10.09.2019

Mavi ve Yeşilin Sofrası: Bir Ege Meze Kitapçığı



Güneşin batmaya yakın denizi boyadığı, rüzgârın hafiften esip taze fesleğen kokularını etrafa saçtığı o anları bilir misiniz? Mutfak sadece karın doyurulan dört duvarlı bir oda değil; sevginin, neşenin ve en güzel muhabbetlerin piştiği büyüleyici bir sığınaktır. Bahçe içine kurulmuş ahşap masalar, üstünde dantel örtüler, ortada rengârenk meze tabakları ve elbette o masayı taçlandıran can dostlar... Kâh geçmiş anılara gülümsenen kâh gelecek hayallerin kurulduğu o uzun sohbet masaları, hayatın bize sunduğu en tatlı hediyedir.

Madame Savon’un merceğinden; zeytinyağının altın sarısı akışıyla hayat bulan, leziz mezelerin ve unutulmaz sofraların hikayesine hoş geldiniz!

I. Bölüm: Toprağın Kalbinden (Köz ve Sebze Sentezleri)

Ateşin isli kokusuyla sebzenin saflığının buluştuğu anlar...

  • 1. Babagannuş: Patlıcanın İsli Masalı

    • Ruhun Dokunuşu: Patlıcan ve biberin köz ateşinde imtihanı.

    • Sırrı: Patlıcanları döverek ezmek ve soğanları zeytinyağında "öldürürken" içine eklenen o bir kaşık biber salçası.

    • Sunum: Üzerine ince kıyılmış maydanoz ve bolca dövülmüş sarımsaklı limon sosu ile.

  • 2. Hatay Ekşilemesi: Narın Cazibesi

    • Karakteri: Patlıcan puresinin, diri kalmış soğan ve biberle kucaklaşması.

    • İmzası: Nar ekşisinin o mayhoş derinliği ve sızma zeytinyağının parıltısı.

  • 3. Şakşuka & Biberli Yoğurt

    • Anatomi: Küp doğranmış patlıcan ve patatesin kızgın yağdaki ritmi.

    • Yoğurtlu Varyasyon: Közlenmiş kırmızı biberlerin sarımsaklı yoğurtla ya da bol zeytinyağlı-limonlu bir marinasyonla sunumu.

II. Bölüm: Yoğurtlu ve Kadife Dokular

Süzme yoğurt ve tahinin pürüzsüz dünyasında bir yolculuk...

  • 4. Haydari: Dingin Başlangıç

    • Öz: Üç çay bardağı süzme yoğurdun dereotuyla ferahlayan nefesi.

    • Detay: Zeytinyağında canlanan nane ve pul biberin son dokunuşu.

  • 5. Tahinli Fava: Bir Ege Asili

    • Ritüel: Bir gece önceden ıslanan baklaların dereotu ve soğanla yumuşaması.

    • Final: Blendardan geçtikten sonra eklenen tahin ve limon suyunun yarattığı o kadife doku.

  • 6. Nuraniye: Kabağın Zarafeti

    • Farklılık: Rendelenmiş kabağın pirinç ve taze soğanla ağır ateşte pişmesi.

    • Tamamlayıcı: Soğuduktan sonra eklenen cevizli ve sarımsaklı yoğun yoğurt.

III. Bölüm: Denizden Gelen Fısıltı

Mavi derinliklerin sofradaki en taze yankısı...

  • 7. Ahtapot Salatası: Safir Keyfi

    • Pişirme: Düdüklü tencerede sirke ile 20 dakikalık bir sabır yolculuğu.

    • Harmon: Vantuzlarından arınmış kollar; kapari, taze soğan ve küp domateslerle birleşince ortaya çıkan görsel şölen.

  • 8. Deniz Börülcesi: Kıyıdaki Çıtırtı

    • Yöntem: Haşlanan börülceleri dallarından "kılçık ayırır gibi" sıyırmak.

    • Sos: Sarımsak, limon ve bayat ekmek parçalarıyla hazırlanan bir tarator ya da bir miktar İzmir tulumu ile zenginleşmiş bir sunum.

IV. Bölüm: Doğu’nun ve Batı’nın Baharatlı Mirası

Sınırları aşan, damaklarda iz bırakan klasikler...

  • 9. Muhammara: Cevizin Bilgeliği

    • Doku: Salça, ıslak ekmek içi ve toz cevizin harcı.

    • Aromatik: Kimyonun toprak kokusuyla birleşen köz biberler.

  • 10. Humus: Kadim Ortadoğu

    • Simya: Nohut, tahin ve iki limonun suyunun zeytinyağıyla rondoda buluştuğu o pürüzsüz kıvam.

    • Süsleme: Üzerine serpilmiş sumak ve kırmızı biberin estetiği.

  • 11. Cevizli Tarator: Eski Usul

    • Zanaat: Ekmek içi, ceviz ve sirkenin havanda damla damla zeytinyağı ile dövülerek "bağlanması".

V. Bölüm: Sofranın Gösterişli Finalistleri

Doyurucu, renkli ve her daim iştah açıcı...

  • Ali Nazik: Köz patlıcanlı yoğurt yatağında, zeytinyağında pişmiş minik kuşbaşı etlerin sıcaklığı.

  • Mercimek Köftesi: Bulgur ve mercimeğin yeşil soğanla harmanlandığı o geleneksel sevgi.

  • Arapsaçlı Enginar: Enginarın asaletine eşlik eden yumurta sarısı terbiyesi ve yabani otların kokusu.

  • Patatesli Mantar: Biber, patates ve mantarın "diri" kalarak birbirine karıştığı modern bir lezzet.

"Mutfak bir laboratuvar değil, bir aşk sahnesidir. Limonun sarı gözyaşları zeytinyağının akışıyla birleştiğinde, sadece bir yemek değil, bir anı pişirirsiniz."

Sofrada Birlikte Olmanın Mucizesi ve Bir Çağrı

Hayat koşturmacası içinde bazen unuttuğumuz en kıymetli şey, sevdiklerimizle aynı masanın etrafında omuz omuza oturabilmektir. Aile ile olunan o kalabalık akşam yemekleri, dostlarla paylaşılan kahkahalar ve özenle hazırlanmış sofralar paha biçilmezdir. Türk mutfağının ve Ege mezelerinin o zengin, cömert ve şaheser niteliğindeki lezzetleri; sadece karın doyurmak için değil, kalpleri birbirine bağlamak için vardır.

Çünkü en güzel anlar, iyi yemeklerin kokusunun neşeyle karıştığı o güzel masalarda bir araya geldiğimizde başlar. Bahçedeki o masayı kuralım, kadehlerimizi dostluğa ve sevgiye kaldıralım; çünkü bu hayat, sevdiklerimizle paylaşıldığında en tatlı halini alır.

 BİR NOT:

 Bu reçeteler, Erasmus'a övgü yağdıran, seçiciliği bir delilik sayan ama sofradaki zarafetten asla ödün vermeyenler için kaleme alınmıştır.

Madame Savon YOLDA / Gurme Lezzetler

  • E-posta: tulin.ozkul4@gmail.com

  • Instagram & Youtube: Madame Savon Yolda

7.05.2019

Çayın Büyülü Dünyası: Şifa, Demleme Sanatı ve Bitki Çayları Rehberi

Çayın Büyülü Dünyası: Şifa, Demleme Sanatı ve Bitki Çayları Rehberi

Dumanı tüten ve kalbinizi ısıtan bir fincan çaya eminim kimse hayır diyemez...

Bitkiler, yapraklar, kökler ve gizemli, lütufkâr çay paketleri hepimizin dikkatini çekmekte... Bitki çayı demlemek demek; doğanın gizeminin suya açılıp vücudumuza girmesi demek.

Doğadan, devasa ağaçlardan topladığımız şifalı ıhlamurumuz, dinlendirici ada çayımız, C vitamini deposu kuşburnumuz ve kış akşamlarının vazgeçilmezi melisalarımız aslen kültürümüzün tam da içinde yer alır.

Ben biraz ıhlamur, limon, elma kabuğu, tarçın, bir parça ayva, bir parça portakal kabuğu, birkaç tane kuşburnu ve elimde olan diğer meyvelerin kabuklarını ilave ederek demlemeyi seviyorum çaylarımı... Benim için bitki çayı içmek kadar hazırlama süreci de epey keyif verici:

Bitkilerin o güzel halleriyle oyalanmak, harmanlamak, güzel cam veya porselen bir demlikte demlemek, güzel fincanlar ve bal, limon, meyve kabukları, meyve aroması, tarçın gibi tatlarla hoş bir sunum hazırlamak ne güzel... Kahvaltı hazırlarken de bitki çayı demlerken de bir sanat eseri yaratmadaki sürecimi tüm ihtişamıyla yaşar gibi hissediyorum. Tabii ki bitkiler kadar güzel bir demliğinizin olması da şart!

Küçük Bir Demleme Sırrı: Bitki çaylarını 100 derecedeki kaynar suyla değil, ocaktan aldıktan sonra ısısı 80-85 dereceye düşmüş suyla demlemek bitkilerin içindeki faydalı bileşenleri korumak için çok daha faydalıdır.

1. Çay Çeşitleri Hakkında Genel Sınıflandırma

  • Yaprak Çaylar: En çok tüketilen çay gruplarına giren siyah çay, yeşil çay, fesleğen, biberiye, ıhlamur ve defne çayıdır.

  • Kök Çaylar: Zencefil, meyan kökü, ginseng kökü ve zerdeçal gibi genellikle sert bitki köklerinin sıcak suda kaynatılması ile elde edilen çaylar kış mevsiminde sıklıkla tercih edilir.

  • Çiçek Çaylar: Yasemin çayı, ekinezya, papatya ve nar çiçeği çayı gibi farklı aroma ve lezzete sahip çiçek özlü çaylar rahatlatıcı etkileriyle demlenerek içilir.

2. Şifalı Bitkiler ve Etkileri

Ihlamur Çayı

  • Terleyip vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur, ateşin düşmesini sağlar.

  • Gribe, nezleye ve bu hastalıklara bağlı öksürüğe iyi gelir.

  • Migren ve sinüzite bağlı baş ağrılarını hafifletir.

  • Kaygı ve stresi azaltır; panik atak tedavisini destekler ve bu sayede çarpıntı riskini düşürür.

  • İshal tedavisinde kullanılır, kan basıncının ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.

  • Karaciğer rahatsızlıkları ve damar sertliğine karşı destekleyicidir.

  • Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar, bağırsak gazlarını giderir.

  • Boğaz ağrısını alır, burun akıntısını minimuma indirir ve balgam söktürücü etki gösterir.

  • Yorgunluk, halsizlik ve unutkanlığın engellenmesine yardımcı olur.

  • Nefes darlığı ve astım için nefes açıcı özelliği bulunur, bronşların açılmasında rol oynar.

Rezene Çayı

  • Mide spazmını ve kasılmalarını engeller, mide gazının atılmasına ve reflüye iyi gelir.

  • Vücudun safra üretimine yardım eder ve bağırsakların temizlenmesinde etkin rol üstlenir.

  • Anne sütünü artırır, diş ağrılarının geçmesinde etkilidir.

  • Öksürüğü azaltır, iştah açıcı bir özelliği vardır.

  • Rahim kasılmalarında rahatlatıcı bir etki sunar.

Papatya Çayı

  • Apse tedavisinde gargara olarak kullanılabilir; ağız iltihaplarının ve diş eti hastalıklarının iyileşmesini sağlar.

  • Kramp giderici, hafif sakinleştirici ve yatıştırıcı özellikleri vardır; uyku bozukluklarına iyi gelir.

  • Gastrit, ülser ve boğaz ağrısına iyi gelir; sindirim sistemini destekler ve bağırsak hareketlerini artırır.

  • Ateş yükselmesine karşı yardımcıdır, romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Ada Çayı

  • Latince "iyileştirmek" anlamına gelen ada çayı; zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar, karaciğeri temizler ve safra kesesini çalıştırır.

  • Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı güçlendirir, Alzheimer'a karşı yardımcı olarak kullanılır.

  • Bronşit ve astım belirtilerini hafifletir, nefes açar.

  • Kan şekerini düşürmeye yardımcı olur, idrar yolu enfeksiyonunun tedavisine katkı sağlar.

  • Stresi ve aşırı terlemeyi azaltır, sakinleştirir, menopoz sonrası belirtileri hafifletir.

  • Diş eti iltihaplanması ve ağız yaraları için gargara suyu olarak kullanılabilir, boğaz ağrısını alır.

Yeşil Çay

  • Kansere karşı koruyucu etki gösterir, diş çürümesini önler.

  • Kilo vermeye ve metabolizmanın hızlanmasına yardımcıdır.

  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardım eder, kalp sağlığı için faydalıdır.

  • Güçlü bir antioksidandır.

Lavanta Çayı

  • Uykusuzluğa iyi gelir, sakinleştirir ve depresyon belirtilerini hafifletir.

  • Ateşin düşmesine yardım eder, ağız kokusunu giderir.

  • Migren ağrılarına iyi gelir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Kuşburnu Çayı

  • C, B1, B12 gibi yoğun vitamin içerikleri ve antioksidan yapısıyla bağışıklığı destekler, enfeksiyonlara karşı bedeni korur.

  • Vücuda dinçlik sağlar, kronik yorgunluğu olan bireylere enerji verir.

  • A vitamini ve karotenoid içeriğiyle göz sağlığını korur.

Diğer Popüler Şifalı Bitkiler

  • Ginkgo Biloba Çayı: İyi bir antioksidandır, enerji verir, hafızayı ve bağışıklığı güçlendirir, kolesterolün düzenlenmesine yardımcı olur.

  • Mısır Püskülü Çayı: Etkili bir idrar söktürücüdür; mesane ve idrar yolu enfeksiyonlarına, prostat iltihabına ve böbrek taşlarına karşı geleneksel olarak kullanılır, yüksek tansiyonu düşürür.

  • Isırgan Otu Çayı: Potasyum, demir, A, C ve D vitaminleri içerir. İyi bir idrar söktürücüdür, iç organları temizler ve vücut direncini artırır.

  • Biberiye Çayı: Kan dolaşımını hızlandırır, hayati organlara oksijen taşınmasını sağlar, hazımsızlığa iyi gelir, konsantrasyonu ve hafızayı güçlendirir, stresi azaltır.

  • Ökse Otu: Kan basıncını düşürmede kullanılır; kas kasılmalarına, sinirsel gerginliğe, astıma ve mide kramplarına karşı etkilidir.

  • Tarhun Otu: Uykusuzluğu giderir ve iştah açar, antioksidan ve vitamin açısından zengindir.

  • Zencefil: Grip, soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, öksürük ve mide bulantılarının garantili çözümüdür. (Sert bir tadı olduğu için miktarı küçük tutulmalıdır.)

  • Rezene / Yağ Düşkünü Rezene: Hazımsızlığa, mide kramplarına iyi gelir, yağ yakımını hızlandırarak zayıflamaya yardımcı olur.

  • Sinameki Çayı: Bağırsakları temizler, şişliği alır ve diyet yapanlara yardımcı olur. Uyarı: Müshil etkisi nedeniyle 3 haftadan fazla tüketilmesi bağırsaklarda kalıcı tembelliğe ve hasara yol açabileceği için dikkatli tüketilmelidir.

  • Hibiskus Çayı: Yüksek C vitamini içerir; tansiyonu ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olur, sindirim sistemini çalıştırır. Ekşi ve buruk bir lezzete sahiptir.

  • Sarı Kantaron: Depresyon tedavisinde son derece etkilidir, stresli yaşamda sakinleştirici olarak tercih edilir.

  • Ebegümeci: Boğaz kuruluğu ve öksürüğe iyi gelir, cilde yumuşaklık kazandırır.

  • Gülhatmi: İdrar sökücü özelliği vardır; öksürüğü giderir, boğazı yumuşatır ve cildi temizleyici etkisi bulunur.

3. Keyifli ve Şifalı Çay Tarifleri

Tülin Özkul Usulü Kış Akşamı Şifa Çayı

  • Malzemeler: 1 tutam ıhlamur, birkaç adet kuşburnu, 1 dilim elma, 1 parça ayva kabuğu, 1 parça portakal kabuğu ve 1 çubuk tarçın.

  • Hazırlanışı: Malzemeleri demliğe alın. 80-85 dereceye gelmiş sıcak suyu ekleyip 8-10 dakika demlenmeye bırakın. İsteğe göre bal ve limonla servis edin.

Karın Bölgesi Yağlarına Karşı Metabolik Çay

  • Malzemeler: 1'er tatlı kaşığı anason, rezene, ısırgan otu, funda ve papatya.

  • Hazırlanışı: Malzemeleri 1 litre kaynamış suya atıp 15-20 dakika demledikten sonra süzüp içebilirsiniz.

Ödem Çayı

  • Malzemeler: 1 demet maydanoz sapı, 1 fındık tanesi kadar taze zencefil, 4-5 dilim limon, yarım litre su.

  • Hazırlanışı: Malzemeleri bir taşım kaynatın. 5 dakika bekletip süzün. Şeker ilave etmeden sıcak veya soğuk olarak öğün aralarında tüketin.

Form Çayı

  • Malzemeler: 1 yemek kaşığı yeşil çay, 1 yemek kaşığı biberiye, 1 yemek kaşığı ısırgan, 1 yemek kaşığı papatya, 1 tutam rezene.

  • Hazırlanışı: Tüm malzemeleri 1 litre kaynamış suya atın. 10-15 dakika demledikten sonra süzüp için.

Şişkinlik Giderici Çay

  • Malzemeler: Anason, rezene, nane, zencefil, limon.

  • Hazırlanışı: Malzemeleri kaynatıp süzgeçten geçirdikten sonra için.

C Vitamini Çayı Tarifi

  • Malzemeler: 4 yemek kaşığı gül yaprağı, 1 yemek kaşığı limon otu, 1 adet tarçın çubuğu, 1 yemek kaşığı portakal suyu, 1 tatlı kaşığı rezene tohumu, yarım çay kaşığı limon kabuğu, 4 su bardağı su, isteğe bağlı bal veya buz.

  • Hazırlanışı: Tüm malzemeleri 4 su bardağı suda kaynatıp servis edin.

Mide Dostu Çay Tarifi

  • Malzemeler: Yarım demet taze nane, 10 yaprak kurutulmuş meyan kökü, 2 karanfil, 1 çay kaşığı rezene, 4 su bardağı su.

  • Hazırlanışı: Tüm malzemeleri kaynatın ve hafif ılınınca tüketin.

Adet Dönemi İçin Papatya Çayı Tarifi

  • Malzemeler: 1 su bardağı papatya, 1 adet pasiflora çayı, 1 çay kaşığı bal.

  • Hazırlanışı: Tüm malzemeyi 5 dakika boyunca demleyip tüketin.

Sakinleştirici Uyku Çayı Tarifi

  • Malzemeler: 2-3 dal papatya, 1 tatlı kaşığı lavanta, 1 parça limon, 1 tatlı kaşığı bal.

  • Hazırlanışı: Malzemeler bir kapta kaynatılır, uykudan önce sıcak olarak servis edilir.

Öksürük Çayı Tarifi

  • Malzemeler: 5 su bardağı su, 1 dilimlenmiş kırmızı elma, 2 tarçın çubuğu, 1 çay kaşığı zerdeçal, 1 yemek kaşığı soyulmuş zencefil püresi, 2 çay kaşığı Hindistan cevizi yağı, çeyrek çay kaşığı toz biber, yarımşar çay kaşığı karabiber ve vanilya özü, 1 tatlı kaşığı bal, 1 yemek kaşığı yeşil çay, 2 yemek kaşığı taze limon suyu.

  • Hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırıp 3-4 dakika kaynatın.

Kahvaltıya Özel Taze Bitki Çayı Tarifi

  • Malzemeler: 1 dal taze nane, biberiye, 2-3 yaprak taze kekik, 1 tatlı kaşığı zencefil, 1 çubuk tarçın, 3-4 çilek, yarım portakal, yarım limon, yarım elma, 2 tatlı kaşığı bal.

4. Özel Karışımlar ve Detoks Çayları

  • Grip ve Nezle Çayı: 10 gram ıhlamur, 10 gram mürver çiçeği, 10 gram oğul otu, 10 gram kuşburnu, 5 gram bamya çiçeği ve 5 gram rezene meyvesi karıştırılır. 1 bardak kaynamış suya 1 tatlı kaşığı eklenerek ağzı kapalı şekilde 10 dakika demlenir; yemeklerden 2 saat sonra içilir.

  • Detoks Karışımı 1: Beyaz çay, yasemin tomurcukları, ebegümeci çiçeği, portakal dilimleri ve karamel özleri. (Toksin atımına yardımcı olur, hafif karamelimsi tadı vardır, kafeini düşüktür).

  • Detoks Karışımı 2: Isırgan, kiraz meyve sapı, biberiye, mate, yeşil çay, nane, zencefil.

  • Detoks Karışımı 3 (Gündüz Teatox): Mate çayı, zencefil, oolong çayı, karahindiba çayı, limon, rezene, ısırgan otu.

  • Detoks Karışımı 4 (Akşam İçimi): Çemen otu, meyan kökü, nane yaprağı, sinemaki çayı, alıç yaprağı, dulavrat otu, karnıyarık otu ve kedi otu kökü.

14.02.2019

🥤 Kamp ve Doğa Yürüyüşleri İçin Pratik Smoothie Tarifleri



Doğada olmayı, onun ritmini dinlemeyi ne kadar çok sevdiğimi artık biliyorsunuz. Ancak doğaya olan bu tutkum sadece yollara düşmekle sınırlı değil; bedenime ne aldığım, kendime nasıl baktığımla da doğrudan ilgili. Son zamanlarda hayatımda yaptığım en güzel değişikliklerden biri, hazır ve paketli gıdaları bir kenara bırakıp tamamen organik meyve, sebze ve doğal besinlere yönelmek oldu.

Evimde, kendi ellerimle hazırladığım bu doğal karışımlar sayesinde hem bedenimin arındığını hissediyorum hem de doğanın sunduğu o saf enerjiyi doğrudan hücrelerimde hissediyorum. Özellikle kamp günlerinde ve yorucu doğa yürüyüşlerinde, çantamdan eksik etmediğim en büyük kurtarıcım ise smoothie'ler!

Bu hafta sizlere, hem evimde severek tükettiğim hem de açık havada sağlıklı beslenmeyi en pratik hale getiren, kendi mutfağımdan çıkan özel smoothie tariflerimi paylaşmak istiyorum.


💡 Neden Smoothie Tüketmeliyiz?

o    Detoks Etkisi: Karaciğer ve sindirim sistemini temizler.

o    Dengeli Enerji: Kan şekerini ani dalgalandırmadan gün boyu zinde tutar.

o    Yüksek Lif & Antioksidan: Bağırsakları çalıştırır, cildi yeniler.

o    Ruhsal Denge: Anksiyete ve stresi azaltmaya yardımcı olur.

⚠️ Önemli Not: Vitaminlerden tam verim almak için hazırladığınız içecekleri bekletmeden tüketmenizi öneririm.

🍓 Tülin’in Özel Smoothie Tarifleri

1. Muzlu Smoothie (Enerji Deposu) • 255 kcal

Malzemeler: 1 adet muz, 1 dilim ananas, 1 bardak süt.

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri blender’dan geçirin. Meyvelerin doğal şekeriyle harika bir lezzet!

2. Çilekli Ferahlık • 314 kcal

Malzemeler: 250 gr çilek, 2 yk yoğurt, 1 yk bal, yarım su bardağı süt.

Hazırlanışı: Çilekleri temizleyip tüm malzemeyle karıştırın.

3. Bol Yeşillikli (Şişkinlik Giderici) • 150 kcal

Malzemeler: 1 kivi, 1 salatalık, 4-5 dal ıspanak, 1 tatlı kaşığı bal, 1 çay kaşığı keten tohumu, 1 su bardağı badem sütü.

Hazırlanışı: Şişkinliği hafifleten bu tarif için tüm malzemeyi pürüzsüz olana kadar karıştırın.

4. Kırmızı Meyveli & Pancarlı (Demir Kaynağı) • 160 kcal

Malzemeler: Haşlanmış yarım pancar (küp doğranmış), 4 adet çilek, bir avuç kırmızı dut, 1 dilim karpuz, 1 tatlı kaşığı bal, yarım bardak su (veya Hindistan cevizi suyu).

Hazırlanışı: Tam bir demir deposu olan bu içecek için malzemeleri blenderdan geçirin.

5. Zencefilli Koruyucu (Grip Savar) • 240 kcal

Malzemeler: Yarım mango, 1 muz, 1 dilim ananas, yarım portakal, yarım kase yoğurt, yarım tatlı kaşığı rendelenmiş zencefil, 1 bardak su, tarçın.

Hazırlanışı: Sizi soğuktan koruyacak bu karışımın tüm malzemelerini iyice karıştırın.

6. C Vitamini Deposu • 240 kcal

Malzemeler: 1 havuç (3 dk haşlanmış), 1 portakal, 1 bardak portakal suyu, yarım limon suyu, 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi, tarçın, 2-3 yaprak nane.

Hazırlanışı: Bağışıklık kalkanı olan bu tarifi blenderda pürüzsüz hale getirin.

7. Baharatlı & Isıtıcı Smoothie • 280 kcal

Malzemeler: 1 çay kaşığı zerdeçal, 1 çay kaşığı muskat rendesi, dondurulmuş yarım ananas, 3-4 adet kayısı, 1 bardak yağsız süt, keten tohumu, tarçın.

Hazırlanışı: Arzu ederseniz kış aylarında sıcak sütle de hazırlayabilirsiniz.

8. Tatlı Krizi İçeceği • 340 kcal

Malzemeler: 5-6 hurma (çekirdeksiz), 1 muz, 1 tatlı kaşığı chia tohumu, 1 ceviz, 1 çay kaşığı bal, 1 bardak yağsız süt, süslemek için badem.

Hazırlanışı: Hurma, muz ve sütü blenderdan geçirip diğerlerini üzerine ekleyin.

9. Kırmızı Meyve Şöleni • 250 kcal

Malzemeler: Böğürtlen, 5-6 çilek, taze yaban mersini, 1 dilim karpuz, yarım bardak Hindistan cevizi suyu, üzeri için nar taneleri.

Hazırlanışı: Nar hariç hepsini karıştırın, en son nar tanelerini ekleyin.

10. Keten Tohumlu Diyet Smoothie

Malzemeler: 1,5 su bardağı süt, yarım muz, 1 yk yoğurt, 1 yk keten tohumu, toz zencefil (ucunda), 1 çay kaşığı tarçın.

Hazırlanışı: Diyet sürecinizi destekleyen harika bir ara öğün.

11. Bağışıklık Güçlendiren İksi

Malzemeler: 200 ml kefir, 1 yk yulaf ezmesi, 1 havuç, 1 portakal, 1 çay kaşığı zerdeçal, 1 tatlı kaşığı bal, 2 tam ceviz veya 5 adet badem.

Hazırlanışı: Hepsini blenderdan geçirin ve şifayı yudumlayın!


🛠️ Küçük İpuçları


o    Sadece doğal şekerleri (meyve, bal, hurma) kullanmaya özen gösterin.

o    Sağlıklı da olsa porsiyon kontrolüne dikkat edin; fazlası gereksiz kalori demektir.

o    Kendi tariflerinizi oluşturmaktan korkmayın, damak zevkinize güvenin!

Afiyet olsun, doğayla ve sağlıkla kalın!

 Madame Savon YOLDA

E-posta: tulin.ozkul4@gmail.com


 

11.01.2019

GERÇEK YAŞAM ÖYKÜM - KARİYER NOTLARIM



25 Yıllık Bir Kariyer Mimarisi: Zorluklardan Zirveye, Sanattan Sektöre

"Çalışmak benim için sadece bir geçim kaynağı değil; hayata tutunma biçimi, bir özgürlük ilanıydı. 25 yıl boyunca duvarları yağlı boya tablolarla süslü ofislerden, tozlu şantiyelere; anne olmanın ağırlığından, yöneticiliğin yalnızlığına kadar her durakta kendimi yeniden inşa etmiş bulundum..

İş hayatına "sıkıcı" diyenlere inat, benim yolculuğum her zaman bir keşif sahası oldu. Ortaokul yıllarında bir otomobil galerisinde tutulan notlarla başlayan bu serüven, bugün kurumsal bir firmanın proje mühendisliği, satınalma , satış müdürlüğü ve  fabrika müdürü , genel müdür yardımcılığına   sektörünün nabzını tutan bir uzmanlığa evrildi.

 Ofis Hayatının Trajikomiği ve 'Sinsirella'lar

Kariyer yolculuğumda sadece iş yapmadım; insan sarraflığını öğrendim. Egosu yüksek patronlarla, çaycısına üst perdeden bakıp toplantı masasında ezilenlerle, "mobbing"in en ağır haliyle mücadele ettim. Naif sesimin "Freddy’nin Kabusu"na dönüştüğü anlar oldu; çünkü o masada bir kadının gövde gösterisi yapamayacağını sananlara asaletimle ve başarımla cevap vermem gerekiyordu.

 Kariyerimin Yapı Taşları: Reklamcılıktan Sağlık Sektörüne

  • CC İletişim: Türkiye’nin ilk özel postanesinde faks ve bilgisayarla tanıştığım, gençliğim...

  • C+E Reklam Ajansı: Sunay Akın’ın kitap kapakları arasında sanatı, ressamları ve o şahane puro kokusunu keşfettiğim estetik durağım.

  • Deva İlaç: Mümessillik yıllarım... Nöbetler, eğitimler ve sahanın o bitmek bilmeyen enerjisi. Bir rüya gibiydi, ta ki sektörün gerçekleriyle yüzleşene kadar.

 Anne Olmak: Kariyer Yolunda En Sert Viraj

Başarı basamaklarını mini eteklerim ve topuklu ayakkabılarımla hızla tırmanırken, bir gün "pıt" diye o tatlı ortamdan düşüp eve hapsoldum. Anneliği; kendimi bile henüz keşfedememişken, düşe kalka, bazen ağlayarak bazen dünyayı karşıma alarak öğrendim. Bugün biliyorum ki; kendini seven ve özgüveni tam bir birey yetiştirmek, dünyanın en zor "proje yönetimi"ymiş.

 Madame Savon ve Kendi Markamın Doğuşu

Sermayesiz ama büyük bir vizyonla doğan bebeğim: Madame Savon. Bir yaz boyunca sadece logosu için uğraştığımız, hammadde peşinde dünyayı dize getirdiğimiz o marka... Belki yarım kaldı, belki sponsorunu bekliyor ama o benim yaratıcılığımın ve "vazgeçmem" deyişimin somut kanıtı.

   Endüstriyel üretim ve  uzmanlık

Son 8 yıldır, bir fabrikanın tüm tedarik zincirini ve güvenlik ihtiyacını bir bakışta analiz eden o "altın bilezikli" kadınım.

Satış pazarlama derken, satınalma   proje  mühendisliği  kariyerim genel müdür yardımcılığına fabrika elip yönetimine kadar çıktı. 

Kariyerimin 25  yıl boyunca bana kattığı  değerler, tecrübeler benden  alıp götürdükleri ne varsa hepsi bu satırlar arasında umarım okumaktan keyif alırsınız.

"İş hayatına 'monoton' derler; oysa benim için her sabah, kendi hayatımın iplerini biraz daha sıkı kavradığım bir özgürlük ilanıydı. 25 yıl boyunca buz gibi ofislerden sanat kokulu ajanslara, mobbingin gölgesinden yöneticiliğin zirvesine uzanan bu yolda tek bir pusulam vardı: Çalışma aşkım."

Çalışmak beni her zaman ayakta tutan, motive eden o vazgeçilmez güç oldu. Hangi sektörde olursam olayım; severek, isteyerek ve büyük bir özveriyle kariyerimin doruk noktasına ulaşmayı başardım. Şimdi geriye dönüp baktığımda; "İyi ki o azimle çalışmışım" diyorum, yoksa bugün bu denli özgür ve rahat yaşayamazdım.

 Mekânın Ruhu: Yağlı Boya Tablolardan Soğuk Bölmelere

Çalışma ortamının ferahlığı, aydınlığı benim için hep önemliydi. Duvarları süsleyen yağlı boya tablolar, şık misafir karşılama alanları ve ilham veren toplantı odaları her zaman dikkatimi çekerdi.

Ancak her zaman öyle olmadı... Bazı ofisler soğuk, sıradan ve ruhsuz bölmelerle doluydu. Creative alanlara ve özel sektöre yöneldikçe, mimarinin nasıl bir motivasyon kaynağına dönüştüğünü gördüm. Kalabalık ofislerin gürültüsü, verimi düşüren "çat kapı" ziyaretler ve işi bilmeyenlerin arasında parlayan o "çalışma arzusu" çoğu zaman garipsendi. Mesai bitiminde herkes kaçarken, benim masamda hala yapacak bir projemin olması insanlara hep "tuhaf" geldi.

'Sinsirella'lar ve Egosu Yüksek Patronlar Arasında Dik Durmak

İş hayatı sadece iş yapmak değil, bir "insan sarraflığı" sınavıdır. Karakterini ölçüp tartmadan lakırdı yapanlar, egosuyla odayı boğan patronlar, maaşından kesmeye yer arayan muhasebe elemanları... Hepsiyle mücadele ettim. Bazı yerlerde sabırla sebat ettim, bazılarına ise hiç "eyvallahım" olmadı.

En büyük intikamın BAŞARI olduğuna inanarak, o toplantı masalarının baş köşesine kuruldum. Layık görülmediğim o arabalara, o maaşlara asaletimle sahip oldum. İş anlaşmazlıklarında, o naif ve ince sesimin "Freddy’nin Kabusu"na dönüştüğü anlar oldu; çünkü o masada bir kadının gövde gösterisi yapamayacağını sananlara, her zaman asaletimle ve profesyonelliğimle cevap vermem gerekti..

Tüliş'ten Tüliniçe'ye Tülinella'ya Tülindağ'a:))Bir Kimlik İnşası

Kimi zaman "Neşeli Tülin Abla" oldum, kimi zaman "Tüliniçe"... Bazen kahveyi, suyu, ekmeği unutup araba köşelerinde, bazen dost ofislerinde peynir-ekmekle günleri devirdim. Elinde valiziyle yollara düşen, evinin yolunu unutan ama üretmekten hiç vazgeçmeyen o kadın bendim. Çalışmadığım dönemlerde bile "home-office" ruhuyla, kafamda binbir projeyle pısır pısır ama azimle çalıştım.

Sanat, Psikoloji ve Bitmeyen Merak

Ben hayatım boyunca üretmeyi, hayata sanat gözüyle bakmayı sevdim. Güzel sanatlar, sanat tarihi, psikoloji araştırmaları ve bol bol kitap okumak benim asıl işimdi. Bu entelektüel derinlik, beni en sert iş ortamlarında bile ayakta tutan o gizli "zırhım" oldu.

Kariyer Yolculuğumun İlk Durakları: Matbaa Mürekkebinden Saha Tozuna

"Kariyerim; sadece unvan biriktirdiğim bir süreç değil, hayatı her aşamasında yeniden keşfettiğim bir büyüme hikâyesiydi. Ortaokul yıllarında bir otomobil galerisinde müşteriye çay ikram ederken başlayan o merak, bugün beni stratejik bir Kariyer Mühendisi yaptı."

 İlk Kıvılcım: Galeri ve Matbaa Yılları

Çalışma hayatıyla erken yaşta tanışmanın ödülünü her zaman topladım. Ortaokul yazlarında bir otomobil galerisinde telefonlara bakıp notlar tutarken, hayatın "hesap kitabını" ve insan ilişkilerini öğrendim. Ardından gelen matbaa dönemi... O taze kağıt kokusu, mürekkebin davetiye baskılarıyla buluşması ve iş hayatına erkenden adapte olmanın verdiği o sarsılmaz özgüven...

Sağlık Sektörüne Çılgın Bir Dönüş: Deva İlaç

Annelik arasından sonra sahaya öyle bir döndüm ki... İlaç mümessilliği sınavları, eğitimler ve mülakatlar derken; altımda arabam, cebimde şahane bir maaşla Deva İlaç ekibine katıldım. 5 yıl boyunca hastanelerde, nöbetlerde ve bitmek bilmeyen seyahatlerde koştururken "ben bu işin uzmanıyım" demeyi öğrendim. Ancak her güzel rüya gibi, şirketin satılmasıyla bu dönem de bitti.

Dönüm Noktaları: Hitabetten Yöneticiliğe, Hayallerden Markaya

"Hayat bir enerji otobüsü gibidir; kimlerin enerjinizi çalmasına izin verdiğiniz, varacağınız durağı belirler. Ben, yanlış insanlarla kaybedilen vakitlerden 'kendi kanatlarımla uçmayı' seçerek çıktım."

Kariyerimin bu aşaması, kendimi yeniden keşfettiğim, "başaramazsın" diyen iç ve dış seslere inat ders sıralarına döndüğüm o büyük uyanışla başladı. Kadıköy’de bir kursta tasarımın ve yazılımın "mutfağını" öğrenmeye çalışırken, aslında hayata karşı yeni bir "arayüz" geliştiriyordum.

 Yöneticilik Sınavı: 30 Kişiyi Yönetmek ve 'Adil' Kalabilmek

Müşteri temsilciliğinden kurumsal satış yöneticiliğine uzanan yolda kendimi 30 kişilik bir ekibin başında buldum. Dışarıdan "kolay" görünen o koltuğun; suistimallerle baş etme, düşük performanslı elemanla yol ayırma ve "adil lider" kalabilme savaşı olduğunu yaşayarak öğrendim. İşe alım süreçlerinden oryantasyona kadar her şeyi "hap gibi yuttum" ama şunu anladım: Başarı; vicdanı elden bırakmadan, soğukkanlı bir stratejiyle yürümektir.


 Tülin’den Geleceğin Profesyonellerine: Deneyimlenmiş "Altın" Tavsiyeler

Yeni işe başlayanlar veya kariyerinde vites yükseltmek isteyenler için bu maddeler, 25 yıllık bir "bedel ödeme" sürecinin özetidir:

  • 🔍 Havayı Koklayın: Herkesle hemen samimi olmayın. İnsanları iyi gözlemleyin, çaycıyla sırdaş olun; dönen tüm fırıldakları herkesten önce onlar bilir.

  • 🤫 Başarının Tadını Saklayın: Bütün bildiklerinizi hemen ortaya dökmeyin. İşinizi sessizce yapın, sonuçlanınca "bombayı" patlatın.

  • 💎 Vazgeçilmez Olun: İşin en ince detayını öğrenin. "Ne gerek var?" dediğiniz her bilgi, gün gelir sizi kurtaran kalkan olur.

  • 🛡️ Soğukkanlılık Sükunettir: Tartışmalarda laf dalaşına girmeyin. "Tamamdır, siz bana bırakın" diyerek konuyu kapatın ve icraatınızla üste çıkın.

  • ✨ Görsel İmza: Güzel giyinin, güzel kokun. Masanız temiz ve düzenli olsun. Önce kendinize verdiğiniz değerle saygı kazanırsınız.

  • 📑 İz Bırakın: Her teklifi, her numuneyi, her sevkıyatı imzanızla ve dosyanızla takip edin. Yanlış bir ürün çıktığında kontrol şansınız her zaman elinizde olsun.


Sonuç olarak; kariyer yolculuğum bitmedi. İçimde çalışma ve öğrenme açlığı olduğu sürece, taş üstüne taş koymaya devam edeceğim. Yarın hangi rüzgarın bizi nereye savuracağını bilemeyiz ama bildiğim tek şey; sevdiğiniz işi yaparsanız, evren size karşılığını mutlaka hakkıyla dönecektir.

Sonuç olarak; ayağınıza takılan çalılara mı bakacaksınız, yoksa zirveye mi? Ben tercihimi hep hayallerimin peşinde koşmaktan yana kullandım. 

.

TÜLİN ÖZKUL 2021 – Kariyer Mimarı 

İletişim: 0554 994 31 22
















3.01.2019

SERKAN AKYOL / ATALIERMONO




Çizginin Şiiri: Serkan Akyol ve Ruhun Yabanıl Dinginliği

Tasarımın o büyülü, zamansız dünyasında kaybolmak; sadece bir görsele bakmak değil, bir duygu katmanının içinde nefes almaktır. Bazen bir fırça darbesinde, bazen de bir mürekkep lekesinde ruhun katmanları arasında süzülürüz. İşte tam da o arafta kalan düşüncelerin sanata dönüştüğü, zihnin dingin bir limana demir attığı noktadayız.

Bir Estetik Manifestosu: Atelier Mono

Serkan Akyol’un dünyası, naif bir estetiğin en saf halini fısıldıyor bize. Onun çalışmalarında her çizgi, her boşluk ve her dokunuş; hayata, insana ve öze dair derin bir hürmet barındırıyor. Başarısını sadece yeteneğinden değil, üretmeye olan o bitmek bilmeyen tutkusundan alan sanatçı, gündelik yaşamın sıradanlığını yüksek sanatın zarafetiyle taçlandırıyor.

"Çizgilerinde gördüğümüz o yabanıl çekicilik; evrenimizdeki insan ilişkileriyle, doğanın vahşi ama mağrur duruşuyla adeta ruhsal bir evlilik yapıyor."

Naif Bir Dokunuş, Derin Bir İz

Serkan Akyol’u bu blogun sayfalarına taşımamak imkansızdı. Çünkü onun sanatında:

  • İnsan İlişkileri: En kırılgan ve en güçlü yanlarıyla hayat buluyor.

  • Hayvan Sevgisi: Bir figürden öte, ruhun bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.

  • İlhamın Kaynağı: Hayatın ta kendisi, her şeyden süzülen o rafine ışık...

Çalışmaları öyle duru, öyle duygu dolu ki; bakarken sadece bir sanat eserini görmüyor, kendi iç dünyanızın bir yansımasıyla karşılaşıyorsunuz. Bu evren, keşfedilmeyi bekleyen gizli bir bahçe gibi...


Sanatın İzinde Bir Yolculuk İçin:

Ruhunuzu bu dinginliğe teslim etmek ve sanatçının o eşsiz estetik algısına ortak olmak isterseniz, kapılarını aralamaktan çekinmeyin:

Haydi dostlar; gelin hep beraber bu naif evreni incelemeye, hissetmeye ve sevmeye başlayalım.


Yılbaşı, Ocak 2019

Madame Savon YOLDA

İletişim: 0554 994 31 22

























































































 











Ağva’da Huzur, Lezzet ve Macera Dolu Bir Hafta Sonu

Madame Savon YOLDA / Ağva'da Hafta sonu kaçamakları İstanbul’un o bitmek bilmeyen koşturmacasından, korna seslerinden ve gri bulutlarınd...