Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SANCAKTEPE KÜLLİYE HAMAMI

Geçmişi Romalılara kadar uzanan hamamların, Türklerin İslamiyeti kabul etmeleri ve İslam dininin temizliğe verdiği önemle birlikte, kültürümüzde önemli bir yere sahip olmuştur. Belki de bu yüzdendir ki, hamama gitmek için bahanesi çoktur eskilerin… Daha çok eskiden gelin hamamı damat hamamı  hamamda kız beğenme gibi bahanelerle hamama gidilir, türlü türlü eğlence gırgır şamata yapılırdı.. Hamamın hem geleneklerimizde hemde bireysel hayatımızda önemli bir yeri olmakla birlikte, Hem geçmiş  hem de günümüz de bu ritüeller gelenekler hala devam etmektedir.  Doksanlarda hatırlıyorum da gelin hamamı adı atında Sarıyer'deki büyük hamama gitmiştik..  Teyze, yeğen,  abla kardeş güruhuyla beraber soluğu sıcacık   hamam taşında  alıvermiştik.. Güzeller güzeli, Sarıyer meydanını geçince Kavağa doğru uzanan arnavut kaldırımlı taşlara varmadan hemen solda burası.   Üzerinden çok fazla zaman geçtiği için  hatırlamıyorum ama  teyzemin ...

KULİNDAĞ DAĞ EVİNDE YILBAŞI GECESİ

Hem şehirden çok uzaklaşmayalım hem de şehrin gürültüsünden biraz olsun kendimizi arındıralım dediğimiz güzellikte bir hafta sonuna daha imzamızı atmış bulunmaktayız..  Planın içinde kahvaltı da varsa bu hafta sonları beni kesinlikle çok mutlu ediyor. Biz de bu düşünceyle bir pazar gününe huzurla başlamak ve methini çok duyduğumuz Kulindağ Dağ Evi deneyimi yaşamak için huzurlu bir yolcuğa çıktık. Fotoğraflarını sosyal medyada çokça gördüğüm Kulindağ Dağ Evi, İstanbul Anadolu Yakası’ndan 40-45 dakika uzaklıkta, Beykoz’a bağlı Mahmutşevkipaşa Mahallesi’nde bulunuyor. Yani ne şehirden çok uzak ne de şehre çok yakın; doğa ile iç içe bir kaçış noktası. Ulaşımıysa gayet kolay. Kulindağ aslında farklı bungalov tiplerinden oluşan bir dağ evi ama sadece kahvaltı yapmak için gelen ziyaretçilere de her zaman ağırlıyor. Dağ evine gelir gelmez merdivenlerden yukarı çıkıldığınızda, sizi terasında harika bir orman manzarası karşılıyor. Terastaki kahvaltı alanına geldiğinizdeys...

Bir Küçük Doğum Günü Meselesi

Doğum günü bana göre bir insanın en önemli günüdür.  Aileniz ve sevdikleriniz tarafından güzel dilek mesajları güzel yeni yaş temennileri değerlidir.   Böylesine özel bir günde hatırlanmak değer görme duygusu inanılmaz keyiflidir.   İnsan böyle günleri dünyanın en şahanesinden bir şeymiş gibi yaşamak ister. Diğer günleri at çöpe gitsin, sanki bugün yeniden doğuyor gibi oluyorsunuz. Ben en çok bana gelen çiçekleri, kişiliğime harcanan fazla mesaili bol proteinli hediyeleri merak eder dururum. O çiçek gelecek, o hediye paketlenecek, o an yaşanacak, o mutluluk ve o  haz alınacak gibilerinden. Özel günlerde nedense insan daha bir hassas olabiliyor.  Yapım gereği bende bu günü önemsiyorum, seviyorum ve ne  hikmetse, hangi öz güven tavan yapmasıysa beklenti çıtamı da  bayağı bir   yükseklerden tutuyorum. Gün sonu bilançosunda ise, bir kaç parça cırlama ve yankılanan sesimin geri dönüşüyle elde var bir demet çiçek serenom...

SEVGİLİLER GÜNÜ ANISINA

İlk sevgilimi hatırlayamayacak kadar küçük olduğum için,  adının Mehmet olduğunu bilmeniz yeterli:))   İlkokulda tüm kızların aşık olduğu dünya tatlısı bir çocuk olan Mehmet, hayal meyal  biz kızların   sıkıştırıp, çikolata şekerlemelerle kandırıp, misket oyununa davet ettiğimiz ve hep bizimle ilgilensin diye dikkatini dağıttığımız geliyor.   Aşk güzel bir şey ulvi bir şey, özlenesi aranılası, bulduğumuz anda da kaybetmekten en çok korktuğumuz şey. Bir insanın sizi sevmesi, şefkatli kollarıyla sarıp sarmalaması, gece başınızı yastığa koyduğunuzda hep onun hayalini adını düşünmek, tanıştığınız andan itibaren, her günü her saniyeyi kafanızın içinde hayaller ötesinde yaşamak yaşatmak işte bu gerçek aşk.  Ergen olduğum zamanlarda, sinemaya gitmek el ele tutuşmak gizli kaçak buluşmak, bazen anneye bazen de babaya yakalanmak, evin ortasında zırlayarak çalan telefonla sabahlara kadar konuşmak, 2 mektup, 2 gözyaşı, 2 kar tanesi, belki de öğrenci...