Ana içeriğe atla

GEBZE BALLIKAYALAR TAVŞANCIL -- KEŞİF VE DOĞA YÜRÜYÜŞÜ


Yeşil vadinin en tepesinden bir kartal edasıyla  çevreyi gözetliyorum...

Sıra sıra geçen kamyonlar,  iş makinaları, uzaklara baktıkça küçülen asfalt yol dikkatimi çekiyor..

Rüzgar deliler  gibi  yüzüme saçlarıma doğru estikçe esiyor..

Bilmediğim bir rotada yeni yerleri görme arzusuyla yanıp tutuşuyorum..

Önümde uzanan yol kıvrıla kıvrıla aşağı iniyor..

Nereye gittiğimi bilmeden sağdaki soldaki tabelaları takip ediyorum.

Yol beni derme çatma küçük bir gözlemecinin önüne getiriyor..

Fırından taze çıkmış ekmekler sıra sıra raflarda gözüme çarpıyor,  içimi hoplatan kokulara daha fazla dayanamayarak  kendime  peynirli bir gözleme söylüyorum..

Bu arada mekan sahibi  Hanife ablayla da  güzel bir sohbete başlıyoruz. 

Küçük kuzinesin de ekmek pişirip  gözleme yaparak dişiyle tırnağıyla mekanını inşaa etmeyi başarmış  Hanife ablayla böylece  tanışmış oluyoruz...

Önce gözleme, sonra yumurta sonra da fırında pişirdiği ekmeğini  paylaşınca, aramızda ufaktan bir dostluk kıvılcımı başlamış oluyor..

Geçerken gözüme çarpan Ballıkayalar tabelasından bahsediyorum..

Kendisi bana oraya nasıl gideceğimi tarif ediyor , vadi içinde dereler  şelaleler eşliğinde  uzunca bir kanyon olduğunu kayalara tırmanmak için uzak yerlerden dağcıların  geldiğini söylüyor..

Yürüyüşe gelen mi dersin çadırını  kapıp gelen mi dersin, hafta sonları çok deli dolu çok kalabalık oluyor diyor buralar. 

Merakıma yenilerek, ana yoldan sapıp  patika yoldan devam edince Ballıkayalara'a varmış oluyorum.

Yemyeşil bir doğanın içinde şelale öbeciklerini hayranlıkla izliyorum..

  Çağıldayan sular Ordunun derelerini aratmıypr..

 Gölün tam karşısında çadır kuranlar  hemen üst tarafında da piknikçiler keyif yapıyor..


Yürüyüşü sevenler için burası nefis bir destinasyon..

Asıl güzel manzaraları görmek için biraz daha ilerilere  kanyonun içlerine doğru yürümeniz gerekiyor..

Suyun taşa vurup  üzerinde çıkardığı efsunlu seslerle nutkum  tutuluyor resmen...

Biraz daha oturup buranın tatlı nağmelerini dinlemek istiyorum.

Suyun akışında dertleri unutmak mümkün  ben de unutuyorum..

TÜLİN ÖZKUL GEBZE BALLIKAYALAR 









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

HORMA KANYONUNDA HAFTA SONU GEZİMİZ

HORMA KANYONUNDA HAFTA SONU GEZİMİZ Bahar gelsin de gidelim, diye düşünürken soğuk mu soğuk ayaz mı ayaz   bir kış gününde   Horma kanyonu yollarına düştük, Hava buz gibi, iliklerimize kadar donuyoruz ama olsun keyfimiz yerinde.. Güzel bir grupla beraberiz; aracımız kar tutmuş yollarda hızla akıp geçerken, pencereden beyaza bürünmüş ağaçları seyretmenin keyfine varıyoruz. Yol boyu şarkılar türküler, kahkahalarımız   neşemiz o küçük aracın içini doldurmaya yetiyor da artıyor bile.. Yolculuk öncesi aldığımız taze lokumları yiyor ve Karadeniz temalı türkülerin ahengine   kendimizi bırakıveriyoruz. Eski şarkıları ve türküleri severim. Rock müzik de dinlerim ama böylesi yöresel şarkılar   keyif veriyor bana.. Eskilere taaa eskilere evimizde çalan radyoya kadar gidiyorum.. Zaman da yolculuk yapmak gibi benimkisi.. Annem mutfak dan sesleniyor bana genç ve güzel bakışları efsunlu gözlerinin kahverengisi öyle güzel ki , bugün bile beynimin içinde hala...

EDİRNE DE BAHAR ŞENLİKLERİ

KAKAVA ŞENLİKLERİ 2023  1.GÜN ANILARI  Okurken dinleyin lütfen:)   ve harika bir youtube videomuzu da buraya bırakıyorum..    *** işte burada *** Selamlar sevgili dostlar ; Bu gezimizde sizlere,  iki yıl arayla katılmış olduğumuz Edirne  Kakava festivalinden izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.  Edirne'ye doğru yola çıkmak her zaman bana iyi gelmiştir. Ayçiçeği tarlaları ve ucsuz bcaksız tarlaları uzaktan görmeyi seviyorum.. Sanki dünyanın diğer ucuna gider gibi hislerim.. Şehir'den uzaklaşmanın keyfi de eklenince değmeyin keyfimize.. İstanbul'dan erken saatlerde yola çıkmış ve yol boyu kahve molaları vermiş durumdayız. Bu lokasyon üzerinde harika kahvaltı noktaları var, hatta isterseniz yanınıza atıştırmalık yiyeceklerle birlikte kamp sandalyenizi masanızı her hangi bir tarlanın içine dahi kurabilirsiniz.. Güneş ışıl ışıl tepemizde, sakin seyran bir hava esintisi yüzümüzü yalamakta.. Sessizlik öyle güzel ki şekilden şekile giren ekilmiş bahçeleri i...

Atatürk Arboreturumun'da kaç çeşit ağaç var?

 Doğa harikası ağaçların, farklı bitki türlerinin  özenle yetiştirilip kornduğu  çok ama çok özel bir yerdeyim..   Atatürk  Arboretum'u  İstanbul orman Bölge Müdürlüğü içerisindeki Bahçe köy Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı bir işletme şefliği. Arboreturum ana giriş kısmından  3 ayrı yol olarak  ayrılıyor, ister mini baraja doğru isterseniz, büyük çamların olduğu dümdüz yoldan ilerleyip tepeye çıkıp her şeyi görebiliyorsunuz.  Ben en çok farklı ağaç çeşitlerini olduğu ve her birinin altında özenle cinslerinin , dikim tarihlerinin , bakımının ve yaşlarının yazıldığı bölümleri çok sevdim.  Nehir kenarına doğru yürüdükçe ağzınız açık kalıyor bu güzelliğe..   Yaklaşık 2000 çeşit bitkiye ev sahipliği yapıyor  Atatürk Arboretumu. Yüzlerce çeşit bitkiden oluşan parkta ki  bazı ağaçların isimleri  şu şekilde;   sekoya ladin çin tırpan ağacı mavi ladin  maymun çıkmaz ağacı  gök nar veronika mazı ...