcı kaos beni beslesin istiyorum.

 TLC ve İlham Veren Hayatlar

Televizyonun o eğitici yanını seviyorum. TLC kanalındaki "Ağır Yaşamlar" veya "Küçük İnsanlar, Büyük Dünya" gibi programlar, insanların azmini ve yaşam kalitelerini artırma çabalarını görmek bana moral ve motivasyon veriyor. Eski evleri tamir eden programları izlerken kendi evimin duvarlarına asacağım yeni hayaller kuruyorum.


 Hafta Sonu İçin "Tülin'den" Küçük Öneriler

Evdeki ve dışarıdaki vaktinizi daha kaliteli kılmak için minik bir liste:

  • 🧹 Arınma Zamanı: Kullanmadığınız kıyafetleri kolileyip ihtiyaç sahiplerine verin, ilginizi çekmeyen kitapları takas edin. Evinizle birlikte ruhunuz da hafiflesin.

  • 🐟 Gece Keşfi: İstanbul'u bir de gece gezin. Üsküdar'da sakin bir balık yemeği, trafikten uzak sokaklarda fotoğraf çekmek şehri yeniden keşfetmenizi sağlar.

  • 🥗 Sağlıklı Dokunuşlar: Margarini mutfağınızdan kovun, gerçek zeytinyağına ve buharda pişmiş sebzelere şans verin.

  • 📝 Planlı Yenilenme: Kendinize bir "yapılacaklar listesi" oluşturun ve ona sadık kalın. Eski dostlarla buluşmayı ihmal etmeyin.

"Mutlu yaşayın, mutlu olun güzel evlerinizde. Şimdilik hoşça kalın, güzel hafta sonları olsun hepinize!"

TÜLİN ÖZKUL







Doğanın Kalbinde; Bahar Festival'i Macerası

Doğanın Kalbinde;  Madame Savon YOLDA  Bahar Festival'i Macerası  Merhaba sevgili doğa tutkunları ve Madame Savon dostları! Bizim için h...